Güvenlik Yönetiminde Örgüt Kültürü

Kültür Kavramı

Sosyal yaşam içerisinde varlığını sürdüren insanoğlu, hayatını devam ettirebilmek için sürekli olarak öğrenmek zorundadır. Öyle ki insan bu öğrenimler sonucu belirli kurallar içerisinde yaşar ve elde ettiği yaşam tarzını nesilden nesile aktararak varlığının devamını sürdürür.

Antropoloji, sosyoloji, etnoloji, psikoloji, eğitim bilimleri gibi birçok disiplin içerisinde incelenen kültür kavramı geçmişte “yetiştirmek” anlamıyla kullanılmıştır. Birçok alanın ilgisini çekmesi nedeniyle kavramla ilgili farklı tanımlamaları görmek mümkündür. Kültür bir toplulukta üyeler tarafından paylaşılan gelenekler, değerler, inançlar, ahlak ve yaşam biçiminin bütünüdür.

Örgüt Kültürü

Örgüt kültürü ise örgütte bulunan insanların uymaları gereken davranış biçimidir ve bunların temelindeki değerlerin bütünüdür.

Örgüt Kültürünün Unsurları

Örgüt kültürünün unsurlarını varsayımlar, değerler, normlar, inançlar, semboller, dil, hikayeler, kahramanlar ve törenler oluşturur.

Varsayımlar: Örgüt içerisindeki birey veya grup davranışlarının oluşumunda referans olarak alınan varsayımlar örgüt kültürünün en derin katmanını oluşturur. Örgütün yaşadığı çevreyle ilgili karşılaştığı sorunlar ve bu sorunların çözümüne olan yaklaşım zamanla referans hâlini alır ve bu referanslara varsayım adı verilir.

Değerler ve inançlar: Örgütlerde neyin önemli olduğunu, neyin arzulandığını vurgulayan ve olması istenen durumu belirten kültür ögesine değerler adı verilir. Doğal olarak değerler örgütün stratejik hedeflerine ve amaçlarına yansımaktadır. Örgüt üyeleri değerler sayesinde neyin önemli olduğunu bilmekte ve davranışlarını ona göre şekillendirmektedir.

Normlar: Kaynağını değerlerden alan benimsenmiş kurallar bütünü olan normlar üyelerin belirli durumlara karşı ortaya koyması gereken davranış kalıplarıdır. Artık varsayım ve değerlerden çok, belirgin hâle gelmiş olan normlar örgüt işlerinde nasıl davranılması gerektiğini ortaya koyar. Ayrıca normlar davranışı doğrudan etkilemektedir.

Semboller ve dil: Sembol üyeler için özel anlamı bulunan işaret, renk, hareket veya herhangi bir objedir. İşletme logoları, flama, marka isimleri, fiziki yapılar sembollere örnek olarak verilebilir (Özkalp ve Kırel, 2011;189). Bu işaretler sayesinde örgütle ilgili çağrışımlar insanların zihninde yer edinir. Örneğin bir fakülte dekanının odası diğerlerine göre daha ihtişamlıdır ve insanlara hiyerarşik yapı hakkında ipuçları sunar. Her örgütün kendine ait bir dili bulunur ve bu dil o üyelerin kendilerini örgüte ait hissetmesini sağlamaktadır. Burada kastedilen dil örgüte özgü olan jestler, mimikler, mecaz anlamlı kelimeler, espriler ve birtakım argo kelimeler olabilir. Bu dilin oluşturulma amacı ise üyeleri kültürle birleştirebilmektir.

Hikâyeler: Hikâyeler üyelerin bizzat yaşadığı veya dinlediği geçmişte yaşanan olaylardan ortaya çıkar ve örgüte tarihsel bir değer kazandırır. Örgütte olması istenen durumların bazen kurgusal bazen de tamamen gerçek hikâyelerle üyelere aktarılmasıdır.

Kahramanlar: Kahramanlar örgüt yapıları içerisinde en çok değer verilen bireylerdir. Sorunlarla başa çıkmak için rol model olan ölü ya da yaşayan kişilerdir.

Seremoniler ve törenler: Örgütlerin kahramanlıkları ve hikâyeleri kutladıkları toplantılara seremoni denmektedir. Böylece geçmişte yaşanan önemli olaylar vurgulanarak üyelere hatırlatılır. Emniyet teşkilatında Cumhuriyet Bayramı’nın her yıl kutlanması bir seremonidir. Tören ise daha çok yeni bir uygulamanın ve politikanın iletilmesi veya örgüte yeni katılan üyelerin karşılanması gibi aktivitelerdir.

Örgüt Kültürü ile İlgili Yaklaşımlar

Her örgütün kendine özgü bir kültürü bulunmaktadır. Araştırmacılar her örgüt için ayrı bir model geliştirmenin imkânsız olmasından dolayı genel olarak birbirine benzeyen yapıları bir sınıfa toplayarak bazı yaklaşımlar geliştirmişlerdir. Bunların en önemlileri arasında Hofstede, Ouchi ve Quinn - Cameron modelleri bulunur.

Hofstede Modeli: Geert Hofstede 1980 yılında IBM firmasının çalışanlarını kapsayan araştırmasında 40’a yakın ülkenin kültürünü incelemiştir. Örgüt kültürlerinin de bağlı bulunduğu ülkenin kültürüne benzediğini belirterek kültür tiplerini sınıflandırmıştır. Araştırmasında kültürleri birbirinden ayıran dört temel özellikten bahsetmiştir. Daha sonra gelen araştırmacılar bu dört özelliğin sadece batılı değerlerden beslendiğini belirterek bir özellik daha eklemişlerdir. Bunlar; güç mesafesi, belirsizlikten kaçınma, bireycilik - kollektivizm, kadınsılık - erkeksilik ve uzun - kısa dönelimli yönelimdir.

Quinn ve Cameron Modeli: Quinn ve Cameron'a göre dışsal odaklanma fırsat ve tehditleri vurgularken içsel odaklanma ise örgütün kendi sosyal ve teknik faaliyetlerini gösterir. Bu iki kesişimden dört ayrı örgüt kültürü tipi ortaya çıkmaktadır. Bunlar klan, adhokrasi, hiyerarşi ve pazar kültür tipleridir.

Örgüt Kültürünün Oluşumu ve Yaşatılması

Örgüt kültürünün kaynağını oluşturan en büyük temel kurucuların kendileridir. Sağlanan başarıların doğal bir sonucu olarak örgütlerde gelenek ve görenekler oluşur. Bu gelenek ve görenekler sorunlarla baş etmenin daha önce tecrübe edilmiş yollarıdır. Kurucuların deneyim yoluyla kazandığı yöntemler zaman sonra üyelerin davranışlarını şekillendirmektedir. Üyeler kurucu liderlerin davranış kalıplarını öğrenerek yeni katılanlara aktarırlar. Böylece kültür nesiller boyu aktarılan ve üye davranışlarını etkileyen bir güç hâlini alır.

Bu tecrübeler zamanla değer hâlini alır ve hikâyeler vasıtasıyla tüm üyelere aktarılır. Ayrıca zamanla örgüt içi uygulamaların hepsi kültürle uyum sağlar. Böylece kültür örgüt içerisinde pekiştirilerek yaşanmaya başlar. Robbins kültürün seçim, üst yönetim ve sosyalleşme ile sürdürüldüğünü ifade eder.