Yorgunluk, Toparlanma, Sürantrenman
Antrenman, sporcunun performans gelişimini sağlamak için hem bilimsel hem de pedagojik bir süreç olarak tanımlanabilir. Bu durum hem bireysel hem de takım sporlarında sporcuların başarıya ulaşmasına yardım etmektedir.
Kassal yorgunluk, kas kasılması vasıtasıyla belirli bir gücün üretilmesinde veya devam ettirilmesinde ortaya çıkan yetersizlik olarak tanımlanmaktadır. Yorgunluk, kasın devamlı olarak veya tekrarlı olarak kasılmasında istenilen gücü üretememesi olarak tanımlanmaktadır.
Yorgunluk, egzersiz veya zihinsel eforların normal bir sonucu olarak tanımlanmaktadır. Sporcudan üst düzey bir verim alabilmek için tüm organların birlikte çalışması ile mümkün olacağı söz konusudur. Otonom sinir sistemi ve hormonlardan başlayarak tüm sistemler için bu durum söz konusudur.
Gkilojen depoları ve kandaki glikoz düzeyi kısa süreli çalışmalarda yorgunluğa yol açacak şekilde azalmaz. Bu düzey uzun süreli egzersizlerde, kısa süreli çalışmaların aksine çok azalarak yorgunluğa neden olabilir. Bunun sebepleri ise glikojen depolarındaki azalmanın pirüvik asit konsantrasyonunu azaltması, bu azalmanın ATP yenilenme seviyesini ve kreps devrindeki diğer bileşiklerin düşmesine yol açmasıdır. Ayrıca bu düşme sonucu doğrusal olarak ATP oksidasyon düzeyi de azalarak yorgunluk ortaya çıkar.
Sporcunun düşük aerobik kapasitesi erken yorulmasına neden olur. Bundan dolayı sporcularda egzersiz sonucu ortaya çıkan yorgunluğa karşı koyabilmesi için genel dayanıklılık seviyesinin yüksek olmasına ihtiyaç vardır.
Egzersizin hem süresi hem de şiddeti düşünüldüğün de, her egzersiz için hangi enerji türünün baskın olarak kullanılacağı tahmin edilmektedir. Egzersiz sırasında ve sonrasında sporcunun performansı değerlendirilirken enerji rezervlerinin ve sistemlerinin ne kadar kısa sürede eski seviyesine geldiği de incelenmektedir.
Egzersiz anında kas, kan ve karaciğerde bulunan enerji kaynakları kullanılmakta, egzersiz sırasında ATP resentezi ise egzersizin süresi ve şiddetine bağlı olarak 3 sistem ile sağlanmaktdır. Egzersiz bittiğin de kandaki ve kastaki laktik asit uzaklaştırılmakta, tüketilen ATP ve PC rezervleri yenilenmekte ve miyoglobinin oksijenasyonu sağlanmaktadır. Bu süreçler için fazladan oksijen tüketilmekte ve tüketilen oksijen miktarı egzersiz sırasındaki oksijen borçlanması ile ilgilidir.
Oksijen borcu terimi, egzersiz sonrasında tüketilen fazla oksijenin sanki organizmadaki bir başka kaynaktan ödünç alındığı ve daha sonra ödendiği anlamını vermektedir. Oksijen borcu "Egzersizden sonra bütün metabolik sistemleri tamamen normale döndürmek için, fazladan alınması gereken oksijen miktarı." olarak tanımlanır. Diğer bir tanımla "Egzersiz sonrasında kullanılan O2 ile istirahat koşullarında kullanılan O2 arasındaki farktır."
Sürantrenman, sporcunun fiziksel ve zihinsel yorgunluktan dolayı performans kaybı yaşamasına denmektedir.Literatür incelendiğinde Bompa;çalışma ile dinlenme ilişkisinin dengesizliği sonucunda sporcuda meydana gelen yorgunluk ile antrenmanlara yüksek şiddetli devam etmesi olarak ifade etmektedir.
Sürantrenman ile ilgili literatür incelendiğinde 2 farklı sürantrenman olduğu görünmektedir: Sempatik Sürantrenman, Parasempatik Sürantrenman
Sporcu sürantrenman ile karşı karşıya geldiğinde, bazı antrenman prensiplerine ve yüklenme-dinlenme ilişkisini doğru bir şekilde değiştirmesi gerekmektedir.