Otto Neurath, Gerd Arntz ve Bilgilendirme Tasarımı

Temel çerçevede insanları bilgilendirme bağlamında harekete geçirmek şeklinde tanımlanan grafik tasarım, mesajın görsel bir biçimde iletilmesini odak almaktadır.

Yaşamın her yönünde merkez bir etki gösteren grafik tasarım, içerisinde çeşitli yaklaşım ve unsurları barındıran bir yapıya sahiptir.

İletişim, yalınlık ve grafik evrensellik, dataları görselleştirmede önemli bir rol oynamıştır. Bu dönemde grafik tasarım, görsel ve içeriksel sadeliğe yönelmiş; anlaşılabilirlik, mesajı olası en çabuk şekliyle iletmede en etkin bir tasarım yaklaşımı olarak algılanmıştır.

İnfografikler, yönlendirme ve işaretleme tasarımları, veri grafikleri gibi birçok başlık içeren bu alt disiplinler, bilgilendirme tasarımının amacı doğrusallığında açık bir iletişimi ortak olarak paylaşmaktadır.

Görsel iletişim kapsamında bir ifade biçimi tanımlayan bilgilendirme tasarımı; Otto Neurath, Gerd Arntz gibi öncülerin tasarım anlayışı temelinde bir yaklaşım geliştirmiştir.

ISOTYPE (Uluslararası Tipografik Resim Eğitimi Sistemi)

Bireyin çevreyi bir araç olarak görmesi, iletişim kurma ihtiyacının bir sonucudur.

Erken dönemlerde insanların çevre ve nesneler üzerinde işaretler bırakmasının yanı sıra kâğıdın icadı ve teknolojik gelişmeler, bilgi aktarımı üzerinde birçok değişiklik yansıtmıştır.

Sanayileşme ile birlikte makineleşen matbaa, kişisel bilgisayarlar ve internetin erişilebilir konumu, bilginin aktarım biçimini şekillendiren temel bileşenlerden yalnız birkaçıdır.

Grafik yöntemlerde yaşanan devrimci gelişmeler, 1930’larda önceleri “Viyana Metodu” olarak bilinen ISOTYPE (International System of Typographic Picture Education-Uluslararası Tipografik Resim Eğitimi Sistemi) dilinin yaratımına öncülük etmiştir. Viyanalı sosyal bilimci, siyasi ekonomist ve felsefeci Otto Neurath (1882-1945), yeni ‘görsel eğitim metodu’ ISOTYPE ile sayısal bilginin görsel sunumu olan resimsel istatistikleri ya da data grafiklerini geliştirmeyi amaç edinmiştir.

Otto Neurath ve Evrensel Dil

Neurath, herkes tarafından anlaşılacak görsel bir dilin yaratımı içerisine sosyolojik dünya görüşünü aktararak, eğitimin evrensel bir standardını yaratmayı umut etmiştir.

“Kelimesiz bir dünya dili”ni yaratmaya yönelik önemli bir hareket olan Isotype konsepti, iletişimi ifade etmek adına yalın piktogramların kullanımını içerir.

Neurath, I. Dünya Savaşı’nı takip eden sosyal ve ekonomik değişiklikler, sağlık ve konut edindirme gibi önemli sosyal konuları, halkın anlamasına yardım etmek amacıyla, net, açık seçik iletişimin kurulması gerektiğine inanmıştır.

Karmaşık datayı özellikle de istatistiksel datayı sunmak için, yalın piktogramlar sistemi geliştirilmiştir.

Neurath, yalın grafik biçimle datayı sunarak, modern bilgilendirme tasarımında öncü bir rol üstlenmiştir.

Grafik ve etkileşimli araçların kullanılarak görselleştirilmesi olarak nitelendirilen bilgilendirme tasarımı, bilimsel ve tasarım yöntemlerini yeni bir bakış açısı doğrultusunda birleştiren bir disiplindir.

Kullanıcıyı merkez alan bilgilendirme tasarımı, sadece kullanıcıların ihtiyaçlarına değil aynı zamanda insanların bilgiyi farklı şekillerde almasından dolayı algısal yeteneklerini de dikkate alarak alıcıya uyarlanmış bir tasarım ile ilgilenmektedir.

