Tespît ve Tedvîn Çalışmaları
Kavlî, fiilî, takrîrî, halkî ve hulkî olarak Hz. Peygamber’e nisbet edilen her şeye hadis denilmektedir. Hadisler, Hz. Peygamber’in yaşayış tarzının ifadesidir. Hadisler, Kur’ân’da bulunan mücmel ifadeleri tafsil, âmm ifadeleri takyid, mutlak ifadeleri tahsis, müşkül ifadeleri açıklaması bakımından Kur’ân’ın tefsiridir. Hadisler, aynı zamanda Kur’ân’da mevcut olmayan bazı hükümler de koymaktadır.
Sahabiler, Hz. Peygamberin yaşayışını örnek alarak sünnetin bilfiil yaşayanları olmuştur. Onlar, Hz. Peygamber’in sözlerini ve yaşayışını mescitte, çarşıda, evde, pazarda, yolculukta ve yolculuğa çıkmadığı zamanlarda her nerede olursa olsun, son derecede bir arzu ile takip etmişlerdir. Öğrendiklerini ve gördüklerini hemen uygulamaya koydukları gibi aynı zamanda bilmeyenlere de tebliğ etmişlerdir.
Ashap ailevi konularda da zihinlerine takılan bazı soruları Hz. Peygamber’in eşlerine soruyorlardı. Kadın sahabiler de Hz. Peygamber’in eşlerine gelerek kendi durumları ile ilgili bilgiler soruyorlar ve cevabını da Hz. Peygamber’den istemişlerdir. Böylece ashap hadisleri Hz. Peygamber’den ya bizzat işitmişler ya bizzat Hz. Peygamber’in fiillerini görmüşler ya da Hz. Peygamber’den işitenden ve O’nu görenden almışlardı. Bu sebeple de Hz. Peygamber’in gerek sözleri gerekse fiilleri, her zaman ve zeminde ashap tarafından müşahede edilmiş ve uygulamaya konulmuştur.
Böylece hadisler, aynı zamanda sahabeler tarafından yaşanarak korunmuş, bununla birlikte hadislerin bir kısmı, Hz. Peygamber döneminde gerek resmî gerekse gayriresmî olarak yazılmıştır.
Hicri birinci asrın sonunda Ömer b. Abdilazîz’in vâlilere ve hadis âlimlerine gönderdiği emirle resmî olarak toplanmış, toplanan hadisler istinsah edilerek diğer beldelere gönderilmiştir. Hicri ikinci asırda da yine hadis sahasında birçok hadis âlimi yetişmiş ve müstakil olarak eserler telif edilmiştir.
Hadislerin toplanması için birçok çaba ve yoğun gayret gösterilmiş, İslam coğrafyasında bulunan beldelere dağılan sahabilerden hadisleri almak ve toplamak için çok uzun ve meşakkatli yolculuklar yapılmış, hadislerin toplanmasında son derece titiz davranılmış, hadislerin ve sünnetin gelecek nesle sağlam şekilde aktarılması için her türlü fedakârlık gösterilmiştir.
Hadis almak için yapılan yolculuklar sayesinde, ashapla birlikte her tarafa dağılan hadisler bir araya toplanmış, farklı tarîkleri tespit edilmiş, ravilerle ilgili bilgiler elde edilmiş, bunun neticesinde de cerh ve ta’dîl ilmi ortaya çıkmıştır. Yine her bölgede farklı şekillerde tezahür eden İslami ve ilmî ıstılahlarda birlik sağlanmıştır. Hadisçilerin başlattığı bu ilmî seyahatler, sadece hadis ilminin genişlemesinde değil, aynı zamanda bütün İslami ilimlerin genişlemesinde çok büyük ve önemli rol oynamış ve kısa zamanda İslam medeniyetinin parlamasında da etkili olmuştur.
Hz. Peygamber ve sahabe dönemlerinde hem sözlü ve yazılı hem de yaşayış biçimi olarak muhafaza edilen hadisler, tâbiûn ve etbeu’t -tâbiîn dönemlerinde son derece bir titizlik içerisinde toplanarak kitaplaştırılmıştır. Böylece bütün bu gayretlerle hadisler ve yaşanılan sünnet, o günden bugüne kadar sağlam bir şekilde bize ulaşmıştır.