Sosyal İlişkiler ve Hadis
İyi müslümanın en önemli özelliklerinden biri, anne ve babasıyla olan ilişkilerinin iyi olmasıdır. Şöyle ki Allah, insanlara, kendisine iman ve ibadetten hemen sonra anne ve babalarına iyilikte bulunmalarını emretmiştir. Bu sebeple anne ve babalara hürmet ve saygı gösterilmeli, onlarla yumuşak bir üslupla konuşmalı, sesi yükseltmemeli, onlara kırıcı ve kötü sözler söylenmemelidir.
Evlilik kurumunu oluşturan eşlerin birbirlerine karşı sevgi ve saygı göstermesi dinî görevdir. Hz. Peygamber hanımlarına karşı en iyi davranan kişileri en iyi müminler olarak nitelemiştir.
Kadınlarla iyi geçinmeli, gönülleri kırılmamalı, onlara karşı nazik olunmalıdır. Her koca kendi kusurlarının da olduğunu düşünerek, hanımının kusur ve eksikliklerini hoşgörü ile karşılamalı, onu dövmemeli, hakaret etmemeli, kaba ve kırıcı davranmamalıdır. Onu, Allah’ın kendisine bir emaneti olarak görerek ona hayırlı bir eş olmaya çalışmalıdır. Koca, eve geldiği zaman güler yüzle selâm verip tatlı dil ile hâl hatır sormalıdır. Bu, her ikisinin hayatına mutluluk ve sevinç katar. Böylece aile içerisinde sıcak ilişkiler ortaya çıkar.
Anne ve babanın göz nuru ve gönül sevinci olan çocuklarına karşı sorumlulukları vardır. Hz. Peygamber, güzel ahlak üzere yetiştirilen çocuklar sebebiyle müminlerin öldükten sonra bile sevap kazanmaya devam ettiklerini haber vermiştir.
Mümin kişilerin akrabalarıyla iyi ilişkiler içerisinde olması ayet ve hadislerde özellikle emredilmiş ve bu ilişkileri koparanların cennete doğrudan girmeye aday olamayacakları bildirilmiştir. Sıla-i rahimin birkaç çeşidi vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Akrabalara karşı güler yüz göstermek, tatlı konuşmak, karşılaşıldığında selam verip hâl hatır sormak. Akrabalara hayır dilemek, onlara zarar veren şeylere engel olmak, onlara dua etmek ve onları nasihatla hayırlı şeylere davet etmek. Akrabaya buğz etmemek, kin tutmamak ve dargın durmamak. Akrabaları hastalık, bayram, düğün gibi çeşitli vesilelerle ziyaret etmek ve onlara çeşitli işlerinde yardımda bulunmak. Akrabalarla ilişki içerisinde olmak, rızkı bollaştırır ve ömrü uzatır. Akrabalardan muhtaç olanlara maddî yardımda bulunmak. Akrabaya maddî yardımda bulunmak; yardımda bulunma sevabı ve sıla-i rahim yapma sevabı olmak üzere iki sevap kazandırır.
Yüce Allah komşuya iyilik yapılmasını emretmiş, Hz. Peygamber ise komşulara maddî ve manevî yardımda bulunmayı, onlara kötülük yapmamayı, aksine davranan kişilerin olgun imana sahip olamayacaklarını haber vermiştir. Komşulara hediye ve pişirilen yemekten vermek maddî ikramdır. Komşu hastalandığında ziyaretine gidilmeli, vefat ettiği zaman cenazesine katılmalı, borç istediğinde borç verilmeli, bir nimete kavuştuğunda tebrik edilmeli, sevinç ve üzüntülerine ortak olunmalıdır.
İyi kişilerle arkadaşlık bağı kurulmalı, kötü kişilerden uzak durulmalıdır. Arkadaşlara iyilik yapılmalı, onlara zarar vermekten uzak durulmalıdır. Arkadaşlar, birbirlerini herhangi bir dünya menfaati gözetmeksizin sadece Allah için sevmelidir. Arkadaşların başına gelen sıkıntılara sevinmeyip aksine onlara acımalı ve sıkıntılarına ortak olunmalıdır. Arkadaşlara kin tutulmamalı, haset edilmemeli, onlardan ilgi kesilmemeli ve onlarla üç günden fazla dargın durulmamalıdır. Arkadaşlara karşı alçak gönüllü, hoşgörülü olunmalı ve onların hataları affedilmelidir. Arkadaşla karşılaşıldığında ona selam vermek ve güler yüz gösterip hâl ve hatır sormak. Arkadaşlara hediyeler verilmelidir. Arkadaşlar hem sağlıklı zamanlarında ve hem de hastalandıklarında ziyaret edilmeli, aksırdıklarında onlara dua edilmeli, davet ettiklerinde davetleri kabul edilmeli ve öldüklerinde cenazesinde bulunulmalıdır.
Sosyal ortamda yaşamak zorunda olan insan Hz. Peygamber'in belirttiği gibi öncelikle iyi arkadaş seçmelidir. Huzurlu ve samimi bir arkadaşlık ortamının sağlanması için arkadaşlara selam verilmeli, güleryüz gösterilmeli, alçak gönüllü olunmalı, hastalandıklarında ziyaret edilmeli, davetlerine olumlu cevap verilmeli, öldüklerinde cenazelerine katılmalı ve onlara hayırlı dualarda bulunulmalıdır.