Otto Neurath, Viyana ve Berlin’de matematik, fizik, ekonomi ve sosyoloji eğitimi aldıktan sonra, 1918’de Leipzig’de Savaş Ekonomisi Müzesi’ni (Museum of War Economy) yönetmiştir. Savaştan sonra Viyana’ya dönmüş ve önce Şehir Planlama Müzesi’nin (Museum of Town Planning), sonraları da 1920’lerin ortasında eğitimsiz birçok Avusturyalıya, ulusal istatistikleri görsel olarak açıklamayı amaçlayan, kuramsal bir alt yapıyı geliştirmeyi planlayan Toplum ve Ekonomi Müzesi’nin (Gesellschafts- und Wirtschaftsmuseum, 1924-1934) yöneticisi olmuştur.

Neurath’ın yönetim yıllarında Toplum ve Ekonomi Müzesi, istatistiklerle ekonomik ve sosyal değerleri sunmada, istatistiksel datayı anlaşılabilir resim diliyle göstermede öncü bir çalışma yapmıştır. Çünkü o zamana kadar yapılan istatistiksel diyagramlar, sadece soyut eğriler, çubuklar ve çizelgelerden oluşmaktaydı.

Müze, hem istatistiksel data için bir arşivi hem de işaretlerin ve illüstrasyonların toplandığı, geliştirildiği, tekrar kullanıldığı ve büyütüldüğü bir yerdi. Bir çeşit görsel data bankası gibi çalışarak, pek çok işleve hizmet etmiştir.

Felsefe, politika ve Modern sanatı bir arada örtüştüren Isotype, piktogramlar sistemidir.

Neurath, gerçekte genç çocukların eğitimcileri tarafından kullanılması amacıyla Isotype sistemini yaratmasına karşın; Isotype, işaret sistemini, istatistiksel grafikleri ve bilgilendirme grafiklerini etkilemiştir.

Gerd Arntz ve Yeni Görsel Alfabenin Tasarımı

Gerd Arntz, Isotype’ın piktogramlarını ve görsel işaretlerini tasarlayan ilk kişi unvanını almıştır.

Sistematik olarak seriler halinde düzenlenen bu piktogramlar, linolyum tekniği ile okunaklı, özgün ve yalın grafik semboller olarak basılmıştır.

İstatistikleri resimleme yöntemi olarak üretilen piktogramlar; eğitimde, ticarette, iletişimde, kitaplarda kullanılmıştır.

Yeni görsel alfabenin tasarımcısı, sanatçı, grafik tasarımcı ve sol düşünceli eylemci olan Gerd Arntz, bireysel duyguları ifade etme yerine, toplum içinde yaşanan gelişmeleri resimlemekteydi.

Arntz, işçilerin yaşamını ve sınıf mücadelesini ağaç baskı ve linolyum tekniğiyle betimlemiş ve stilize etmiştir.

Arntz, politikadan, ekonomiden, demografiklerden ve endüstriden temel verileri sembolize eden (simgeleştiren) 4000 sembolden daha fazlasından meydana gelen Isotype görsel sözlüğünü geliştirmiştir.

Görsel istatistiklerin amacı; evrensel olarak anlaşılmak, eğitimsiz insanların basit ve açık seçik imgelerle çevrelerindeki dünya bilgisine sahip olmalarını sağlamak, dil ve kültür bariyerlerinin üstesinden gelmekti.

Isotype’ın okunabilirliği, sembollerinin yalınlığıyla belirlenir. Bu semboller, dikkati dağıtıcı ayrıntıyı vermeksizin, anında fark edilebilir olmalıydı.

Otta Neurath Sembolleri Kullanma Yöntemi

Neurath, daha büyük miktarlar için daha büyük semboller kullanma yerine, daha fazla obje için daha fazla sembol kullanır. Soyut, geleneksel işaretlerden ziyade, “konuşan işaretleri” (speaking signs) benimsemiştir.

