Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu

Kültür varlıklarının korunması ve yaşatılması, tarihimizin ve kent kimliklerinin sürekliliği açısından büyük önem taşımaktadır. Tarihî mirasın korunması geçmişteki sosyal, ekonomik, kültürel yaşamın ve yaşam biçimlerinin günümüze aktarılmasında oldukça önemlidir.

Korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olarak ikiye ayrılmaktadır.

Koruma kurulu; arkeoloji, sanat tarihi, hukuk, mimari ve şehir plancılığı konularında uzmanlaşmış kişiler arasından Bakanlıkça seçilecek yedi temsilciden oluşur.

Koruma kurulu, Bakanlıkça seçilen 7 daimi üyenin salt çoğunluğunun katılımı ile toplanır ve karar alır, ancak karar yeter sayısı dörtten az olamaz. Ayrıca, toplantılara 7 daimi üyenin yanı sıra görüşülecek konuyu ilgilendiren kurumlardan teknik temsilci katılması beklenir.

Tekil yapıların korunması, geçmişteki yapıların çevresiyle kurduğu ilişki ve bütün içindeki yerinin/rolünün anlaşılması ve yaşatılması anlamında yeterli olmamaktadır. Yapıların özgün çevreleri ile birlikte korunması, içinde barındırdığı hayatı yansıtması açısından önemlidir. Bu bağlamda atılan en önemli adımlardan biri kentsel dönüşüm çalışmaları ve koruma amaçlı imar planlarının üretilmesidir.

Koruma Kanunu’nun 17’nci maddesi gereğince bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plan uygulamasını durdurur.

Koruma Kanunu’nun 16’ncı maddesi gereğince, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile koruma amaçlı imar planı alanlarında ilgili plana; sitlerde ise sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır.

Koruma Kanunu’nun 18’nci maddesi gereğince, tescilli taşınmaz kültür varlıklarının rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin hazırlanması ve bunların uygulanmasında restoratör mimar veya mimarın bulunması zorunludur.

Tescilli parsele komşu olan veya aralarından yol geçse dahi bu parsele cephe veren parseller koruma alanı olarak kabul edilmektedir.

Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır.

Tespit işlemlerinde, kültür ve tabiat varlıklarının yapım tarihi, sanatsal özellikleri, bulundukları bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır.

Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur. Tescil edilen yapı için anıt fişi düzenlenir.

Tescilli yapılar; tarihi ve estetik değer taşımaları veya sokak ve siluetlerin öğeleri olmaları sebebiyle iki gruba ayrılırlar. Birinci grup yapılar anıtsal yapılar olup, ikinci grup yapılar ise sivil mimarlık ürünü olarak adlandırılan konutlardır.

Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında Koruma Bölge Kurulunun izni alınmadan hiçbir inşai ve fiziki müdahalede bulunulamaz. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşai ve fiziki müdahale sayılır.

Korunması gerekli kültür varlıklarına müdahale biçimleri bakım, onarım ve yeniden yapma olarak üç gruba ayrılır. Onarım ise basit ve esaslı olmak üzere iki alt başlıkta ele alınmaktadır.