Gelişimde Bireysel Farklar
Bireyler arasındaki gelişimsel farkların nedeni kalıtım ve çevre ile ilgili etmenlerdir. Bu etmenleri birbirinden ayırmak son derece zordur. Genellikle her iki etmen birlikte bireyin fiziksel, bilişsel, kişilik ve sosyal gelişim alanı ile ilgili gelişim özelliklerini farklı şekillerde etkilemekte ve bireylerin arklı davranmalarına, düşünmelerine ve başarılı olmalarına neden olmaktadır. Bireylerin gelişimsel farklılıkları dört temel gelişim alanına göre ele alınabilir: Fiziksel gelişim alanına ilişkin bireysel farklar, bilişsel gelişim alanına ilişkin bireysel farklar, kişilik gelişim alanına ilişkin bireysel farklar, sosyal gelişim alanına ilişkin bireysel farklar.
Eğitim süreçlerinin benzerlikler temel alınarak düzenlendiği düşünülürse, karmaşık bir yapı sunan bireysel farklılıkların eğitimin en önemli ve zorlu alanlarından biri olarak ele almak yanlış olmayacaktır. Dolayısıyla bireysel farklılıklarla ilgili sorumlulukları olan öğretmenlere önemli görevler düşmektedir.
Fiziksel Gelişim Alanına İlişkin Bireysel Farklar: Fiziksel gelişim özellikleri bedensel ve devinişsel gelişim olarak temelde iki boyutta gözlenmektedir.
Cinsiyet: Çocuk iki yaşından itibaren kız ya da erkek olduğunun ayırdına varmaya başlamakta ve üç yaş civarında, insanların cinsel yönden erkek ve kadın olarak sınıflandırıldıklarını fark etmektedir. Cinsiyet rolü ise bireyin kendisini erkek ya da kadın olarak tanımlandıktan sonra kendi cinsiyetine uygun olduğunu düşündüğü biçimde davranması anlamına gelmektedir. Toplumda ideal erkek ve kadın davranışları ve duyguları tanımlanmıştır ve birey doğduğu andan itibaren “ideal erkek” ve “ideal kadına” yaklaşmak üzere yetiştirilir.
Bilişsel Gelişim Alanına İlişkin Bireysel Farklar: Bilişim gelişim temelindeki bireysel farklılıklar, bir yanıyla bilişsel kapasite diğer yanıyla bilişsel performans bağlamında ele alınabilecek özelliklerden ortaya çıkmaktadır.
Zekâ: Spearman’ın zekânın tek boyuttan oluştuğu düşüncesine zekâ ile ilgili öncü çalışmalardan biridir. Tek boyutlu zekâyı savunan psikologların çıkış noktası zekâ testlerinden elde edilen sonuçlarla çeşitli özellikler arasındaki ilişkileri inceleyen çalışmalardır. Zekâ testleri üzerinde yapılan çeşitli araştırmalar, bireylerin çeşitli zihinsel yeterlilikleri (bilgi, kavrama, kelime bilgisi, aritmetik, vb.) ile zekâ testlerinden aldıkları puanlar arasında yüksek korelasyon olduğunu göstermiştir.
Guilford’un küp kuramı: Guilford, 1960’lı yıllarda zekânın zihinsel işlemler (düşünme süreçleri), içerik (düşündüğümüz şeyler) ve ürün (düşünmemiz sonucunda ortaya çıkan şey) olmak üzere üç temel kategorisinin olduğunu ileri sürmüştür.
Gardner’ın çoklu zekâ kuramı: Gardner, toplumca tanınan kişileri inceleyerek sekiz farklı zekâ türü tanımlamıştır: Sözel-dilsel, mantıksalmatematiksel, görsel-uzamsal, müziksel-ritmik, bedensel-kinestetik, özedönük (içsel), sosyal ve doğacı zekâ. Gardner, varoluşçu zekâ olarak dokuzuncu bir zekâ alanı düşünmüş ancak henüz kuramına eklememiştir. Zekâ alanlarının kesin sayısı eğitmenler için çok da önemli bir etken değildir. Önemli olan bir alanda iyi ya da kötü performansın hiçbir şekilde diğer alanda benzer performansı garanti etmediği fikridir.