Ona göre; işaretler realistik figürlerin yalınlaştırılmış imgeleridir, eğriler, diktörtgenler ya da daireler gibi geometrik şekiller, gerçek bilim dünyasına aittir, sembollerin ifade etmek istediğinden daha fazlasını izleyiciye söylememesi ve iletilmek istenen mesaja izleyicinin dikkatini hemen çekmesi gerekir. Neurath’nın yöntemi içerisinde Arntz, linolyum tekniğini kullanarak kâğıtta siluet metodunu değiştirmiştir.

‘Toplum ve Ekonomi’ (Gesellschaft Und Wirtschaft) 100 Görsel İstatistiğin Bir Koleksiyonu

Arntz’ın yaratıcı yönetimi altında üretilen 100 görsel istatistiğin bir koleksiyonu olan ‘Toplum ve Ekonomi’ (Gesellschaft und Wirtschaft), 1930’da yayınlanmıştır.

Toplum ve Ekonomi, görsel dil araçlarıyla sunulan ve iletilen temel referans çalışması, resimsel bir ansiklopedidir. Atlas, Toplum ve Ekonomi Müzesi’nin ilk büyük yayınıdır.

Isotype sembolleri; sadece kelimelerin yerine tamamen geçmek değildi, aynı zamanda istatistiklerin sözlü içeriğini desteklemek ve özetlemekti.Neurath’nın ilham aldığı ve resim dilinin gelişmesine yardım eden kaynaklar: Eski Mısır’dan hiyeroglifler, barok amblemler, onsekizinci yüzyıl savaş imgelerinde askerlerin sunumu ve aydınlanma çağında resimli ansiklopediler, çocuk kitabı illüstrasyonlarıdır.

Isotype Manifestosu

ISOTYPE sistemini bir resim dili olarak ifade eden Neurath, bu dilin anlayışı içerisine yeryüzünde konumlanan tüm dil ve anlatımları yerleştirmiştir. Nitekim sonucunda uluslararası resim dili şeklinde yaratılan ISOTYPE, aynı zamanda yardımcı bir dil olarak da ifade edilmektedir.

Neurath’a göre, bir kişinin dilinin bilmediği yabancı bir ülkede konumlanması söz konusu olduğunda resim dili oldukça yarar sağlar. Örneğin bu kişi normal şartlar altında bulunduğu yabancı ülkede telefon kulübesinde telefonu nasıl kullanacağı, istasyonda ya da limanda biletini nereden satın alacağı, postanede nereye gideceği gibi konularda belirsizlikle karşılaşmaktadır. Bu bağlamda kişinin ona yabancı gelen kelimelerin yanında resimlerini de görmesi açık bir iletişim sağlayacaktır. Nihayetinde kişinin doğru yere gitmesini sağlayan etken, kullanılan resimlerdir.

ISOTYPE sisteminin anlayışının kavranması adına açıklamalarda bulunan Otto Neurath, sistemin ilk adımını sembollerin anlaşılır ve hatırlanabilir temelinde geliştirilmesi olarak ifade etmektedir. Sembolik ögelerin kaynaştırılmasını bir sonraki adım olarak açıklayan Neurath, aynı zamanda yalın ögelerin karmaşık ilişkileri göstermek için de yapılabileceğini vurgular.

ISOTYPE’ta İletişim Kuralları

Bilgi görselleştirilmelidir ya da data algılanmak için resimler içerisine aktarılmalıdır.

Karmaşık verilerin anlaşılır bir şekilde yapılandırılma ihtiyacı, tasarımın bilgi üzerindeki katkısının geliştirilmesine dayanmaktadır. Bilgi ile bombardımana uğradığımız bir çağda, bilgi farkında olmadan tüketilmektedir.

Medeniyet, kültür ve kuşaklar arasında iletişimde kilit bir rol üstlenen bilgilendirme tasarımı, “verilerin görselleştirilmesi” veya “herhangi bir formda herhangi bir mesajın iletimi” gibi tanımlamalara sahip olsa da

20.yüzyılda modern iletişimin gelişiminde bir temeli yaratmakla kalmamış, grafik tasarımın yalınlık ilkesine de özgün katkılarda bulunmuştur.