Yüksek İrtifa ve Antrenman
Günümüzde insanlar, rekreasyonel faaliyetler, tırmanışlar ve sportif performans için yüksek irtifaya çıkmaktadırlar. Yüksek irtifanın insanlar/sporcular üzerindeki etkileri anlık (akut) ve uzun süreli (kronik) olmak üzere etkileri bulunmaktadır. Yüksek irtifa ile ilgili çalışmaların 1878 yılında başladığı bilinmektedir fakat spor ile yüksek irtifa ilişkisinin önemi 1968 yılında yapılan Meksika Olimpiyatları ile daha belirgin hale gelmiştir. Meksika Olimpiyatları’ndan sonra yüksek irtifada yaşayan atletlerin özellikle dayanıklılık sporlarında daha yüksek performans göstermeleri, insanları haklı olarak yüksek irtifa antrenmanı ile performans arasında ilişki kurmaya sevk etmiştir. 1500 m ve üzeri yükseklikte yapılan egzersizler de sporcunun performans olarak olumsuz etkilendiği ve yükseklik artışının devam etmesiyle birlikte olumsuz etkiler de artış göstermektedir.Sporcuların Max VO2 Kapasitelerin de 1600 m’den sonra her 1000 m’de yaklaşık % 8-8,5 gibi bir kayıp görülmektedir. Atmosfer, Dünyanın etrafını saran hava katmanına Atmosfer denilmektedir. yeryüzünde başlar ve yaklaşık 3200 km yüksekliğe kadar olan kısmı oluşturur. Hava 100 km'lik bölümde daha yoğun olup yukarısın da daha hafif gaz tabakaları bulunur.İçinde partiküller, gaz ve su buharını farklı oranlar da içermektedir.Atmosfer için de bulunan gazlar % 71 oranında Hidrojen ve % 20,9 oranında oksijenden oluşmaktadır. Deniz seviyesinde basınç 760 mmHg durumun da iken parsiyel oksijen basıncı ise 150 mmHg civarındadır. Hipoksia, doku yüzeyindeki oksijen eksikliği olarak tanımlanmaktadır. Yani dokunun yeterince oksijen alamaması veya kullanamaması durumudur. Hipoksinin organizma üzerindeki etkileri, irtifa seviyesine, irtifa çıkış hızına, irtifada kalma süresine, çevresel faktörler (ısı, sıcaklık, nem vb.),yapılan egzersiz türüne (aerobik, anaerobik) ve kişisel faktörlere göre değişiklik göstermektedir. Yüksekliğe uyum olarak ifade edilmektedir.Bu uyum kısa ve uzun süreli olmak üzere gerçekleşmektedir. Aklimatizasyon açısından, yüksek irtifada ne kadar uzun süre kalınırsa performans seviyesinde olumlu derecede etki olacaktır. Fakat bu durum hiçbir zaman deniz seviyelerine ulaşmaz. Yüksek irtifada hiperventilasyondan dolayı organizmaya daha fazla oksijen alınmaya çalışılırken,daha fazla CO2 atılımı sağlanacaktır. Bundan dolayı kanda bulunan CO2 miktarında azalma meydana gelecektir ve alkali maddelerin miktarında da artış söz konusudur.Respiratuar alkalozun oluşmasıyla birlikte kanın PH dengesi alkali tarafına kaymaktadır.Yükseltiye uyum sağlanabilmesi için böbreklerde alkalı maddelerin (HCO3 bikarbonat) atılımı ile kanın Ph dengesi normal seviyelere döndürülmektedir. Yüksek irtifa sınıflandırmasında Yüksek irtifa ve çok yüksek irtifa olarak adlandırılan yükseklikte yaşayan kişilerin hipoksik koşullara uyumu, doğal aklimatizasyon sayesinde gerçekleşmektedir. Doğuştan beri bu seviyelerde yaşayan kişilerin göğüs çağı normal seviyelerin üzerindeyken diğer özellikleri normal irtifada yaşayan kişilerin özellikleri ile hemen hemen aynıdır. Yükseklik arttıkça kişinin maksimal oksijen alımında bir azalma söz konusu olacaktır. 1100 m yükseklikten sonra her 100 m’de kişinin MaxVO2 değerinde yaklaşık % 0.9 değerinde bir kayıp söz konusudur. Sporcular yüksek irtifada antrene edilmek istenirse şu ilkelere dikkat etmek gerekir. Yükseklik 1800-2300 m arasında olmalı, 2-4 hafta kalınmalı, Başlangıçta aerobik, daha sonraları anaerobik çalışmalara yer verilmeli. Deniz seviyesine dönüş sonrası yarışmalar 2 hafta içinde yapılmalıdır. Yükseklik ile kazanılan fizyolojik uyumlar, daha doğrusu yüksek irtifanın yararlı etkileri, deniz düzeyine indikten sonra 2-3 hafta kadar devam etmekte ve daha sonra ortadan kalkmaktadır.