Ticaret Ahlâkı ve Hadis

Yaşamın devam etmesinde önemli bir yere sahip olan ticaret, tarihçilerin tespitine göre insanlık tarihinin çok erken dönemlerinde başlamış ve ilk uygulaması takas (değiş-tokuş) şeklinde olmuştur.

İslâm tarihine bakıldığında, döneminde önemli bir ticaret merkezi olan Mekke şehrinde yetişen Hz. Muhammed (s.a.s.), çocuk yaşlarda ticaret ile tanışmış, gençliğinde, güvenilirliği ve zekâsı sayesinde, şehrin önde gelen tücaarlarından, ileride eşi olacak Hatice b. Huveylid'in ticarî işlerini yöneterek bu alanda bilgi ve birikim sahibi olmuştur.

Rasûlullah (s.a.s.), risâletle görevlendirildikten sonra, diğer alanlarda olduğu gibi önceki tecrübelerinin de katkısıyla, ticaretin sağlıklı yürümesi için temel ilke ve kurallar koymuştur.

Medîne döneminde ise, önceki birikimleri ve vahyin aydınlığında, gerek ticaretin yöntemi, gerek ticaret ahlâkı ve gerekse ticaretle ilgili yasaklar konusunda, kıyâmete değin insanlara yol gösterecek, onların haklarını koruyacak temel ilkeler koymuştur.

Ticaretin sağlıklı bir şekilde yürümesi için, hadislerde ticaretin gerek şekilleri, gerek ticaret ahlâkı, gerekse ticaretle ilgili yasak hususlar açıklanmış; ticaretin insanı büsbütün dünyaya meylettirerek Allah’a karşı olan görevlerinden alıkoymaması gerektiğine de dikkat çekilmiştir.

Kültürümüzde var olan Ahilik teşkilatı, halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları hem ticarî hem de ahlâkî yönden yetiştiren, çalışma yaşamını, iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir. Kendine has kural ve kurulları vardır. Kurallarıdan birisi de sabahın erken saatinde çarşı esnafınının bir araya gelerek, liderlerinin öncülüğünde toplu dua ile işyerlerininin kepenklerini açmalarıdır.

Mağaza sahiplerinin dükkân önlerinde yapmış oldukları gölgelikler, mallarını ve kendilerini güneş ışınlarından korumak içindir. Müşteriler de alış-veriş esnasında bunlardan faydalanırlar. Ayrıca istirahat ve serinlemek için oturmak istenirse, dükkân sahibinden müsade almak gerekir.

Ticaretin yapılmasının yasaklandığı mekân mescidlerdir. Hz. Peygamber, mescidlerin ibadet, ilim ve ümmetin idaresiyle ilgili eylemlerin dışında; şahsî çıkarlar doğrultusunda kullanılmasını yasaklamıştır.

Ticarette, günümüzde tanık olunan hususlardan biri de gerçekten sık sık işyeri değiştirenlerin başarılı olamadıkları yahut işlerini kaybettikleridir. Dolayısıyla ticarette mekân/işyeri istikrarı, önemli bir unsur olmaktadır.

Hz. Peygamber'in hadislerinde , ticaret konusunda öne çıkan hususlardan belki en önemlisi, ticarette dürüstlük ve şeffaflıktır. Bu itibarla aldatma kesin bir dille yasaklanmış, satılan malın, varsa ayıbının açıklanması bereketin artmasına vesile olacağı belirtilmiştir.

Hadislerde vurgu yapılan bir başka konu, ticarette tarafların müsamaha göstererek cömert davranmaları; fakire kolaylık sağlayarak borcunu ödeyebilmesi için ona süre tanımalarıdır.

Ticarette uygun zamanın seçilmesi, mekân istikrarı,mescidlerde alış-veriş yapılmasının yasaklanması ve Ehl-İ Kitap ile alış-verişin meşru olduğu da hadislerde yer alan konulardan bir kısmıdır.

Tarafların mağdur olmasını önlemek maksadıyla, hadislerde altı çizilen başka bir husus ta, bazı alış-veriş şekillerinin yasaklanmasıdır. Bunlardan bazıları yalan yeminle satılan mala revaç sağlama, başkasının satışı üzerine giderek müdahil olma, satıcıyı pazar dışında karşılama, müşteri kızıştırma , simsarlık (komisyonculuk) vb.