Afet Riski Altında Yapılaşma

Afetler, toplumun tamamı ya da bir kesiminde can ve mal kaybına neden olan ve insan faaliyetlerini kesintiye uğratan büyük ölçekli olaylardır.

Bir olayın afet olarak adlandırılabilmesi için, insan toplulukları ve yerleşim yerleri üzerinde kayıplar meydana getirmesi ve insan faaliyetlerini durdurarak ya da kesintiye uğratarak bir ya da daha fazla yerleşim birimini etkilemesi gerekmektedir.

Oluşum hızlarına göre afetler; yavaş gelişen afetler ve ani gelişen afetler olarak ikiye ayrılırlar.

Yavaş gelişen afetlere kuraklık, kıtlık, açlık, çölleşme gibi örnekler verilebilirken; deprem, çığ, sel, hortum ve dev dalga vb. afetler ani gelişen afetlerdir.

Afetler, kaynaklarına göre ise doğal afetler ve insan kaynaklı afetler olarak ikiye ayrılır.

Doğal afet; büyük oranda veya tamamen insanların kontrolü dışında gerçekleşen, mal ve can kaybına neden olabilen tehlikeli ve genellikle büyük çaplı olaylara denir.

Kaynaklarına göre doğal afetler jeolojik doğal afetler, biyolojik doğal afetler, ve klimatik ya da meteorolojik doğal afetler olarak üç alt grupta incelenmektedir.

İnsan kaynaklı afet; insanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran insan kökenli olaylara verilen genel bir isimdir.

İnsan kaynaklı afetler ise kendi içinde iki grupta incelenir; sosyal afetler ve teknolojik afetler.

Sosyal afetler; insanın barınma, beslenme, ekonomi ve politika gibi beşeri kaynaklı nedenlerle ortaya çıkan açlık, savaş, göç, ekonomik kriz gibi afetlerdir.

Teknolojik afetler ise insanın yeryüzündeki faaliyetlerinden ve yanlış uygulamalarından kaynaklanan kazalar ile biyolojik ve kimyasal silahların kullanılması ile ortaya çıkan afetlerdir.

Türkiye’de en çok rastlanan afetler deprem, sel, heyelan, orman yangını gibi doğal; ve maden kazaları, göç ve savaş gibi insan kaynaklı afetlerdir.

Ülkemizde kentsel risk analizleri veya sakınım planlaması çalışmaları yapma yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığındadır.

İmar planları sakınım planları esas alınarak hazırlanır.

Böylece; imar planlarında afete maruz ve riskli alanlar belirlenerek, buraların yapılaşmaya kapatılması ya da özel koşullarla imara açılması sağlanır.

Dere koruma kuşakları, taşkın risk alanları, deprem fay hatları gibi bölgeler afete maruz ve riskli alanlardır.

İmar planlarında afete maruz ve riskli alanlar belirlenerek, buraların yapılaşmaya kapatılması ya da özel koşullarla imara açılması sağlanır.

Mevcut yapılaşmış bir yerleşimin yapı stoğu ise afet riski altında olduğu belgelenen bir kısmı kentsel dönüşümle yenileme kapsamına alınabilir.

Afet riski altında yapılaşma koşulları Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik ile belirlenir.

Türkiye'de%42'si ileri derecede deprem riski altındadır.

Depreme dayanıklı yapı yapmanın ilk koşulu planda ve kesitte düzenli, sürekli ve simetrik taşıyıcı sistemler yapmaktır.

Plandaki girinti ve çıkıntıların kütlenin tamamına oranı 1/5'den fazla olmamalıdır.

Planda galeri boşlukları ve taşıyıcı elemanlar simetrik ve dengeli dağıtılmalıdır.

Kesitte, kat yükseklikleri ve katlarda kullanılan toplam taşıyıcı kesit alanları aynı kalmalıdır.

Kesitte, perdeler zemine kadar aynen gitmeli, başka bir taşıyıcı üzerine oturtulmamalıdır.