Ahlak Gelişimi
Freud'un Ahlak Gelişimi Anlayışı
Freud’a göre çocuk yaşadığı Oedipus kompleksinin bir uzantısı olarak ebeveynleriyle özdeşleşir. Bu da onun, yetişkinlerin ve dolayısıyla toplumun ahlak kurallarını içselleştirmesini doğurur. Oedipus kompleksinin sonunda çocuk istek ve arzularını bastırmayı ve istenen davranışlara uyum göstermeyi öğrenecektir. Bu da ahlak gelişiminin temelidir.
Çocuk, anne babasının ahlaki ölçü ve değerlerini benimseyerek süperego gelişimine başlar. Süperegonun iki kısmından biri olan vicdan, çocuğun bu özdeşlemesinin bir sonucudur. Süperegonun bir bölümü bilinç, bir bölümü ise bilinçaltındadır. Süperego “vicdan” ve “ideal benlik”i içerir.
Freud’un görüşleri daha çok erkek çocuklar için geçerlidir. Ayrıca, yapılan çalışmalar, vicdan ve ahlak gelişiminin Freud’un öngördüğü altı-yedi yaşından önce başladığına yönelik bulgular sağlamaktadır.
Piaget'nin Ahlak Gelişimi Kuramı
Piaget, çocukların ahlaki akıl yürütme yollarını anlayabilmek için çocuk oyunlarını izlemeye ve oyunların kuralları hakkında onlara sorular sormaya oldukça çok zaman ayırmıştır. Keşfettiği ilk şey çocukların altı yaşından önce benmerkezci yani kendilerine odaklı olan yapılarına uygun oyunlar oynadıklarıydı. Küçük çocukların ahlaki akıl yürütme ile ilgilenmediklerini, iş birliğine dayalı yollar kullanmaktan aciz olduklarını belirlemiştir.
Piaget tarafından bilişsel gelişmeye paralel olarak ortaya çıktığı belirtilen ahlak gelişimi dönemleri ikiye ayrılmaktadır: Dışa bağımlı ahlak dönemi ve özerk ahlak dönemi.
Dışa Bağımlı Ahlak Dönemi (6-12 yaş): Piaget’ye göre dışa bağımlı ahlak dönemi 12 yaşına kadar sürer ve birey ahlaki bakımdan dışa bağımlıdır. Bir diğer adıyla ahlaki gerçekçilik dönemidir. Çocuk, otorite tarafından belirtilen kuralları mutlak olarak kabul eder. Bu dönemde çocuklar, bir hatanın ne kadar ciddi olduğunu, o hatanın yol açtığı zararla (yani sonucuyla) ölçerler.
Özerk Ahlak Dönemi (12 yaş ve üstü): Bu dönemde birey daha bağımsızdır, kuralların durumsal gereksinimlere göre değiştirilebileceğini anlar. Bu dönemde çocuklar, hatayı yapan kimsenin gerçek niyetine daha çok önem verirler.
Kohlberg'in Ahlak Gelişimi Kuramı
Lawrence Kohlberg, ahlaki gelişimin öncelikle ahlaki akıl yürütmeyi kapsadığını ve evreler halinde meydana geldiğini belirtmiştir. Kohlberg, çok sayıda ahlaki ikilem üzerindeki fikirlerini almak için çocuklar, ergenler ve yetişkinler (öncelikle erkekler) ile görüştükten sonra kuramını oluşturmuştur. Kohlberg, aldığı cevaplara göre insanların ahlaki yargılama ve akıl yürütmede altı evreden geçtiğini belirlemiştir. Bu altı evreyi üç düzeyde gruplandırmıştır: Gelenek öncesi, geleneksel ve gelenek sonrası. Bu üç düzey çocuk ve yetişkinlerin doğruyu veya ahlaki davranışı nasıl algıladıklarını göstermektedir. Diğer dönem kuramlarında olduğu gibi her evrenin bir öncekinden daha gelişmiş ve karmaşık olduğu ve bireylerin bu aşamaları aynı sırayla geçtikleri görülür.