Duygusal zekâ: Duygusal zekânın ve duygusal okuryazarlığın geliştirilmesi öğrenme kalitesine katkı sağlar. Duygusal zekâ, özbilinç, duyguları idare edebilme, kendini harekete geçirebilme, başkalarının duygularını anlayabilme ve ilişkileri yürütebilme yeteneklerini kapsamaktadır.
Kişilik Gelişimi Alanına İlişkin Bireysel Farklar: Kişilik gelişimi temelindeki bireysel farklılıklar psikolojik ve duyuşsal nitelikli olarak değerlendirilse de içeriğine bakıldığında bilişsel boyuttan çok da ayrıştırılamayacağı söylenebilir.
Kişilik özellikleri: Günümüzde kişilik özellikleriyle ilgili önemli çalışmalardan biri de Jung’u temel alan Eysenck tarafından yapılmıştır. Eysenck, kişiliği içedönüklük ve dışadönüklük olmak üzere iki temel faktör üzerinden açıklamaktadır. İçedönük kişilik yapısı sergileyenler, tuhaf ve içine kapanık insanlar değil, yalnızca kendi öznel ilgi alanlarına odaklanan insanlardır. Bir kişilik tipinin diğer kişilik tipine üstünlüğü yoktur, yalnızca farklılıklar söz konusudur.
Denetim odağı: Araştırmalar, dışsal denetimli olmanın insanlar için bir “engel” oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Bu yargı, araştırmacıları denetim odağının belirleyicilerine, başka bir deyişle içsel ya da dışsal denetimli oluşa yol açan ön koşulların araştırılmasına yönlendirmiştir.
Öz saygı: Öz saygı, kişinin kendisine karşı beslediği olumlu duyguları ifade eder.
Sosyal Gelişim Alanına İlişkin Bireysel Farklar: Her öğrenci ailesinin ait olduğu alt kültürün özelliklerine uygun davranış ve değerlere sahip olarak okula başlar.
Sosyoekonomik düzey: Okul başarısı ile sosyoekonomik düzey arasında yüksek düzeyde bir ilişki vardır. Düşük sosyoekonomik düzeyli öğrencilerin neden başarısız olduklarına yönelik yapılan araştırmalar, bu gruba giren öğrencilerin eski kıyafetleri, bakımsız görünüşleri, konuşma hataları gibi nedenlerle öğretmenler tarafından olumsuz algılandıklarını ve öğretmenlerin bu öğrenciler hakkında düşük başarı beklentisi geliştirdiklerini göstermiştir.
Kültür: Kültür, çocuğun nefes aldığı ortamın kültürel düzeyini ifade etmektedir. Bazı kaynaklar sosyoekonomik düzey yerine bu etmene yakın bir anlamda sosyokültürel düzeyden söz etmektedirler. Özetle, öğrencinin içinde bulunduğu kültürel atmosfer başarısı üzerinde oldukça etkilidir.
Çocuk bakım uygulamaları: Ailenin çocuk yetiştirme tutum ve davranışları çocukların davranış özelliklerini de farklılaştırmaktadır. Çocuk uygunsuz bir davranışta bulunduğunda bu davranışa nasıl karşılık verildiği çocuğun kişiliğini etkilemektedir.
Doğum sırası: Araştırmalar, doğum sırasının kişiler üzerinde etkili olduğunu gösteren bulgular ortaya koymaktadır. Örneğin; ilk çocukların sonrakilere göre biraz daha yetişkin yönelimli, kendilerini kontrol eden, uyma eğiliminde olan, endişeli, başarısızlıktan korkan, çalışkan ve edilgen oldukları görülmektedir.
Ailenin özel durumu: Bu grupta, boşanmış ailelerin çocukları, başıboş bırakılan, suiistimal ve ihmal edilen ve çalışan çocuklar yer almaktadır.