İsviçre Tasarım Okulu

Avrupa'nın merkezindeki coğrafi konumu ve siyasi tarafsızlığının yanında bankacılık sektörüyle de tanınan İsviçre, Uluslararası bir üslûbun büyümesi için ve güç kazanabileceği mükemmel bir yer haline gelmiştir.

İsviçre tasarım ilkelerinin temelini Rus konstrüktivistlerinin, de Stijl, Yeni Tipografi hareketinin ilkeleri ve Bauhaus’taki deneyimler oluşturmaktadır.

Yeni grafik üslûp, İsviçre’nin sınırlarını aşan bir etkiye sahip olması ve tipografik öğelere olan güçlü bağımlılığı nedeniyle İsviçre Tasarımı, ‘Uluslararası Tipografik Üslûp’ olarak adlandırılmıştır.

İki Düşünce Okulu Ve Öncüler

İsviçre Tasarımı, Amerikalı mimar Louis Sullivan'ın "biçim (form) her zaman işlevi takip eder” adlı sözünden büyük ölçüde etkilenmiştir.

İki düşünce okulu ortaya çıkmıştır: Birincisi Zürih Okulu ve ikincisi Basel Okuludur. Her iki okul da grid sisteminin, tipografi ile birleştirilmiş fotoğraf ve asimetrik düzenlemelerin kullanımıyla üsluba katkıda bulunmuştur.

Zürih Okulu ve Somut Sanat

Zürih Okulu, Somut sanatın ilkelerini ve teorilerini savunmuştur. Sonut sanat afişlerinin ayırt edici özellikleri; dominant çizgiler ve renkler, geometrik şekilleri okunabilir alanlar ve minimum bilgi ve asimetrik düzenlemelerdir.

Ernst Keller: "İsviçre grafik tasarımının babası" olarak da adlandırılan Ernst Keller, katı bir grid formatı, yapılandırılmış sayfa düzeni ve iki taraftan bloklandırılmamış yazı ile karakterize etmiştir. r. Keller, belirli bir tarzı benimsemek yerine, tasarım sorununa çözümün kendi içeriğinden çıkması gerektiğine inanmıştır.

Max Bill: Somut sanatın amacı bağlamında soyut düşüncelerin somut bir formda temsil edilmesi gerektiğini söyleyen Max Bill, matematiksel düşünce temelinde bir sanat geliştirmenin büyük ölçüde mümkün olduğu düşüncesi ile açıkladığı fikirler çevresinde somut sanatın tanımlanmasına doğrudan bir ilave sağlamaktadır.

Max Huber: Max Huber, çalışmalarında belirli bir dinamizm ve hız hissini yansıtmak amacıyla genellikle fotografik ve tipografik öğeleri renk şeritleriyle bir arada kullanmıştır. Üst üste binen tipografi, grafik öğeler ve imgelerle karmaşık kompozisyonlar yaratmış, ancak denge, hizalama ve katmanların görünmesine izin veren şeffaf mürekkepler kullanarak karmaşıklığın ortasında düzeni korumuştur.

Theo Ballmer: Afişleriyle tanınan Theo Ballmer, bir fotoğrafçı, yazı (harf) tasarımcısı, öğretmen ve tipografçı olarak çalışmıştır. Eskizleri ve fotoğrafları modernist ilkelere dayanmaktadır.

Dessau Bauhaus'ta kısa süren eğitiminde Ballmer, yatay ve dikey hizalamaların (bloklandırmaların) aritmetik bir gridini kullanarak, De Stijl ilkelerini grafik tasarıma uyarlamıştır.

Emil Ruder: Basel Tasarım Okulunda öğretmen olan Emil Ruder, İsviçre okulunun önemli öğelerini belirledi. Bu ilkeler, iyi bir tasarımın temelleri olarak adlandırılmıştır. Bu ilkeler kısaca şöyleydi: 'Metin kolaylıkla okunmalıdır. Beyaz alanlar tasarımın bir öğesi olarak görülür. Sayfa düzenlemesi grid yapı üzerine temellenir. İllüstrasyon yerine fotoğraf tercih edilir. Anlaşılırlık ve düzen tasarımcının görevidir.'

