Cinsel Gelişim

Cinsellik eskiden beri tartışılmasına rağmen üzerinde uzlaşılmış pek az konu vardır. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar cinsellik üzerine bilgi birikiminin artmasını sağlamıştır.

Bireyler dünyaya belli cinsel donanımlarla gelirler. Özellikle insanlarda cinsiyet sadece biyolojik boyutuyla kalmayıp bireyin kendi yaşantıları ve içinde bulunduğu kültürün de etkileşimiyle çok daha karmaşık bir süreç haline gelmektedir. Bu süreç temel olarak döllenmeden başlayıp bütün bir yaşam boyu devam etmektedir.

Cinsel Gelişimle İlgili Kavramlar

Cinsiyet: Bir bireyin dişi veya erkek olarak belirlenmesinde temel olan biyolojik ve fizyolojik özelliklerin tamamıdır. Bu özellikler tamamen doğuştan kalıtsal olarak getirilen özelliklerdir.

Toplumsal Cinsiyet: Doğuştan getirilen biyolojik özelliklere bağlı olarak toplumun o kişiden beklediği davranış kalıpları, beklentileri ifade eder. Bir kültürün kadınlar ve erkeklerden beklediği davranışlardır.

Cinsellik: Cinsellik üreme faaliyetinin yanı sıra haz alma, sevme, âşık olma, insanlarla ilişki kurma (gönül ilişkisi, akrabalık ilişkisi vb. gibi) pek çok karmaşık duygusal, psikolojik ve sosyal süreci de içerisinde barındıran bir kavramdır.

Cinsel Kimlik: Bireyin kendini “erkek” ya da “kız” olarak tanımlamasının yanı sıra cinselliğe dönük bütün duygu ve davranışlarının bu algı içinde şekillenmesini ifade eder.

Gelişim Dönemlerine Göre Cinsel Gelişim

Bebeklik ve İlk Çocukluk Dönemi Cinsel Gelişim

Bebekler cinsiyetin farkında değildir. Ancak çocuklar 2-3 yaş civarına geldiklerinde artık kendi cinsiyetlerinin farkına varırlar. Kendilerini erkek ve kız diye tanımlarlar ve hatta kendi cinsiyetlerini başkalarınınkiyle karşılaştırırlar. Bu aşamada çocuklar nereden geldikleri, nasıl doğdukları ya da kardeşinin pipisi varken kendisinde niye olmadığı şeklinde sorular sorarlar. Bu sorulara çok kısa, basit cevaplar vermek çocuğun merakını yatıştıracaktır.

Son Çocukluk Dönemi Cinsel Gelişim

Bu dönemde çocukların cinselliğe karşı ilgileri söner ve ilgi daha çok akademik konulara ve arkadaş ilişkilerine kayar. Daha çok hemcinsleriyle oyunlar oynarlar. Toplumsal cinsiyet rolleri çocuklarda belirgin hale gelir.

Ergenlik Döneminde Cinsel Gelişim

İkincil cinsiyet özellikleri (erkek ve kızlara has bedensel değişimler) gelişmeye başlar. Artık tam bir yetişkin görünümü kazanırlar.

Birincil cinsiyet özelliklerinin gelişimiyle erkeklerde sperm üretimi ve ıslak rüyalar başlar, kızlarda ise yumurta üretimi ile aybaşı döngüleri başlar.

Gençlerin bu değişimlere ayak uydurmaları zordur. Ebeveynler ve eğitimciler gençleri yaşanan bu değişimler hakkında bilgilendirmelidir.

Genç Yetişkinlik Dönemi Cinsel Gelişim

Cinsel olgunlaşma tamamlanmıştır. Cinsel kaygılar yatışmıştır. Artık duygusal anlamda yakınlık kurabilceği biriyle evlenme gibi düşünceler ön plandadır.

Cinsiyet Rollerinin Gelişiminde Etkili Faktörler

Anne-Babalar: Cinsel gelişimde en temel etkendir. Çocuklara karşı tutum ve tavırları ve onlara model olmaları açısından önemlidir.

Ailede ilgi gören, olumlu bir aile ortamında yetişen, destek gören çocuklar sağlıklı cinsel kimlik geliştirirler.

Ancak ailede çocuğa uygun model olacak bir ebeveyn yoksa, ya da ilgisiz kalıyorsa çocuk karşı cins ebeveyni ile özdeşleşebilir. Bu durumda da cinsel kimlik sapmalarına neden olur.

Akranlar: Aileden sonra cinsiyet rollerinin edinilmesinde en etkili faktör çocuğun yaşıtları ve arkadaş çevresidir. Çocuklar merak ettikleri konuları aralarında konuşarak ve oyunlarda cinsel rolleri uygulayarak bir nevi rolleri kişiliğine yerleştirir.

Okullar: Okullar gerek ders içerikleri gerekse öğretmenlerin yönlendirmesi açısından cinsiyet rollerinin gelişiminde etkili ortamlardır. Ancak burada da toplumdaki olumsuz cinsiyet rol kalıplarının çocuklara aktarıldığı gözlenmektedir.

Medya: Başta televizyon ve internet olmak üzere görsel ve basılı yayınlar çocukların cinsiyet rollerine ilişkin algılarını şekillendirmede oldukça etkilidir. Medyada eğitici yayınlar da olabilir, ancak çocukların takip ettiği programlar ve internet ortamları genellikle olumsuz içeriklerle doludur. Bu durum gençlerin kimlik bunalımını artırdığı gibi, cinsel açıdan riskli davranışları da teşvik etmektedir. Aileler ve ilgili kurumlar bu tehditleri azaltmak için tedbir almalıdır.

Cinsiyetler Arasında Benzerlikler ve Farklılıklar

Yapılan araştırmalar karşı cinsler arasındaki benzerliklerin çok fazla olduğunu ortaya koymuştur. Arada bazı farklılıklar da bulunmasına rağmen bunlar çok küçük farklar olarak ifade edilmektedir. Yani bir cinsi diğerinden üstün ya da alçak kılacak farklar değildir.

Genel olarak bakılırsa kadınlar dilsellik, sosyallik ve duyguları ifade etme bakımından erkeklerden daha iyi performans ortaya koymaktadırlar. Erkekler ise matematik, uzamsal ve mekanik konularda kadınlara oranla nispeten daha iyidirler. Bu farklar grup ortalamaları olup tek tek her birey için geçerli değildir.

Sağlıklı Cinsel Gelişim İçin Eğitsel Öneriler

Cinsellik bir tabu olarak değil, doğal bir ihtiyaç olarak kabul görmelidir.

Anne-babalar çocukların cinsel merakını bastırmak yerine basitçe onların merakını giderecek bir iletişim kurabilmelidir.

Çocuk eğitiminde davranışlar sözden daha etkilidir. Yetişkinler onlara olumlu modeller sergilemelidir.

Çocukların cinsel organları bir eğlence haline getirilmemeli, onları teşhir etmekten kaçınılmalıdır.

Anne-babalar kendi ilişkilerinde ve bedenlerinde mahremiyeti sağlamalıdır.

Çocuklar ve gençler başıboş ve ilgisiz bırakılmamalıdır. İlgisiz kalan çocuklar kendi bedenlerine yönelebilir. Çocuklar uygun sosyal faaliyetlere teşvik edilmelidir.

Cinsel tehdit ve taciz durumlarından korunma yolları çocuklara öğretilmelidir.