Haberin Göstergebilimsel Çözümlemeleri
Haber
Bir olay, bir olgu üzerine edinilen, iletişim ya da yayın organlarıyla verilen bilgi olarak tanımlanan haber, toplumun ilgisini çekebilecek olay ya da fikrin sistemli bir şekilde kurgulanarak herhangi bir medya mecrasında yayınlanması ile dolaşıma çıkar.
Haberin dolaşıma çıkarılabilmesi için bir takım özelliklere sahip olması gerekir. Haber değeri ya da haber ölçütleri olarak da belirlenebilecek bu özellikler şöyle sıralanabilir: yenilik ve güncellik, gerçeğe uygunluk, sadelik, önemlilik, ilginçlik, olağandışılık, yakınlık, olumsuzluk, sıklık.
Bunun yanı sıra haber metni, objektif olmalıdır, konunun tüm taraflarına yer vermelidir, kısa ve açık cümleler kurulmalıdır ve haber metninde kaynak gösterilmelidir, alıntılar değiştirilmeden aktarılmalıdır, kamu yararı gözetilmelidir.
Haberin objektiflik iddiası haber kaynaklarından doğrudan ya da dolaylı aktarma yapılmasıyla geçerli kılınmış olur. Bu durum televizyon haberlerinde söyleyenin sözlerini söylerken çekilmiş görüntü videosu ile sağlanmaktadır. Aslında televizyon haberleri genel olarak görüntüler üzerine kurgulandığı için, görüntünün kendisi objektifliğin kanıtı olmaktadır.
Yayın kuruluşları sahip oldukları insan kaynağını verimli kullanabilmek adına haber konularına göre farklı branşlar veya uzmanlık alanları belirlemektedir. Dolayısıyla haberler de bu uzmanlık alanlarına göre çeşitli kategorilere ayrılmaktadır. Okuyucu açısından ilgi duyulan haberin seçilip okunabilmesi açısından kolaylık sağladığı düşünülen bu kategorizasyonda, her bir haber kategorisinin üretim (haber toplama ve yazma) süreci bu bağlamda farklılaşmaktadır.
Haber Söylemi
Eleştirel kuramlar haberin gerçekliği yansıttığı iddiasına karşı çıkmaktadır. Dili anlamların mücadele alanı olarak kavramsallaştıran bu anlayış çerçevesinde haber gerçekliği kurgulamakta ve temsil etmektedir, dolayısıyla gazetecinin objektifliği de anlamsızlaşmaktadır. Bu bağlamda, dil içerisinde kavramların sabitlenmiş anlamları olamayacağından hareketle, gerçekliğin dil dolayımından geçen temsili, gerçekliğin kendisi olamaz.
Habercilik pratiklerinin zamansal, mekânsal ve mali sınırlılıklar içerisinde işleyişi, hızlı haber üretmek, haberin güvenilirliğini sağlamak ve habere kendi yorumunu katmamak adına haberciler kaynaklara başvurmaktadır. Haber kaynakları haber konusu olan herhangi bir olay ya da olguya dair kendi durum tanımlarını ortaya koymakta, haberciler ise bu durum tanımlarını belli bir format dahilinde habere dönüştürmektedirler. Dolayısıyla Hall’un kavramsallaştırmasıyla, siyasi, askeri, ekonomik ve sembolik seçkinlerden oluşan haber kaynakları birincil tanımlayıcılar, haberciler ise ikincil tanımlayıcılar olmaktadır.
Bu bağlamda, hem dilin gerçekliği olduğu gibi yansıtamaz oluşu hem de habercilik pratiklerinin kaynağa bağımlı doğası nedeniyle haber yapısal olarak yanlıdır. Haberi bir medya metni türü olarak değil bir söylem olarak ele alan eleştirel perspektif, haber söylemini toplumsal alandaki egemen ideolojilerin ya da egemen söylemlerin bir ürünü olarak kabul etmekte ve bu noktada toplumsal alandaki hakimiyet yapılarını oluşturan güç/iktidar sahibi egemenlerin ya da egemen ideolojinin hegemonyasını tesis eden, meşrulaştıran ve yeniden üreten haber söyleminden bahsedilmektedir.
Haber söylemi şu unsurlar dahilinde yapılandırılmaktadır: haber metinleri ikili karşıtlıklar ekseninde oluşturulmaktadır, habercilik pratikleri içerisinde genel kabul gören uzmanlaşmaya dayalı olarak haberler konularına göre kategorileştirilmektedir, habere konu olan olay ya da olgu kişiselleştirilmektedir, haberin konusu olan benzer olay ya da olgular tipleştirilmektedir.
Medya endüstrisinin çıktıları olan medya metinleri (haber, reklam, dizi film, talk-show, yarışma programı vs.) belli anlamsal kodlarla donatılmış, belli formlarda yapılandırılmış kurgusal içeriklerdir.
Yazılı ve görsel göstergelerden oluşan temsiller olarak medya metinlerinin üretiminde aktif bir seçme ve biçimlendirme yapılmaktadır. Bu bağlamda gerçekliği yansıttığı düşünülen ve kurgusal boyutuyla değerlendirilmeyen haber metinleri de yazılı gösterge ögeleri açısından, başlıkta neyin öne çıkarıldığı, konuya dair hangi bilgilerle inandırıcılığın arttırıldığı, hangi nedensel ilişkilerin ortaya konduğu, sözcük seçimleri, fiil yapıları, özne konumları; görsel gösterge ögeleri açısından da başlığın ya da fotoğrafın büyüklüğü, metnin uzunluğu, fotoğrafın açısı, kameranın yakın ve uzak çekimi, seslendirme vurguları, efektler vs. ile gerçekliği kurgulamakta ve bu gerçekliği bir boyutuyla ele almakta, dolayısıyla belli bir ideolojik form olarak işlev görmektedir.