Görsel İletişim Tasarımı Tarihi
İnsanlığından varoluşundan itibaren iletişim olgusu bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmakta ve kendini dönem dönem farklı yöntemler ile göstermiştir. Teknolojinin hızla gelişmesi ile yeni aygıtların ortaya çıkması iletişim sürecinin mesafelerini kısaltmıştır. Bu bağlamda resmetme tekniği ile mağaralarda çizilen hiyeroglifler ilk iletişim yöntemi olarak kabul edilmektedir. Duman ya da güvercin yolları ile haberleşme gibi ilkel yöntemlerin ardından birçok araştırmacı iletişim süreçlerini analiz ederek iletişi sürecini gönderici, mesaj, kanal ve alıcı gibi dört başlığa indirgemişlerdir. İletişim kavramına genel olarak bakıldığında günlük yaşamın sürdürülebilir olması için bu iletişim sürecinin tamamlanması ve devamlılığının sağlanması gerektiğini savunurlar. Günümüzde kitle iletişim araçlarının giderek gelişmesi ve kullanıcı sayısının artmasıyla gazete ya da kitap okumak ve televizyon izlemek gibi faaliyetler ise iletişim aktivitesi olarak görülmeye başlamıştır. Mektup, telgraf gibi sözel iletişimin ardından sinema, televizyon gibi görsel iletişim araçlarının çoğalmasıyla insanlar birbirleriyle hem sözel hem görsel olarak etkileşiminde artış söz konusu olmuştur. Bilgi alışverişinin artmasıyla kullanılan iletişim yöntemleri zamanla değişmiş olsa bile iletişim sürecinin amacı daima aynı kalmıştır. İnsanoğlu hayatı boyunca sosyal bir ortama sahip olmak amacıyla başkalarının düşüncelerini ve edindiği bilgileri paylaşma ihtiyacı duymuş ve bu ihtiyaçtan yola çıkarak her türlü yeni bilgiyi bir sonraki nesile aktarmıştır. Bundan sebeple toplumlarda değişen davranış biçimleri insanların yaşama biçimlerini değiştirmiş ve insanlar ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yeni arayışlar içerisine girmiştir. İletişimin etkin olabilmesi için canlı bir varlık ile etkileşim içerisine girmesi gerekmekte ve bu canlı varlıkların anlama içgüdüsüne sahip olması gerekmektedir. Aynı zamanda iletişim sembolik ifadeleri kapsayan bir kavramdır. Jestler, mimikler ya da sesler, harfler ve rakamlar bu sembolik ifadelere örnek gösterilebilir. İleti alışverişinin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için insanoğlu yeni ifade biçimleri aramış ve edindikleri bilgileri aktarabilmek için görsel iletişime başvurmuşlardır. Birebir görme duyusu ile birlikte ortaya çıkan bu kavram insanların bilgiye ulaşma arzusundan doğmuş ve ilk olarak resmetme tekniği ile ortaya çıkan mağara resimleri sadece iletişim yöntemi dışında ilk görsel iletişim yöntemi olarak da ifade edilmektedir. Öğrenilmesi ve anlaşılması en kolay yöntemlerden biri olan görsel iletişim gönderici tarafından alıcıya mesaj gönderirken gönderdiği iletiyi görsel sembol, figür ya da kodlarla aktarmasıdır. İletilmek istenen mesajın soyut olmasına rağmen evrensel bir dil hâline getirilen görsel iletişim günlük yaşantımızda pek çok farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır. Trafik ışıklarının renkleri, yön gösteren bilgi levhaları, ülkeleri temsil eden bayraklar, asker üniformaları, tuvaletlerin kapısında bulunan cinsiyet belirten figürler, sayılar ve birçok markaya yönelik amblem ya da logolar görsel iletişim ürünlerinden sadece bir kaçıdır. Giderek farklı sanat ve bilim dallarında da kullanılmaya başlayan bu sembol ve imgeler diğer alanlarla da etkileşim içerisine girerek mesajların daha geniş kitlelere yayılarak etkin bir şekilde iletilmesini sağlamışlardır. Tasarlama eyleminden yola çıkılarak oluşturulan bu görseller çizgi, biçim ya da renk gibi düzenlemelerle bir görsel ürün hâline getirilir ve hedef kitleye aktarılırlar.
Özetle günümüzde sanatı, insanı ve bilgisayarı iç içe hâle getiren görsel iletişim yaşamımızın her anında yer almakta ve günden güne alanını genişletmektedir. Görsel iletişim tasarımı tarihini daha anlaşılabilir kılabilmek için iletişim kavramı genel hatlarıyla ele alınmış ve görsel iletişim kavramı ünite çerçevesinde ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir.