Antrenman Kavramı, Tarihi ve İlkeleri

Antrenman Kavramı

Antrenmanın amacı, sporcuları spor dalında veya spor dalının ilgili yan dallarında planlı bir şekilde en yüksek verime ulaştırmaktır. Bu amacın gerçekleştirilmesinde, zirvenin gerektirdiği bütün performans ölçütlerini yerine getirmek gerekir .

Antrenman Tanımları

Antrenman bilimiyle ilgilenen bilim insanları antrenman kavramına farklı görüş ve düşünceler getirmişlerdir. Maveyev antrenmanı sistematik ve pedagojik kavramları üzerine tanımlarken Harre fizik ve psikolojik kavramlar üzerine tanımlamıştır. Sevim, Muratlı ve Meler antrenman kavramını eğitim açısından ele almışlardır.

Antrenman Tarihi

Spor bilimindeki gelişmelerle birlikte antrenman biliminde de gelişmeler olmuştur. İkinci Dünya Savaşı sonrası ülkelerin kendilerini kanıtlama istekleri gelişiminde önemli rol oynamıştır.

Dünyadaki Gelişmeler

Matveyev tarafından Spor Antrenmanlarının Periyotlanması adlı kitap Dünyadaki ilk genel antrenman araştırması niteliği taşımaktadır .1964 yılında Doğu Almanya’da Harre önderliğindeki yazar topluluğu açık oturumda toplanmışlardır ve antrenman bilimine yeni bir boyut kazandırmışlardır.

Türkiye'deki Gelişmeler

1973’te Ege Üniversitesinde Spor Hekimliği Enstitüsü kurulmuştur .1974 ’te spor akademileri kurulmuş ve spor bilimi alanında yetişecek bireyler kazandırılması hedeflenmiştir.

Antrenman İlkeleri

Beden eğitimi ve sporun ayrı bir birimi olarak antrenman teorisi ve metodolojisi, biyolojik, psikolojik ve pedagojik bilimlere dayanan kendine özgü ilkelere sahiptir.

Aktif ve Bilinçli Katılım İlkesi

Antrenman, hem antrenörden hem de sporcudan aktif dinleme ve katılımı içerir. Sporcu sağlığına dikkat etmeli ve kişisel sorunları performans üzerinde bir etkiye sahip olabileceğinden, bunları antrenörü ile paylaşmalıdır, böylece ortak bir çaba ile sorunların üstesinden gelinecektir.

Çok Yönlü Gelişim İlkesi

Çok yönlü gelişimin gerekliliği eğitimin ve insan çabalarının çoğu alanında kabul edilmiş bir gereklilik gibi görünmektedir .Antrenman her ne kadar özelleştirme gerektirse de, başlangıçta gerekli temelleri elde etmek için çok yönlü gelişime açık olmalıdır.

Branşlaşma İlkesi

Sportif alanları ayırt etmeksizin sahada, salonda veya havuzda atletik kariyerin başlangıcından itibaren asıl amaç bir etkinlik veya spor branşında uzmanlaşmaktır .Branşlaşma veya branşlaşmanın getirdiği bir spor veya etkinliğe özgü egzersizler, o sporun gerekliliklerine bağlı olarak anatomik ve fizyolojik değişikliklere yol açar .

Bireyselleşme İlkesi

Çağdaş antrenmanın temel gereksinimlerinden biri olan antrenmanda bireyselleşme, performans düzeyine bakılmaksızın her sporcunun yeteneklerine, potansiyeline, öğrenme özelliklerine ve sporun özgüllüğüne göre bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunur

Çeşitlilik İlkesi

Yüksek performansa ulaşmak isteyen sporcular hacmi ve yoğunluğu sürekli artan egzersizleri defalarca ve saatlerce tekrar etmesi gerekmektedir .

Model Antrenman İlkesi

Model antrenman, antrenmanın müsabaka şartlarına en yakın bir şekilde hazırlanıp yapılmasıdır. Model antrenman oluştururken birçok faktör göz önünde bulundurulmalıdır. Bir model, bireye veya takıma özgü olmalıdır. Bunu yaparken bir antrenör, başarılı bir sporcu veya bir takımın antrenman modelini taklit etmemeye gayret gösterilmelidir.

Aşamalı Artan Yüklenme İlkesi

Sporcunun başlangıçtan elit sınıf aşamasına kadar her bireyin fizyolojik ve psikolojik yetenekleri göz önünde bulundurularak antrenmandaki iş yükü kademeli olarak artırılmalıdır. Antrenman yükündeki art ışık sıklığı bireysel ihtiyaçlar, uyum oranı ve yarışma takvimine göre belirlenmelidir. Antrenman yükündeki ani artış fiziksel ve psikolojik dengeyi olumsuz yönde etkileyerek sporcunun sakatlanmasına, hatta sporu bırakmasına sebep olabilir.

Yüklenme İlkesi

Antrenmanlarda yapılan yüklenmelere bağlı olarak sporcuların performansı ve sporcunun kapasitesi belirli bir düzeye ulaşır. Performans gelişimi için sporcuya ve yapılan spor branşına uygun yüklenmelere ihtiyaç duyulmaktadır .