Hadis Usulü-III Sıhhatine Göre Hadisler

Sıhhat yani sağlamlık bakımından hadisler sahih, hasen, zayıf ve mevzû olmak üzere dörde ayrılır. Adalet ve zabt sahibi râvilerin muttasıl bir senedle rivayet ettikleri şâzz ve muallel olmayan hadise, sahih hadis denir. Sahih hadis, sahih li-zâtihî ve sahih li-ğayrihî olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Sahîh ve zayıf hadis arasında bir hadis çeşiti olan hasen hadis de hasen li-zâtihî ve hasen li-ğayrihî olmak üzere ikiye ayrılır. Adalet sahibi olup ta zabt sıfatı tam olmayan/biraz zayıf olan râvi veya râvilerin, muttasıl bir senedle, şâz ve muallel olmaksızın rivayet ettikleri hadise hasen li-zâtihî denir. İsnâdındaki bir veya birkaç râvisinin zabt sıfatının zayıf olması sebebiyle aslında zayıf olan, ancak zayıflığı başka rivayetlerin desteğiyle giderilerek hasen niteliğini kazanan hadise, hasen li-ğayrihî denir.

Sahih hadisle amel etmek; hadis, usul ve fıkıh âlimlerinin icmâsı ile vaciptir. Dinde, kendisiyle amel edilmesi gereken bir hüccet/delildir, onunla amel etmeyi terk etmek caiz değildir. Delil olma yönünden sahîh hadisin, râvi sayısı yönünden meşhûr, azîz ve ferd olması arasında bir fark yoktur.

Sahih ve hasen hadisin niteliklerinden birini veya bir kaçını taşımayan hadise zayıf hadis denmiştir. Zayıf hadis, isnâdından düşen râvinin düştüğü yer ve sayısına göre, mürsel, munkatı, mu’dal, mu’allak ve müdelles olmak üzere beşe ayrılır. Zayıf hadis, isnâdındaki bir râvi veya râvilerin tenkid edilme şekline göre metrûk, münker, mu’allel, muzdarib, şâz, maklûb, müdrec, musahhaf ve muharref olmak üzere sekize ayrılır.

Zayıf hadislerin hepsi aynı seviyede zayıf değildir. Bazı hadisler, isnâdlarında yer alan râvilerden bir veya birkaçı yalancı, yalancılıkla itham edilen veya fuhş-u ğalat sahibi yani rivayetlerinde hatası çok olduğu için çok zayıftır. Bazı hadisler ise bu üç kusur dışındaki diğer kusurları taşımaları sebebiyle zayıftırlar fakat çok zayıf değillerdir. Örneğin senedde kopukluk olması, râvinin hafızasının kötü veya rivayetleri birbirine karıştıran olması vb. sebeplerle hadis zayıf olur, fakat çok zayıf sayılmaz. Zayıf hadislerle amel konusunda farklı üç görüş vardır. Bunlar şöyledir: 1- Zayıf hadislerle her konuda amel edilir. 2- Zayıf hadislerle hiçbir konuda amel edilmez. 3- Zayıf hadislerle ahkâm konuları hariç, sadece amellerin faziletleri konusunda amel edilebilir. Âlimlerin çoğu bu görüştedir. İbn Hacer, amellerin faziletleri konusunda zayıf hadislerle amel edebilmek için şu üç şartın bulunması gerektiğini ifade etmiştir: a) Zayıf hadis yalancı, yalancılıkla itham edilen ve fuhş-u ğalat sahibi yani çok hata yapmakla tanınan bir râvinin tek başına rivayet ettiği hadis gibi çok zayıf olmayacak b) Zayıf hadisin muhtevasının, Kur’ân-ı Kerim ve sahih sünnetten çıkarılan genel bir hükmün altına girmesi, yani İslam dininin genel esaslarından birine uygun olması c) Zayıf hadisle amel ederken, onun Hz. Peygamber’e kesin olarak ait olduğuna inanılmaması. Çünkü zayıf hadisin Hz. Peygamber’e ait olmama ihtimali söz konusudur.

Zayıf hadisler birkaç yolla tanınabilir. Bunları şöyle sıralayabiliriz: 1-Zayıf râvileri tanıtmak amacıyla yazılan eserlere bakmak 2-Mürsel, müdrec, musahhaf, mu’allel hadisleri belirtmek amacıyla yazılmış olan kitaplara bakmak 3-Âlimler tarafından içerdikleri hadislerin zayıf olduğu belirtilen kitaplara bakmak 4-Müellifleri tarafından hadislerin sıhhat durumlarının belirtildiği kitaplara bakmak. Mesela Suyûtî Câmiu’s-Sağîr adlı eserinde bir araya getirdiği hadislerin sıhhat durumunu açıklamıştır.