Sanat, Sanat Eseri, Zanaat, Sanatçı

Sanat ve sanatla ilgili düşünceleri, yaklaşımları ve kavramları değerlendirmek ve onlara yönelik yorumlar ve analizler yapmak gerçekten birçok zorluğu olan iştir. Çünkü bu tür yorumlar ve analizler derinlemesine birtakım bilgilere sahip olmayı gerektirir. Eğer bu konuda yeterince bilgi sahibi ve donanımlı değilseniz gerçekten işiniz çok zordur. Bazen donanımlı olmak bile yetmez, çok yönlü olarak olayları, sanatçıyı, sanat eserini iyi analiz etmek ve onlar hakkında derinlemesine bilgiye sahip olmak gerekir. Onun için herkes estetik ve sanata dair birtakım bilgileri elde ederek onların öğretilmesine katkı sağlayabilir. Ancak herkes hem estetik anlamda hem de sanat anlamında üretemez. Çünkü üretebilmek aynı zamanda yaratıcığı gerektirir. Bunun için hayal gücünüzün ve yaratıcılık özelliğinizin olması gerekir. Bir sanat eserini oluştura bilmek için bilmek ekstra donanımlara sahip olmak gerekir. Ayrıca duyularınızın da gelişmiş olması önemlidir.

Sanat, insanın eli ile oluşturulmuş nesnelerden ortaya çıkmıştır. Onun için insanoğlunun var olduğu andan itibaren sanatta vardır. Sanat, insanoğlunun kendisini ifade etmekte için kullandığı en önemli argümanlardan birisidir. Bazen sanat hayata dair tüm olup bitenleri anlatmanın en yaratıcı en etkin yollarından birisidir. Onun için sanat tüm insanlara hitap eden yaşamla ilgili olgulardır. Sanat belirli birey veya yöreye bağlı olarak ortaya çıkabilir ancak evrensel bir özelliğe sahiptir. Bir toplum veya bölgeyle sınırlandırılamaz. Sanat; bir duygunun tasarının veya güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık bir başka anlamda ise belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatıma denilir. Kısaca sanat, doğada hazır bulduklarımızın dışında, insanlar tarafından oluşturulmuş estetik değeri olan nesnelerdir. Sanat Arapça kökenli bir kelimedir. Yapmak, üretmek, meydana getirmek anlamına gelir. Her sanat eseri kendi özellikleri ile var olan, kendine has, başka benzeri olmayan bir özelliğe sahiptir. Bir sanat eserini ve onu ortaya koyan sanatçıyı değerlendirirken onların var olduğu dönemi de bilmek gerekir. Bugün onların var olduğu dönemi dikkate almazsanız ancak o sanatçının ve ortaya koyduğu eserdeki kullanılan teknik ve yöntemleri belirlersiniz. O sanat eserine ortaya çıktığı dönemle birlikte değer kazanır. Ancak bu yönüyle sanat eseri ve sanatçının estetik güzelliği ortaya çıkar. Estetik düşünce sadece insanların zihninde ve düşüncelerinde olan bir şey değildir. Bu estetik düşünceyi her türlü sanat eserinde görmek mümkündür. Bir sanat eserini anlaya bilmek için ille de onu ortaya koyan zihniyeti anlamak gerekmez. Onu doğal ortamında bazen görmek bile estetik anlamda etkileyici olabilir. Yaratıcılık ve ustalık sonucu ortaya çıkan üstün ve değerli eserlere de sanat eseri adı verilir.

Alımlayıcı bir sanat eseri karşısında hissettiklerini, duygularını dile getirerek ifade eden kişilerdir. Bir sanat eserinin güzelliğini ve değerini ortaya koyan kişiler bu alımlayıcılardır. Ancak bu algılama biçimleri kişiden kişiye farklı olacağı için değişik duygulanma ve haz biçimleri ortaya çıkabilir. Bu durumda sanatta farklı kuramlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Sanat açısından sanat eserinin var olabilmesi için ona estetik bir değerin yüklenmesi gerekir. Bir sanat eserini güzel ya da başarılı bir eser haline getiren özelliklere estetik değer denilir. Estetik değerin en güzel karşılığı güzellik, değersizliğin karşıtı da çirkinliktir. Bir sanat eseri karşısında sadece estetik suje ile estetik obje arasında bir bağ kurulmaz. Çünkü estetik objeye bu esnada bazı değerler yüklenir (Güzel, yüce, trajik, komik, çirkin, çocuksu gibi). İşte estetik objeye yüklemiş olduğumuz bu özelliklere estetik değer denilir. Bir başka tanımda ise sanat eserinin sergilediği denge, oran ve bütünlük gibi özelliklerine estetik değer denilir. Estetik değer sanat eserinin güzelliğine katkı sağlar. Estetik değerin varlığı estetik öznenin varlığına bağlıdır.

Sanat eserinin ortaya çıkması için sanatçının varlığı gerekliyken sanat eserinin yaşam bulması, değerlendirilmesi ve yorumlanması için de alımlayıcıya ve eleştirmene bağlıdır. Alımlayıcı ve eleştirmen olmadan sanat eseri değer kazanmaz. Eleştirmenler özel bir tür izleyici kategorisindedir. Onlar, bir sanat eseri hakkında yazıp çizen ve konuşan kişilerdir. Eleştirme, sanat eserinin iyi ya da kötü olduğunun ötesinde bir şeyler söylemeyi gerektirir.

İnsanların maddeye dayanan ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan, öğrenimle birlikte tecrübe, beceri ve ustalık gerektiren iş. Belli bir zanaatla uğraşan bir zanaatı meslek edinmiş kişiye de zanaatkâr denilir. Genelde belirli bir alan içerisinde kendilerine gelir sağlamak ve ihtiyaçlarını gidermek için kendilerine uğraşlar edinmişlerdir. Zanaatkârlık usta – çırak ilişkisi içerisinde öğrenilir. Ortaya konulacak ürünün her safhasında bilgi sahibi olmak gerekir.

Sanatçının maddi beklentisi yoktur ancak zanaatkârın maddi beklentisi vardır. Sanat eserinin benzeri yoktur, biriciktir; zanaat eserinin pek çok benzeri vardır. Zanaatkâr aynı ürünü birçok kez tekrarlar, sanatkâr ise her defasında özgün bir eser ortaya koymaya çalışır. Sanatçı yeteneğiyle doğar, zanaatçı bu becerisini sonradan kazanır. Sanatla zanaatın malzemesi ortak olabilir. Bir modacıyla, terzi kumaş gibi benzer malzemelerle uğraşır. Sanatın amacı estetik güzellik ve haz duygusu uyandırmaktır, zanaatınki ihtiyaçlara cevap vermek ve faydalı olmaktır. Zanaatkâr yaptığı işe karşılık çoğu zaman önceden belirlenmiş bir ücret alır, sanatkârın ise öncelikli amaçları arasında maddi beklenti bulunmaz.