Aile ve Hadis
İslâm aile kurumuna çok büyük önem vermiştir. Neslin korunması ve devam etmesi, sağlam temeller üzerine kurulmuş bir ailenin oluşmasına bağlıdır. İnsana nispetle hücre ve DNA ne ise, topluma nispetle aile de toplumun DNA’sı demektir. Bu sebeple toplumu oluşturan ailelerin ve aileleri oluşturan fertlerin huzurlu ve mutlu olmasıyla toplumlar da huzur ve güven içinde olacaklardır. Aile yuvası bir kaleye benzer. Bu kalenin kalıcı olması, temelinin ve inşasının sağlam olmasına, bunun sağlamlığı da malzemesinin sağlamlığına ve harcının kıvamının mükemmelliğine bağlıdır.
Bunun için İslâm, meşru evliği teşvik edip evliliğin nasıl ve ne şekilde olması gerektiğini bildirerek mutlu ve huzurlu bir ailenin meydana gelmesinin, sağlam bir neslin oluşmasının yollarını göstermiştir. İslâm'ın benimsediği aile yaşamının nasıl ve ne şekilde olduğu da bizzât Hz. Peygamber vasıtasıyla bütün insanlığa uygulamalı olarak gösterilmiştir. Bütün insanlığa rehber olarak gönderilen Hz. Peygamber’in, ümmetinin aile hayatı için ortaya koyduğu prensipler, canlılığını ve geçerliliğini korumaya devam etmektedir.
Güzel ahlâk, erkekte olması gereken en önemli vasıf olduğu gibi kadında da bulunması gereken en önemli bir vasıftır. Hz. Peygamber (s.a.v.) güzel ahlâka sahip kişilerle evlenilmesini tavsiye etmiştir. Aile yuvası kurulurken kolaylaştırıcı olunmalıdır. Çünkü evliliğin başlangıcında ortaya atılan zorluklar, evliğin devamında aile problemlerine sebebiyet vermektedir. Aile yuvası kurulduğunda eşlerin birbirlerine sevgilerini fiilî ve sözlü olarak belirtmeleri de aile mutluğunun devamı açısından çok önemlidir.
İslâm, ailenin temeli oluşturan eşlerin öncelikle güzel ahlâka sahip bireyler olmalarını, erkeklerin hanımları ile iyi geçinmelerini, kadınların da kocalarına itaatkâr olmaları gerektiğini sıkça vurgulanmıştır. Bununla birlikte aile bireylerinin sorumlulukları belirtilerek sorumlulukların ihmal edilmemesi istenmiştir. Bu bağlamda aile için yapılan meşru ölçüdeki harcamaların sadaka sevabı kazandırdığı, kadın haklarına riayet edilmesi gerektiği, eşlerin birbirlerine hıyânet etmemeleri, kadının evinde yaptığı bütün meşru işlerin kendisine cihad sevabı kandırdığı, aile fertlerinin tutumlu olması gerektiği, çevrenin aile konusunda duyarlı ve hassas davranması, bunun için de aile problemi olanların yuvasını yıkma yerine uzlaştırıcı ve barıştırıcı tavır sergilemeleri gerektiği, aile yuvası kurulurken lüksten ve israftan uzak şekilde kolaylaştırıcı olunması gibi ve daha başka birçok güzel prensipler ortaya konmuştur.
Aile mutluluğunu sağlayan en temel esaslardan biri de eşlerin, harcamalarda tutumlu olmaları ve eşya alımı konusunda kendilerini başkalarıyla mukayese etmeyerek bütçeleriene göre hareket etmeleridir.
Yine İslâm, iffetin muhafaza edilmesine büyük önem vermiştir. Çünkü İffetli olmanın hem din açısından hem de aile huzuru açısından büyük önemi bulunmaktadır.
Aile huzurunun bozulmasında çevredeki insanların yanlış telkinlerde bulunmak suretiyle ifsat etmelerinin büyük rolü vardır. Böyle telkinlere asla itibar edilmemesi gerekir. Komşuların da bu hususta çok dikkatli olmaları, ifsat edici tavırlardan sakınmaları, araları bozulan aile fertlerinin arasını bulucu telkinlerde bulunmaları gerekir.
İslâm, eşlerin sâlih ve güzel ahlâklı olmasını isterken aynı zamanda da gelecekte mutlu aile yuvalarını kuracak olan çocukların da yine güzel ahlâk üzere yetiştirilmesini istemiştir.