Küçük ve Orta Büyüklükte İşletmeler (Kobi’ler)

KOBİ’ler, göreli olarak küçük ölçekleri ile değişime kolay uyum sağlayabilecek yapıya sahiptir. Esnek yapısıyla tüketici beklentilerine daha çabuk karşılık vermektedir.

Küçük yapıları, değişime ve yeniliklere daha yatkın olmalarını sağlar. Bu uyum yetenekleri teknik yeniliklerde daha fazla verimli olmalarına katkı yapar. Ayrıca araştırma ve geliştirmeye yeterince kaynak ayırmaları durumunda, çağdaş gelişmeleri takip etmeleri mümkün olabilecektir.

Ekonomik sistemin vazgeçilmez ögeleri olan KOBİ’ler, yapısal birtakım özellikleri nedeniyle mevcut pozisyonlarını sürdürebilmektedir. Bu özellikleri, kendilerine rekabet avantajı sağlayan güçlü yönleridir. Yoksa piyasadaki rekabet koşulları hemen silinip gitmeyle sonuçlanacak kadar şiddetlidir.

KOBİ’lerin güçlü yönlerinden önemli birkaçı aşağıda sıralanmıştır:

  • Küçük sermaye ile yatırım yapabilme
  • Piyasa koşullarına uyum sağlama yetenekleri
  • İstihdam yapısı ve yönetim
  • Müşteri ve İşletme Personeliyle Yakın İlişki İçinde Olma ve
  • Üretim biçimi

KOBİ’lerin özellikle büyük işletmeler karşısında kendilerini güçlü kılan, operasyonel veya süreçlere yönelik güçlü yanlarını da ayrıca ifade etmek mümkündür.

KOBİ’lerin operasyonel anlamda güçlü yanları veya operasyonel üstünlükleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Tüketici Tercihlerine Daha Esnek Bir Yaklaşım
  • Yeniliklere Daha Yatkın Olunması
  • Teknik Yeniliklerde Daha Fazla Verimlilik
  • Çalışanlar ve Müşterilerle Etkileşim

KOBİ’lerin yukarıda sıralanan kuvvetli yönlerine karşılık, bu işletmelerin kendi bünyelerinden kaynaklanan yapısal nitelikte zayıf yönleri de bulunmaktadır.

Ölçek ekonomilerine sahip olmamalarının yanı sıra küçük işletmelerin zayıf oldukları alanlar incelenirken öncelikle yatırım alanlarının seçiminde çok az ya da yetersiz analiz yapılması ifade edilmektedir.

Yapılan araştırmalar, küçük işletmelerin kuruluştan itibaren ilk 5 yılda %57'sinin başarısız olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle, küçük girişimci için ilk 5 yıl oldukça önemlidir.

KOBİ’lerin başlıca zayıf yönleri beş başlıkta ele alınabilir:

  • Kalifiye eleman sağlayamama
  • Gerekli fonları sağlayamama
  • Mevzuat ve vergi sistemi
  • Tedarik zinciri ilişkileri
  • Örgütlenme yetersizliği

KOBİ’ler, birlikten yoksun olma yanında oldukça güçlü bir İşçi Sendikası yapılanması ile karşı karşıyadır. Sendikalar, üyelerinin çokluğu nedeniyle isteklerini kabul ettirmekte, ülkemizdeki işletmelerin %99’unu teşkil eden KOBİ’ler, kendileri için avantajlı olacak bir düzenleme geçirememektedir.

Sunulan desteklerden yararlanabilmek için taşınması gereken şartları KOBİ’lerin çoğunluğu yapısal olarak taşıyamamaktadır. Oysa büyük işletmeler bu konuda avantajlı olabilmektedir.

Dünya ekonomisinde son gelişmeler, pekçok büyük firmanın üretimde "ölçek ekonomileri"ne ulaşmaktan vazgeçerek büyüklük içinde küçük işletmeler oluşturmaya çalıştığını göstermektedir. "Down Sizing" de denilen bu anlayışa göre büyük işletmeler, piyasada gördükleri fırsatları doğrudan kendileri değil, kurdukları küçük işletmeler vasıtasıyla değerlendirerek toplam riski azaltmaya çalışmaktadır. Böyle bir örgütlenme ile çalışanların motive edilerek verimliliğin arttırılması ve tüketici tercihlerinin daha gerçekçi ve kısa süre içerisinde yakalanabilmesi amaçlanmaktadır.

İşletme büyüklüğünün yenilik yapmada her zaman için bir üstünlük sağlamadığı ve küçük işletmelerin yaptıkları her harcama birimi karşılığında daha fazla sonuç elde ettikleri görüşü yaygın olarak ileri sürülmektedir. Büyük işletmelerin genellikle, belirli bir ürünü geliştirmek için küçük bir işletmeden üç ile on kat daha fazla harcama yaptıkları bu düşünceye göre ifade edilmektedir.

KOBİ'lerin belirli bir yeniliği daha düşük maliyetlerle gerçekleştirebilmesinin 4 ana nedeni bulunmaktadır.

Teknik elemanların nitelikleri,

  • Maliyet yapısı,
  • Basitleştirme ve
  • Hızlı etkileşim