Güvenlik Yönetimi: Temel Prensipler Ve Yeni Yaklaşımlar

Güvenlik ve Temel Prensipleri

Standart sözlük güvenliği “toplum yaşamında yasal düzenin aksamadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmesi durumu ve emniyet” şeklinde tanımlamaktadır. Güvenliği kısaca “tehditlerin yokluğu” şeklinde de açıklayabiliriz. Güvenliğin yapılan bu tanımlarında üç unsurun ön plana çıktığı görülmektedir. Bunlar; öznenin varlığı (Biri ya da bir şeyler tehdit altındadır.), potansiyel ya da fiili tehlike ile zararlı ya da tehlikeli olasılıklardan kaçma arzusudur.

İngiliz Okulu, güvenliğe bakışta üç ayrı akımın yaklaşımını öngörmektedir. Realistler (Thucydides, Machiavelli) güvenliği çıkar ve devletin gücü ile ele almışlardır. Akılcı ya da Pragmatistler (Gratius) devletlerin belirleyici unsurlar olmaları ile üyelerinin işbirliğine dayalı bir güvenlik yapılanmasını önermişlerdir. İdealist yaklaşım ise güvenliğin; nihai çözümler ancak devletler ve bunların devlet sistemini ortadan kaldırıp bireyler ve insanlığa dayanan dinamiklerin ortaya çıkmasına izin verilmesi ile söz konusu olabileceği görüşüne inanmaktadırlar.

Yeni Güvenlik Anlayışı: 1980’li yılların başından itibaren yönetim paradigmasında önemli değişimler yaşanmıştır. Geleneksel yönetim anlayışı yerini yeni bir yönetim anlayışına bırakmıştır. Yeni yönetim paradigması devletin toplumdaki rolünü ve tüm çıkar grupları (vatandaş, hükümet, piyasalar ve sivil toplum kuruluşları) arasındaki ilişkilerin yeniden düzenlenmesine yönelik süreçleri içerir. Yeni güvenlik denilen olgu; güvenlik uygulamalarının merkezine insan ihtiyaçlarını koymak suretiyle güvenliğin kapsam alanının genişletilmesi olarak kabul edilebilir.

Güvenlik Yönetimi

Güvenlik yönetimi; bireyler, kurumlar ve devletlere yönelik ortaya çıkması muhtemel tehditlerin yok edilmesi, engelsiz bir yaşam oluşturmak amacıyla bireylerin özgürlüklerinin hak ve sınırları içerisinde ve sorumlulukların yerine getirilmesi kaydıyla suçla mücadele ederek insanların kaygı ve tehlikelerden korunmasına yönelik tüm kaynakların planlanması, örgütlenmesi, koordine edilmesi ve denetlenmesi faaliyetleridir. Güvenlik yönetimini diğer yönetim anlayışlarında ayıran en temel özellik daha fazla lider odaklı özelliklere sahip olmasıdır.

Güvenlik Yönetiminde Genel Kolluk Teşkilatları ve Özel Güvenlik Hizmetleri

Ülkemizde güvenlik hizmetlerinin büyük bir bölümü genel kolluk teşkilatları tarafından sağlanmaktadır. Genel kolluk teşkilatları; polis teşkilatı, jandarma teşkilatı, sahil güvenlik teşkilatlarından oluşmaktadır. Bunun yanında belli bir hizmet alanında görevli Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü ile Orman Muhafaza Müdürlüğü de genel kolluk yetkisine sahip kuruluşlardandır. Türkiye çoklu kolluk yapılanmasını Fransa’nın etkisiyle 1850’li yılarda benimsemiştir.

Güvenlik Unsurlarının Kapsamı

Bir güvenlik sistemi ile bir insan vücudunu karşılaştırdığımızda kaslar ve kasların gücü fiziksel güvenliği; tatma, koklama, görme, duyma ve hissetme güvenlik teknolojisini; iskelet sistemi güvenlikteki insan faktörü; kan dolaşımı güvenlikteki iletişimi; beyin ise güvenlik yönetimini; vücudun koordinasyonu ise prosedürleri; hava, su ve besinler ise güvenlikteki bilgiyi oluşturduğu şeklinde bir benzetme yapabiliriz. Güvenlik unsurları; bilgi ve istihbarat; insan; fiziki unsurlar; teknoloji; iletişim ve kontrolden oluşmaktadır.

Güvenlik Yönetiminde Yeni Yaklaşımlar

Güvenlik konusu önemi arttırdıkça üzerinde yeni yaklaşımların geliştirildiği bir platform haline gelmektedir. Günümüzde güvenlik yönetiminde yeni yaklaşımlar; güvenlik yönetişimi, proje yönetimi, teknoloji çağı ve hesap verebilirlik olarak karşımıza çıkmaktadır.

Güvenlik Yönetişimi : Güvenlik unsurlarının tamamını ilgilendiren ve onların koordinasyonunu sağlayan rol, sorumluluk ve faaliyetleri açıklayan, sistematik bir şekilde düzenleyerek güvenlikle ilgili konuları işaret eden proaktif bir organizasyonla ilgili içsel bir çerçevedir. Yönetişim hem denetim hem de iletişim mekanizmalarına dayanır.

Proje yönetimi: Kaynakların belirli proje hedefleri ve amaçlarına göre başarılı bir şekilde planlama, organizasyon ve yönetim disiplinidir. Bir güvenlik organizasyonunun değişimi yönetebilmesi ve tüm faaliyetlerini teşkilatlandırma metodolojisine sahip olması gerekir ki bu da ancak proje yönetimi kabiliyetine sahip olmakla mümkündür.

Teknoloji Çağı: Önceleri görevler, insanların kontrolü altında yürür ve işlerin yürümesi içinde tüm işleri insanlar organize ederdi. Kitlesel üretimle birlikte insanlar, makineleri kontrol etmeye başladılar ve belirli enerji kaynakları yardımıyla insan -makine organizasyonları oluşturdular. Sonrasında makinelerin otomatik kontrol sistemleri ile çalıştığı bir dönem geldi.

Hesap Verebilirlik: Hesap verebilirlik yönetimde alınan kararları, yapılan işleri ve harcamaları ilgili otoritelere açıklama, nedenlerini izah etme ve gerekçelendirme zorunluluğu olarak tanımlanmaktadır. Hesap verebilirlik temelde üç unsurdan oluşmaktadır: Birincisi, karar veren ve eylemde bulunan aktörlerin yerine getirdikleri faaliyetlerle ilgili olarak çevreye veya idari mekanizmalara açıklama yapma yükümlülüğüdür. İkinci unsur; hesap soranın, hesap verecek olanların yerine getirdiği davranışları ve verdiği bilgileri sorgulayabilme mekanizmalarının bulunmasıdır. Üçüncü unsur; yönetim ilişkileri sonucunda kötü bir performans için cezalandırma, iyi bir performans için ise ödüllendirme sisteminin oluşturulmasıdır.