Küreselleşme, Gelişme ve Temel İstatistikler
Nüfus ve Gelişme İle İlgili Temel Kavramlar
Belli bir toplumda doğum ölüm göç gibi nüfus örüntülerini etkileyen nedenler toplumsaldır.
Demografi toplumların nüfusunu hem nitelik (kültürel, sosyal ve ekonomik) hem de nicelik olarak inceleyen bir bilim dalıdır. Dolayısıyla nüfus ve nüfus bilimi olarak da bilinen demografi sosyolojinin ana konularının başında gelmektedir.
Kaba doğum hızı toplumda bir yılda doğan canlı bebek sayısının toplam nüfusa oranıdır. Bu oran, bir yıl içinde doğan bebek sayısının, o yılki nüfusa bölünüp ve 1000 ile çarpılmasıyla bulunur.
Kaba Ölüm hızı bir yıl içinde her 1000 kişi başına ölümlerin sayısının oranıdır.
Bir toplumda bireylerin ortalama kaç yıl yaşayacağını gösteren istatistiki bilgiye yaşam beklentisi denir.
Belirli bir dönemde bir ekonomide gerçekleşen ya da gerçekleşmesi ön görülen büyüme ya da gelişme durumu kalkınma hızı göstergeleri ile ölçülür.
Nüfus kuramlarından ilki Malthus'un kuramıdır.
Malthus'un kuramına göre bir yerde gıda arzı sayısı artimetik, nüfus sayısı ise geometrik olarak artar. Örneğin: 1-10,000; 2-20,000; 3- 40,000.
Nüfustaki değişim ve gelişme ilişkisini etkileyen faktörler, doğurganlık, ortalama yaşam süresi, ölüm oranları, kır-kent nüfus ayrımı ve göç olarak özetlenebilir.
Doğurganlığın azalması da nüfusun yaşlanması bir başka deyişle grileşmesine neden olmaktadır.
Nüfus Toplum ve Gelişme İlişkisi
Gelişmiş ülkelerde, refah seviyesi yüksek, doğurganlık oranı düşük olduğu ve yaşlı nüfusun diğer kategorilerdeki ülkelere göre görece yüksek olduğu görülmektedir.
Gelişmiş ülkelerde ölüm oranları düşüktür. Bunun en temel nedeni teknoloji ve tıptaki ilerlemeler olarak bilinmektedir.
Gelişmiş ülkelerde nüfusun çoğunluğu kentlerde, az gelişmiş ülkelerde ise kırsal kesimlerde yaşamaktadır. Böyle bir durumun yaşanmasına sanayileşme ve hizmet koşullarının yoğun olduğu şehirlere kırsaldan gelen göç dalgası neden olmuştur.
Sosyal Darwinist’lerden sadece Coste, nüfus artışını enine boyuna çalışan ilk düşünürler arasında yer almaktadır.
Auguste Comte ve Herbert Spencer toplumda nüfus artışının nedenlerini ve bunun toplumsal değişime etkilerini, toplumun bu değişimle nasıl baş edeceğini araştırmışlardır.
Sosyo-Biyolojik Yaklaşım’a göre nüfus artışı sadece çevreye değil fakat aynı zamanda yaşam tarzına da bir tehdit oluşturmaktadır.
Nüfus ve toplum ve gelişme arasındaki ilişki genel olarak nüfus yapısı, sosyoekonomik durum, bireyin ve toplumun refahı ve doğal çevre üzerindeki sonuçlarını kapsamaktadır.
Nüfus konusunu, nüfus artışı temelinde enine boyuna, tüm katmanlarıyla ilk kez inceleyen sosyolog Emile Durkheim’dir.
Kalkınmacı Yaklaşımın öncüleri Ansley Johnson Coale ve Edgar M. Hoover, 2015 yılında Hindistan ve Meksika üzerine yapmış oldukları çalışmada kronik fakirliğin ana sebebinin bu ülkelerde hızlı nüfus artışı ve düşük ekonomik büyüme olduğunu öne sürmektedirler.
Maltusyen teoriyle sentez niteliğindeki Sınırlı Kaynaklar Görüşü nüfus büyümesinin çevre üzerinde olumsuz ve yıkıcı etkileri olduğunu savunur.
Sınırlı kaynaklar Yaklaşımı’na politik bir ekleme yapan Kadın ve İnsan Hakları Yaklaşımı’na göre kadının bağımlılığı ve karar alma mekanizmalarından uzak tutulması doğum oranlarının yükselmesine neden olmaktadır.