Hareketli Görüntü Üretim Teknikleri ve Kurgu

Hareketin Kaydedilmesi ve Ağtabaka İzlenimi

Hareketin kaydedilmesine ilişkin tüm çalışmaların dayanak noktası, ağtabaka izlenimidir.

Roget, birbirinin devamı niteliğindeki ardışık görüntülerin hızla gösterilmesi halinde bunun gözde hareket hissine neden olduğunu ortaya koymuştur. Bu önemli gelişmenin ardından sinemada kare sayısı kavramı belirmiş ve önceleri 16 sonrasında ise günümüze dek kullanılan 24 kare sayısı ortaya çıkmıştır.

Fotoğrafik İmge (Sinematografi)

Yunanca Kine (hareket) ve Graphos (yazı) kelimelerinden oluşan sinematografi, en yalın biçimde hareketle yazmak anlamına gelir. Varlığını ışığa borçlu olan bu eylem, her yıl yüzlerce filmin gösterime girdiği sinema sanatı açısından vazgeçilmezdir.

Çerçeve Oranları

Çerçeve oranı, sinema ya da fotoğrafta frame’in en ve boy oranını niteler. İlk başlarda 4:3 oranında yapılan çekimler, hemen hemen kare görünümündeydi. Ancak kamera denen teknik aletin giderek insan gözünü ve duyularını taklit etmeye çalışması sonucu günümüze dek kullanılan 16:9 çekim formatı ortaya çıkmıştır.

Çekim Açı ve Ölçekleri

Hareketli görüntü üretiminde önemli bir yer tutan çekim açı ve ölçekleri, anlamın oluşmasında oldukça etkindir.

Çekim Açıları

Çekim Açısı; kameranın, alıcının objeye ya da nesneye nereden baktığını niteler: Alt açı, Üst açı, Karşıdan açı (göz hizası), Amors, Eğik açı,

Çekim Ölçeği; kameranın, objenin ya da kişinin ne kadarlık kısmını çektiğini ya da çerçevelediğini niteler: Boy çekim, Göğüs çekim, Omuz çekim, Baş çekim, Detay çekim, Genel çekim, Uzak çekim.

Açı ve Ölçek Farklılığı

Kamera açısı, kameranın objeye nereden baktığıyla ilgiliyken, objektif açısı kameranın objenin ne kadarlık kısmını çektiğine odaklanır.

Kameranın Gövdesiyle Yaptığı Hareketler: Panaromik (pan-yatay çevrinme), Tilt (dikey çevrinme), Diyagonal

Objektife Bağlı Hareketler: Zoom in, Zoom out

Yer Değişikliğine Bağlı Hareketler: Şaryo, Pedestal, Dolly, Jimmy jip, Slider, Steadicam, Drone.

Kurgunun Ortaya Çıkışı

Kurgunun ortaya çıkışı hem rastlantısal hem de ihtiyaca binaendir. İhtiyaçtır çünkü kurgu sinemaya eklenene kadar insanlar, gündelik hayatta karşılaştıklarının bir benzerini sürekli perdede izlemeye başlamışlardır. George Melies, Paris sokaklarında çekimler yaparken bir anda kamerası sıkışmış ve bir müddet sonra tekrar çalışmaya başladığında kamera önündeki nesne ve kişilerin değiştiğini deneyimlemiştir. Bu deneyim, günümüzde hala en çok tercih edilen kurgu tiplerinden olan “kesme” kurguyu ortaya çıkarmıştır.

Ölçümlü (Metrik) Kurgu

Görüntülerin art arda sıralanması esasına dayanır. Birbiri ardına sıralanan görüntülerin temel farkı, adından da anlaşılacağı gibi uzunluklarıdır.

Dizemsel (Ritmik) Kurgu

Metrik kurgunun aksine görüntülerin uzunlukları değil, içeriklerinin ön planda tutulduğu kurgu tipidir.

Titremsel (Tonal) Kurgu

Titremsel kurguda duygu ön plandadır. Duyguya göre ton düzenlemesi yapılır. Birbirine yakın tonlar, ardı ardına sıralanır.

Üsttitremsel (Overtonal) Kurgu

Eisenstein’ın en güçlülerin toplamı olarak nitelendirdiği temel frekans yanında çok sayıda tonun bir araya gelmesiyle oluşan ve müzik yoğunluğunun yüksek olduğu kurgu tipidir.

Anlıksal (İntellectual) Kurgu

Görüntülerde yer alan entelektüel çekiciliği ortaya çıkarmayı amaçlayan ve bu sayede izleyicinin duygu dünyasını uyaran kurgu tipidir.