Eğitim Felsefesi

Eğitimin bütün yönleri ile anlaşılması bilimsel bir incelemenin yanı sıra felsefi acıdan da sorgulanmasına bağlıdır. Eğitime bütünsel bir bakışı sağlayacak olan da eğitim felsefesidir. Eğitim felsefesi varlık, bilgi, siyaset, ahlâk, bilim felsefesi gibi bir felsefe disiplinidir. Eğitim felsefesi, eğitim olgusuna felsefi acıdan yaklaşır ve felsefe disiplini olduğu için bilimlerin değil felsefenin yöntemlerini kullanır. Felsefe nasıl gerçeği, bir bütün olarak anlamak ve sistemli olarak açıklamak isterse, eğitim felsefesi de eğitimi bütün yönleri ile ve ilgili olduğu alanları dikkate alarak bir bütün olarak kavramlaştırmaya ve açıklamaya çalışır.

Eğitim Felsefesinin Temel Problemleri

Eğitim felsefesinin üzerinde durduğu temel problemler: Eğitim nedir? Eğitimin hedef ve amaçları neler olmalıdır? Kimler eğitilmelidir? Neler öğretilmelidir? Sert ve katı kurallar mı uygulanmalıdır yoksa özgür bir ortam mı sağlanmalıdır? Eğitimde ödül ve cezanın yeri nedir? Geleneksel değerlere uygun bir eğitim mi verilmeli yoksa yeniliklere açık bir insan modeli mi yetiştirilmelidir? Eğitim meslek eğitimine yönelik mi olmalı yoksa kişiliklerin geliştirilmesine yönelik mi olmalı? Herkese ayrım yapmadan her yaşta eğitim verilmeli midir? Eğitim doğal ilgiler ve yeteneklere göre değişiklik göstermeli midir? Devlet eğitimde nasıl bir rol oynamalıdır?

Temel Felsefi Akımlar ve Eğitim

İdealizm ve Eğitim: İdealist eğitim anlayışı, evrensel nitelikteki ilkeler doğrultusunda öğrencilerin, hakikati arayan ve hakikate göre yaşayan insanlar haline gelmesini amaç edinir. İdealizm eğitimi bir bilgi aktarma süreci, bir meslek eğitimi olarak görmez, tam tersine bir dönüşüm süreci, ruhun gözünün hakikate çevrilmesi olarak değerlendirir .

Realizm ve Eğitim: Realizm, milliyetin, yaşanılan yerin, sahip olunan kültürel özelliklerin, cinsiyetin insanı belirleyici özellikler olmadığını, insanı insan yapan ortak doğanın akıl olduğunu savunur. Realizme göre insanlar, sahip oldukları aklı geliştirerek sosyal ve doğal gerçekliği kavrayabilir ve kendileri için sağlıklı ve gerçekçi tercihlerde bulunabilirler. Bu açıdan realist eğitim felsefesi, insanı insan yapan özellik olarak aklı alabildiğince geliştirmeyi amaç edinir. Eğitim de, yaşamı bilgi yoluyla dönüştürme işlevini yerine getirir .

Natüralizm ve Eğitim: Natüralist eğitim doğaya/doğal olana uygun şekilde özgür ve orijinal bir insan doğası oluşturmaya çalışır. Eğitim sürecinde insanlar, insan doğasının gerektirdiği şekilde ve bu doğaya uygun bir yaşam doğrultusunda yetiştirilebilirler.

Pragmatizm ve Eğitim: Pragmatizm açısından eğitimin en temel amacı sonraki deneyimlerin yönlendirilmesini mümkün kılacak şekilde bireyin gelişimini sağlamaktır. Dünya sürekli bir değişim içindedir ve insanda bu dünyaya ayak uydurmak için kendisini sürekli geliştirmek durumundadır.

Varoluşçuluk ve Eğitim: Varoluşçu eğitimin hedefi insanı özgürleştirmek, varoluşunun sorumluluğunu üzerine almasını sağlamak ve bir kişisel kimlik bilinci oluşturarak kaderinin belirleyicisi olmasını temin etmektir.

Eğitim Felsefesi Akımları

Daimicilik: Daimiciliğe göre eğitim, değişmez, mutlak, evrensel ilkelere ve değerlere dayanmalıdır. İnsan, toplum ve doğa hızla değişmesine rağmen, insanı insan yapan kalıcı değerler, evrensel ilkeler değişmemektedir. Eğitim kendisini insanın, toplumun ve hayatın değişmeyen gerçeklikleri üzerine kurmalıdır. Eğitim hayat ve varlıktaki değişmeyen doğayı, bilgiyi, erdemliliği ve güzelliği ön plana çıkarmalıdır. Eğitim daima ortak bir insan doğasını, temel insani ve ahlaki değerleri öncelikli görmelidir.

Esasicilik: Esasiciliğe göre insan toplumsal ve kültürel bir varlıktır. İnsan doğuştan bir bilgiye sahip değildir. Bilgi, sonradan tümevarım yoluyla elde edilir. İnsan doğası, bireysel, kültürel ve tarihsel yapılardan bağımsızdır. Tüm insanlarda ortak olan insan doğası iyi bir yaşam için şekillendirilebilir. Önemli olan insana nasıl bir eğitim verileceğidir. İnsan aldığı eğitime göre şekillenir ve ona göre davranır.

İlerlemecilik: İlerlemecilik geleneksel eğitimin aşırı şekilciliğine, sıkı disiplin anlayışına, pasif öğretimine karşı çıkar. Eğitim, toplumda geleneksel olarak devam eden standartları ve değişmez ilkeleri değil, sürekli değişen hayatı öğretmelidir. Eğitilmiş kişi hayata uyan değil, hayata yön veren, onu geliştiren kişidir. İlerlemecilik çocuğun ilgilerine yönelmekte, her çocuğun kendi hayatını kendisinin kurmasını amaçlamaktadır.

Yeniden Kurmacılık: Yeniden kurmacılıkta amaç toplumu değişen şartlara göre düzenlemek ve yeniden şekillendirmektir. Toplumu yeniden inşa etmenin en önemli aracıda eğitimdir. Bu yaklaşıma göre eğitimin en önemli görevi modern toplumlarda yaşanan krizleri aşmak için toplumun yeniden kurulmasını sağlamak olmalıdır. Toplum politika yoluyla değil eğitim yoluyla değiştirilecektir.