Menkul Varlıklarda Değerleme
Türk Ticaret Kanunu’nun 420. maddesine göre, "Anonim şirketlerin ödünç para bulmak için itibari kıymetleri eşit ve ibareleri aynı olmak, üzere çıkardıkları borç senetlerine tahvil denir." Yatırımcısına uzun vadeli sabit gelir sağlayan uzun vadeli bir menkul değer türüdür. Tahvil sahibine belirli tarihlerde faiz ve anapara ödemesi taahhüt eden orta ve uzun vadeli menkul kıymet türüdür. Tahvili çıkaran ihraççı ile borçlu arasındaki ilişki anaparanın ödenmesi ile son bulmaktadır. Hisse senedine göre daha az riskli olan bu araç değişken veya sabit faizli çıkarılabilir.
Başlıca değer tanımları nominal değer, piyasa değeri ve ihraç değeridir.
Nominal Değer; Tahvilin üzerinde yazılı olan değerdir. Vade sonunda tahvil sahibinin eline geçecek para tutarıdır.
İhraç Değeri; Tahviller nominal değerden ihraç edilebileceği gibi üzerinde yazılı olan değerden daha düşük bir değerden de primli olarak ihraç edilebilirler.
Piyasa Değeri; Piyasa faiz oranlarına ve arz-talep koşullarına bağlı olarak tahvilin piyasada oluşan değeridir. Vade sonunda, piyasa değeri, nominal değere eşitlenir.
Yatırım, bir miktar kaynağın ya da paranın, daha yüksek bir miktar olarak geri alınacağı beklentisiyle belli bir süre için bir alana tahsis edilmesi, bağlanmasıdır. Belli bir miktar tasarrufu bulunan her özel ya da tüzel kişilerin bu tasarrufu ile yatırım yapabileceği çok sayıda seçenekleri vardır. Altın, gümüş, platin gibi kıymetli madenlere; arsa, daire, bina gibi taşınmazlara; bir işletme kurarak kendi işine ya da tahvil, hisse senedi gibi menkul kıymetlere yatırım yapabilir. Hangi yatırımın tercih edileceği, her bir yatırımcının beklentileri doğrultusunda her bir yatırım alternatifi için yaptığı değerlendirmeye bağlıdır.
Finans literatürde değer kavramı, kıymet, önem ölçüsü, paha, karşılık, göreli bedel, parasal bedel, fayda gibi ifadelerle tanımlanmaktadır. Anlaşılacağı üzere değerin kesin ve genel kabul görmüş bir tanımı yapılmamakta, değer kavramının zaman zaman fayda, zaman zaman bedel, zaman zaman da fiyat kavramlarının eşanlamlısı olarak kullanıldığı görülmektedir. Ancak değer, bu kavramların tümü ile ilişkili ve etkileşim içerisinde olmakla birlikte tam olarak bu kavramlarla aynı anlamı taşımaz.
Değerlemenin amacı, varlığın gerçek (içsel) değerini belirlemeye çalışarak, yüksek veya düşük fiyatlandırılıp fiyatlandırılmadığını ortaya koymaktır. Mevcut piyasa fiyatı gerçek değerden yüksekse, varlığın fiyatının düşeceği, aksi durumda varlığın fiyatının artacağı düşünülmektedir. Bu sebeple, bir menkul varlığın gerçek değerinin hesaplanması yatırımcının doğru kararlar alabilmesi için oldukça önemlidir.
Bu ünitenin konusu, menkul varlıklarda değerlemedir. Bu kapsamda ilk olarak değerleme kavramı üzerinde durulmuş ve tahvil ve hazine bonolarının nasıl değerleneceği konuları ele alınmıştır.
Tahviller devlet veya şirketler tarafından orta ve uzun vadeli fon ihtiyaçlarını karşılamak üzere ihraç edilen menkul kıymetlerdir.
Tahvilin değeri, tahvilden elde edilecek nakit akışlarının (faiz ödemeleri ve anapara) bugünkü değerlerinin toplamına eşittir.
Tahvilden elde edilecek getirilerin hesaplanmasında, nominal getiri, cari getiri, elde tutma döneminde gerçekleşen getiri, vadeye kadar getiri ve yaklaşık vadeye kadar getiri kullanılmaktadır.
Hazine bonoları ise, devletin kısa vadeli fon ihtiyaçlarını karşılamak üzere ihraç edilirler.