Armin Hofmann: Armin Hofmann, geleneksel resimsel fikirleri modernist bir estetikle değiştirerek nokta, çizgi ve düzlemin temel grafik form diline dayanan bir tasarım felsefesi geliştirmiştir. Bir tasarımın tüm parçalarının bir araya getirildiği dinamik bir uyumu aramış ve görsel tasarımı canlandırmanın aracı olarak açık-koyu, eğri-düz, biçim-karşıt biçim, pozitif alan-negatif alan gibi birbirine zıt öğeler arasında bir ilişki olduğunu görmüştür.

Josef Müller-Brockmann: Zürih Tasarım Okulunun önemli temsilcilerinden Josef Muller-Brockmann fotoğraf ve tipografi üzerindeki öğrenme odağını, illüstrasyon alanında güçlü yönlerinin olmadığını ve alanın bir durum karşısında öznel çözüm üretme biçimi olduğunu fark ettikten sonra konumlandırmıştır. Temelde geleneksel tipografi kuralları çerçevesinde tarafsız bir anlayış ortaya koymayı amaçlamıştır.

Grid Sistemi ve Tasarım Felsefesi

Josef Müller Brockman tarafından ortaya koyulan Grafik Tasarımda Grid Sistemleri adlı kitap, grid (ızgara) sisteminin kapsamını tasarım ve tasarımcı boyutunda irdelemektedir. Uygun bir grid, argumanı objektif olarak inşa etmeyi, metni sistemetik ve mantıklı bir şekilde oluşturmayı, metni ve resimleri kendi ritmi ile kompakt biçimde düzenlemeyi kolaylaştırır.

Yeni Tipografi ve Uluslararası Tipografik Üslup’ta Kullanılan Yazı Karakterleri

İsviçre’de yayınlanan afişlerde Akzidenz yazı karakteri kullanılmaktaydı. Ayrıca, Uluslararası Tipografi Üslubu içerisinde yer alan birçok tasarımcı ve eğitmen, Akzidenz ve Univers gibi sans-serif fontları kullanmaktaydılar. Bununla birlikte diğer tercih edilen font, Helvetica’ydı.

‘Neue Grafik’ Dergisi

Neue Grafik dergisi grafik tasarım tarihinde bir kilometre taşıdır. Tasarımın temel ilkelerinin temel bir antolojisini yansıtmış ve İsviçre grafik tasarımında bir ikon olmuştur. İllüstratif bir yaklaşım yerine sistematik bir tasarım yaklaşımını destekleyen hareketin öncülüğünü yapmış; duygusal değerlerden çok bilgi mimarisi üzerine temellenen görsel iletişimde yeni bir çağın başlangıcına işaret etmiştir.

Uluslararası Tipografik Üslup’un Özellikleri ve Felsefesi

Tasarım öğelerinin bir grid sistemi üzerinde düzüenlenmesi, sans serif yazı karakterlerinin kullanılması, soldan ve sağdan bloklandırmai geometrik şekillerin kullanımı, mesajın doğrudan iletilmesi, nesnel fotoğrafın tercih edilmesi, süslemeden arınmış sadeliğin kullanılması Tipografik üslübun başlıca özellikleri olarak sıralanabilir.

İsviçre Tasarımındaki temel felsefe, nesnel gerçekleri iletmektir. Tasarımda bir tasarımcının öznelliği görünmemeli ve hiçbir şey tasarımdaki mesajı kesintiye uğratmamalıdır. Tasarımcının sanatçı olarak değil, toplumun bileşenleri arasında önemli bilgilerin yayılmasında görsel bir iletişimci olarak görülmesi önemliydi. Tasarım, sosyal açıdan yararlı ve önemli bir faaliyet olmalıdır. Kişisel ifade ve eksantrik (alışılmadık) çözümler yerine problem çözmeye yönelik evrensel ve bilimsel bir yaklaşım benimsenmelidir.