Giysi Konstrüksiyonuna Giriş
Giyside Konstrüksiyon Kavramı
Giysi, malzemenin, ölçü, kalıp ve dikim teknikleri ile teknoloji kullanılarak üç boyutlu hale getirilmiş formudur. Formun oluşturulması için gereken malzeme, ölçü kuralları, teknolojik donanıma bağlı olarak kesin ve dikim tekniklerinin kullanılma, planlama ve uygulanma sürecine “giysi konstrüksiyonu” denilmektedir. Giysi konstrüksiyonu bir ürünün sadece malzemeyle kesilip birleştirilmesini değil çok değişkenli ortamda oluşturulması sürecidir. Bu süreçte malzemenin fiziksel ve performans özellikleri, bu özelliklerin nasıl ve hangi tekniklerle işleneceği, hangi ölçü değerlerinin kullanılacağı, hangi teknolojik donanımdan nasıl faydalanılacağı, modelistin yaşadığı çevre ve mesleki yeterlilikleriyle senkronize ilerlemesini kapsamaktadır.
Giysi Konstrüksiyonu ve Malzeme
Tarih kaynaklarına göre taş devrinde, avlayıcılık ve toplayıcılıkla beraber göçebe yaşam koşullarında hazırlanan ilk giysiler hayvan postlarıdır. Maden çağında, el tezgâhlarında dokunan hayvansal ve bitkisel kumaşlar, hayvan postlarına alternatif olmuştur.
Milattan önceki (MÖ) zamanlarda; 50000’lerde eğrilmiş lifin kullanımına ilişkin kanıtlar olup, 8000’lerde Anadolu ve Akdeniz çevresinde kendirin, MÖ 2500’lerde Hindistan’da pamuğun, 2000’lerde Antik Mısırda ketenin yetiştirildiği ve günümüz düğmelerine yakın açma ve kapama gereçlerinin giysilerde kullanıldığına dair belgeler bulunmaktadır.
Milattan Sonra (MS) 200’lerde Çin’de ipek üzerine yapılan ahşap baskıyla kumaş desenleri, ilerleyen dönemlerde batıya tekstil ticaretinin ve ipek giysilerin hazırlanmasının yollarının açmıştır. MS 250’lere kadar tarihlenen Balkanlarda, İskandinav ülkelerinde ve Peru’daki arkeolojik kazılarda elde düğüm tekniklerinin; tığ ve iğne ile örgü tekniklerinin kullanıldığı tespit edilmiştir.
Görüldüğü üzere insanlar, giysilerde hammadde olarak kumaşı, gereç olarak düğmeyi kullanmaya milattan binlerce yıl öncesinde başlamışlardır. Dokumanın yanına giysi malzemesi olarak el aletleriyle hazırlanan örme malzemelerinin eklenmesi, giysi konstrüksiyonu tekniklerinin genişlemesini sağlamıştır.
İkinci ve üçüncü endüstri devrimi (1850- 1900) ve sonrası yapay lifli malzemeleri hayatımıza kazandırmıştır. Fermuar, velkro bant vb. açma kapama teknikleri yeni bir dönemeci geride bırakmıştır.
Giysi Konstrüksiyonu ve Giysi Teknolojisi
İlk giysi konstrüksiyonu oluşturma tekniği malzemeyi birbirine bağlayarak tutturmadır.
Yontma taş dönemi sonunda, malzemeleri birleştirebilmek için geliştirilen ilk araç iğnedir. İğnenin icadıyla giysi tasarımındaki kullanılan bir diğer tekniğin birleştirme olduğu söylenebilir.
El dikiş tekniğinin geliştirilmesiyle birlikte giysi, omuz ve yan dikişleri olan başın ve kolların geçirildiği bir form kazanmıştır.
Milat öncesinde Çin’de, Antik Mısırda, Yunan’da kumaşa düzgünlük kazandırmak, kumaşla pili oluşturmak ve şekil vermek için ısıtılmış taşlar ve gofrajlı demirlerin kullanıldığı tespit edilmiştir. Orta çağdaki terzilik becerileri, pili, büzgü, pens ve kup gibi konstrüksiyon unsurlarını daha fazla malzeme, ilk boyut çalışmaları ve yeni teknikleri desteklemiştir.
1770’lerde yaygın olarak Haute Couture ile başlayan moda, kısa süre sonra Demi- Couture (Kısmi hazır giysi) üretimini gerekli kılmıştır. Böylece işçilik gerektiren lüks giysiler, yerini nispeten az işçilikli, daha hızlı ve basit hazırlanan formlara bırakmıştır.
1841’de dikiş makinesinin icadı terzilik uygulamalarında bir başka çağı açmış, giysi üretiminde radikal bir değişime neden olmuştur.
1882’ de elektrikli ütünün icadı, konstrüksiyon tekniklerinde önemli bir gelişmeyi getirmiştir.
İkinci dünya savaşı yıllarında kesim ve dikim teknikleri oldukça basite indirgenerek sadeleştirilmiştir.
1960 ve 1970’ler Amerikalı tasarımcıların yükseliş yılları olup, giysi stilleri minimalist kesim ve basit dikim teknikleriyle oluşturulmuştur.
1970’lerde konstrüksiyonda, bilgisayarlı kalıp hazırlama ve üretim teknolojileri devreye girmiş, işlemlerin yapım hızı ve kalitesi belirli bir standarda taşınmıştır.
2000’li yıllara kadar ürün geliştirmede; dikiş tekniği, süsleme ve işleme ağırlıklı işçilikle stil mühendisliği değeri ön planda iken, milenyum çağıyla birlikte, teknoloji tabanlı konfor/bütünleşik tasarım mühendisliği değerindeki yükseliş göze çarpmaktadır.
Giysi Konstrüksiyonu ve Boyutlandırma
Ölçü ve mezür ’ün olmadığı tarihlerde bireysel giysi konstrüksiyonu vücut üzerinden alınan mesafenin kumaşa taşınmasıyla oluşturulmuştur.
Metrenin geliştirilmesine kadar, Avrupa’daki terziler çentik atılmış kâğıt, tahta ve ya metal cetvelleri kullanmışlardır.
1799’da metrenin tasarlanmasıyla toplu üretimler başlamıştır. Bu süreçte, terziler kendi müşteri portföylerindeki ölçüleri tablolara dökerek vücut ölçülerinin ortalamalarını hesaplamışlardır.
1900’lü yılar boyunca başta Avrupa ve Amerika olmak üzere Dünya çapında içlerinde Türkiye’nin de olduğu gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler kendi ölçü standardizasyonları üzerinde çalışmalar yürütmüşlerdir.
2000’li yıllar vücut tarama sistemlerinin ölçü alımı konusunda devreye girdiği dönem olmuştur.
İlk Örnekler ve Mesleki Dokümantasyon
Giysi kalıbı hazırlama tekniklerinin dokümantasyonuna yönelik ele geçen en eski kaynak, İspanyol terzi Juan de Alcega’ya aittir. Pastal şeklinde basılmış olan çalışma, İspanya'da yayınlanan ilk terzilik dokümanıdır.
Avrupa’da giysi konstrüksiyonu çalışmalarının uygulamalı olarak belgelendiği ilk örnekleri moda bebekleridir. Bu bebekler üzerinde hazırlanan her bir elbisenin, malzeme örnekleri ile kalıp kesim ve dikim detayları işlem basamaklarıyla yazılmıştır.