Gündelik Yaşam Fragmanları: Georg Sımmel

Giriş

Georg Simmel sosyolojisinin formel (biçimler) kurucusu olarak kabul edilir. Georg Simmel, klasik sosyoloji paradigmasında etkili olmuş, gündelik yaşam sosyolojisini toplumsal yaşamın arda planını irdeleyebilmek için çalışmalar yapmış bir sosyologtur. Simmel’i, diğer sosyologlardan ayırt edici nokta ise, onun katı pozitivist ilkelerden arınmış olmasından kaynaklanmaktadır. O, etkileşim biçimlerini, modernite tartışmalarını, paranın felsefesini ve modayı da kapsayacak pek çok olguyu farklı düzlemlerde irdeleyerek çalışmalarını gerçekleştirmiştir. Etkisi daha sonra özellikle 1970’lerden sonra sembolik etkileşimcilik, alışveriş teorisi ve ağ teorisi gibi çağdaş sosyoloji teorilerinde ve Amerikan sosyolojisine yansımıştır.

Simmel; toplumun yapısından çok kendisine ait unsurların karşılıklı etkileşim yoluyla gerçekleştiğini belirtmektedir. Böylelikle Simmel’in “toplum” yerine “toplumlaşma” kavramını öncelemiş olduğunu söylemek mümkündür. Toplumlaşma kavramını benimseyebilmek ve sosyolojik perspektif ekseninde bakabilmek Simmel için en önemli ilkelerdir.

Sosyolojik Yaklaşımı

Georg Simmel, sosyolojinin temel konusunu toplumsal etkileşim olarak ele alır ve inceler.

Toplumsal etkileşim yapılarının biçim ve içeriği arasında ayrım yaparak, asıl olarak sosyolojinin toplumsal biçimler üzerinde durması gerektiğini savunur.

Georg Simmel, genel olarak modernitenin sosyoloğu olarak nitelendirilir. O, modernitenin yarattığı gündelik ilişki kalıplarını ve çeşitli etkileşim biçimlerini araştırmakla meşgul olmuştur.

Paranın Felsefesi

Paranın Felsefesi adlı eseri hem paranın egemen olduğu toplumsal düzeye ilişkin sosyolojik analiz hem de paranın etkilerine daha genel düzeyde bakan felsefi analizi içermektedir.

Metropol ve Tinsel Hayat

"Metropol ve Tinsel Hayat" (1903) adlı makalesi, para ekonomisinin geçerli olduğu metropol ve kent yaşamınının modern doğasına ilişkin oldukça klasik bir analiz olma özelliği taşımaktadır. “Para”nın geçerli olduğu metropolde para, bireysellikleri ortadan kaldırarak, “herkeste ortak olan şeylerle ilgilenir: Mübadele değeri talep eder, her türlü niteliği ve bireyselliği ‘Kaç para’ sorusuna indirger. Kişiler arasındaki bütün samimi duygusal ilişkiler onların bireyselliklerine dayalıdır, oysa rasyonel ilişkilerde insan bir sayı gibi, kendi başlarına bir önemi olmayan, yalnızca nesnel olarak ölçülebilen kazanımları ilgiye değer olan bir unsur gibi ele alınır”. Metropol insanı bireyselliğini yitirerek iletişim içinde olduğu insanlarla satıcı ve müşterileriyle, hizmetçileriyle girdiği ilişkilere benzer tarzda ilişkiler kurar. Metropol insanı bireyselliğini ve duygusallığını kaybetmiş, rasyonel, çıkar amaçlı ve hesaplı/programlı ilişkilere yönelen bir birey hâline dönüşmüştür.

Toplumsal Etkileşim Biçimleri ve Tipleri

Simmel, çeşitli toplumsal etkileşim biçimleri (mübadele, çatışma, tahakküm, fahişelik, sosyallik) saptayarak bunun insanlar arasındaki etkileri üzerinde durmuştur.

Toplumsal gerçekliği açıklayabilmek için toplumsal tipler galerisi oluşturan Simmel, yabancı, yoksul, cimri ve savurgan, maceracı ve soylu "tipsel" kategoriler yoluyla insani etkileşim tiplerini saptamaya çalışmıştır.

Simmel’in Etkileri

Simmel'in sosyolojik etkileri, Fenomenoloji, Sembolik Etkileşimcilik ve Etnometodolojik geleneğe olduğu kadar, Chicago Sosyoloji Okulunun kent araştırmalarına da etki etmiştir.

Simmel'in sosyolojik geleneğini mikrososyolojik çerçeve içinde değerlendirmek mümkündür.

Sosyolojisi bireyselci, ayrıntılı ve felsefi bir özellik göstermektedir.

O, İşlevselcilik ve Marxizmde olduğu gibi, büyük boy toplumsal düzen ve çatışma kaavramlarına yönelmek yerine, duyguları, ruhu, gündelik hayat ve ilişkilerin ayrıntılarını yakalayabilecek "saf" bir sosyoloji kurmaya çalışır.