Kobi’lerin Ekonomik ve Sosyal Sisteme Katkıları
Günümüz koşullarında bol miktarda ve çeşitte, gerektiği zamanda düşük maliyette mal üretebilmek için;
- Çok büyük sermaye birikimine,
- Çok büyük fiziki yatırımlara,
- Çok uzun bir zamana,
- Çok büyük bir istihdama ihtiyaç duyulmamaktadır.
KOBİ’lerin ekonomik ve toplumsal kalkınmadaki önemli rolleri;
- İstihdam sağlama ve yeni iş imkânı oluşturma,
- Esneklik ve yenilikleri teşvik etme,
- Bölgesel kalkınmayı hızlandırma ve
- Ekonomiye dinamizm kazandırma, olarak sıralanabilir.
Türkiye’de KOBİ’ler, toplam işletmeler içinde %99,2; toplam istihdam içinde %61,1; toplam yatırımlar içinde %26,5 ve toplam katma değer içinde %27,3 paya sahiptir.
KOBİ’lerin ekonomik ve sosyal sisteme başlıca katkıları aşağıda verilmiştir:
- Rekabetin Korunması
- Orta Sınıfın Korunması ve Denge Unsuru Olmaları
- Sermaye Birikimine Katkıları
- İstihdama Olumlu Katkıları
- Yeni Fikir ve Buluşların Ortaya Çıkarılması
Türkiye’de imalat sanayinde faaliyet gösteren toplam 246.899 işletme vardır. İmalat sanayiindeki işletmelerin ölçekleri bakımından dağılımına göre, mikro ölçekli olarak tanımlanan 1 ila 9 personel istihdam eden işletmeler, toplam işletmelerin %89,12’sini oluşturarak en yüksek paya sahiptir. 10‐49 personel istihdam eden işletmelerin oranı ise %8,24 ve buna göre 50’den az personel istihdam eden işletmelerin sayısı 240.355 ve toplam içindeki payı ise %97,36’dır. KOBİ’lerin toplam işletmeler içindeki oranı ise %99,63’tür.
Piyasadaki değişmelere çok çabuk uyum sağlayabildikleri, yani esnek oldukları belirtilen KOBİ’ler, yeni teknolojilere kolaylıkla ayak uydurabilmelerinin yanı sıra, son yıllarda ortaya çıkan farklı ve hızlı değişen tüketim eğiliminin gündeme getirdiği esnek üretime de bir çözüm sunmaktadır.
Avrupa Birliği ve üye ülkeler düzeyinde KOBİ’lerle ilgili çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Nihayet topluluk genelinde KOBİ’lerin küçümsenmeyecek düzeyde katkıları olduğu belirlenmiştir. Bu katkılardan bazıları;
- Teknolojik gelişmelere kolayca uyum sağlayabilmeleri,
- Mesleki eğitim alanında okul işlevi görebilmeleri,
- Üretim faktörlerindeki mülkiyetin topluma yaygınlaştırılmasını sağlayabilmeleridir.
Bu nedenle, KOBİ’ler bir ulusun ekonomik temelini oluşturmanın da ötesinde bir tampon, sosyal çelişkiler için düzenleyici ve düzeltici bir unsurdur.
Türkiye’de olduğu gibi diğer ülkelerde de KOBİ’ler ülke ekonomilerinde önemli yer tutmaktadır. AB’ye üye ülkelerde, toplam işletmelerin hemen hemen tamamı KOBİ olup toplam istihdamın %61’i bu işletmeler tarafından karşılanmaktadır. Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde 100’den az çalışanı olan işletmelerin, toplam işletmeler içindeki payı %98’dir. Bu oran Hollanda’da %94 ve refah seviyesinin en yüksek olduğu ülkelerden biri olan İsviçre’de %99’dur. Japonya ve Avustralya’da farklı yıllara ait olmakla birlikte %96 olup Almanya’da %91’dir.
Küçük işletmelerin ülke toplamı içindeki yatırım payları, gelişmiş ülkelerde %40’ı aşarken ülkemizde %27’ye ulaşmaktadır. Küçük işletmelerin üretim payının Almanya, Hindistan, Fransa ve İtalya’da %50 civarında, ABD ve G Kore’de %35’lerde, İngiltere’de %25, Türkiye’de ise %38‘e varan rakamlarda gerçekleştiği saptanmıştır.
Japonya’da %38’lere, Hindistan’da %40’lara ulaşan KOBİ’lerin ihracat payı, ülkemizde %16,6’da kalmıştır. İhracat, yatırım ve üretim paylarıyla ilgili değerlerin kredi paylarıyla ilişkili olduğu söylenebilir. Mesela KOBİ’lerin kredi payı %25 olan ülkemize göre, KOBİ kredi payı %50 olan Japonya ve %48 olan Fransa gibi ileri sanayi ülkelerinde KOBİ’lerin yatırım, üretim ve ihracat payları daha yüksektir.