Birinci Düzey: Gelenek Öncesi Dönem: Bu dönem Piaget’nin dışa bağımlı ahlak dönemi ile benzerlik göstermektedir. Gelenek öncesi dönem, ceza ve itaat evresi ile saf çıkarcı eğilim evresi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
1. Evre: Ceza ve itaat eğilimi: Bu evrede ahlaki düşünme genellikle ceza ile ilişkilendirilmiştir. Çocuklar cezalandırılmaktan kaçmak için otoriteye boyun eğerler.
2. Evre: Saf çıkarcı eğilim: Bu evrede, bireyler kendi çıkarlarını gözetirler, ancak diğerlerinin de bu şekilde davranmalarına izin verirler. Bireyler, kendi istek ve ihtiyaçlarını önemli olarak görürler, aynı zamanda başkalarının ilgilerinin de farkındadırlar.
İkinci Düzey: Geleneksel Dönem: Bu düzeyde bireyler belirli standartlara uyarlar, ancak bu standartlar ebeveyn ya da toplum yasası gibi unsurlardan gelen standartlardır (dışsal). Geleneksel dönem, kişiler arası ilişkiler evresi ile kanun ve düzen eğilimi evresi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
3. Evre: Kişiler arası ilişkiler: Bu evrede ahlak, Piaget’nin özerk ahlak döneminde olduğu gibi arkadaşlarla iş birliği olarak tanımlanır. Çocuklar ve ergenler ebeveynlerinin standartlarını benimserler ve ebeveynlerinin onları “iyi kız” ya da “iyi oğlan” olarak nitelendirmelerini beklerler.
4. Evre: Kanun ve düzen: Bu evrede toplumun kuralları ve kanunlar, arkadaş grupları ile yer değiştirir. Ahlaki yargılamalar sosyal düzeni, yasayı, adaleti ve görevleri anlama temeline dayanmaktadır. Kanunlar sorgulanmadan izlenmeli ve asla ihlal edilmemelidir.
Üçüncü Düzey: Gelenek Sonrası Dönem: Bu düzeyde ahlak daha da içselleştirilmiştir. Gelenek sonrası dönem, sosyal sözleşme evresi ile evrensel ahlak ilkeleri evresi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
5. Evre: Sosyal sözleşme: Bu evrede bireyler değerlerin, hakların ve ilkelerin yasaları desteklediğini düşünmektedirler. Kanunlar, sosyal düzeni korumak, insan yaşamı ve özgürlüklerine ait temel hakları sağlamak için gerekli olarak görülür.
6. Evre: Evrensel ahlak ilkeleri: Kohlberg’in ahlak gelişimi kuramının altıncı ve en üst evresidir. Bu evrede birey, evrensel insan haklarını temel alarak bir ahlaki standart geliştirmiştir.
Gilligan'ın Ahlak Gelişimi Kuramı
Gilligan, Freud ve Kohlberg’in erkek ağırlıklı kuram geliştirdiklerini, kadınların sahip oldukları ahlak anlayışı ilişkilerin, özen göstermenin, yakınlığın ağır bastığı özen ve sorumluluk ahlakı, Kohlberg’in öne sürdüğü adalet ahlakından farklı olduğunu öne sürmüştür.
Gilligan, araştırmaları sonucunda, kişinin a) sadece kendi ihtiyaçlarını dikkate aldığı, hayatını sürdürme ve kendi çıkarlarına yönelik birinci evre, b) Sadece başkalarına karşı sorumluluğu önemsediği ikinci evre ve c) Kendi çıkarlarıyla başkalarının ihtiyaçlarını bütünleştirdiği üçüncü evre olmak üzere üç evreden geçtiğini öne sürmektedir. Gilligan ayrıca kişilerin ahlak anlayışlarının çevrelerinin ahlak anlayışları ile karşılıklı etkileşim halinde bulunduğunu da vurgulamıştır.