Estetik, Sanat ve Sanat Felsefesi
Estetik yalnızca güzellik dediğimiz değeri inceleyen bir bilim dalıdır dersek, estetik biliminin alanını sınırlandırmış oluruz. Çünkü estetik biliminin ilgi alanı içerisine sadece güzellik değeri girmez. Estetik biliminin ilgi alanı içerisinde güzellik değerinin yanı sıra yüce, trajik, komik, zarif, ilginç, çocuksu ve çirkin gibi değerlerde bulunur. Çünkü güzelliğin dışında kalan bu değerlerinde en az güzellik kadar estetik bir anlamı vardır.
Güzel en genel anlamı ile bir nesneye yüklenilen ve onun tarafından taşındığına inanılan değerdir. Buradan da anlaşılacağı gibi güzel, kişilere göre, zamana göre bulunduğu bölgenin özelliklerine göre değişkenlik gösteren bir kavramdır.
Düşünürler genelde doğal güzellik ve sanatsal güzellik arasında bir ayırım yaparlar. İnsanın eli değmeden oluşmuş güzellik doğal, insanın yapıp ettiklerindeki güzellik sanatsal güzellik olarak kabul edilir.
Doğruluk; bilgimizin bir niteliği olarak var olanlar üzerine söylenenlerin var olanlara uygunluğunu gösterir. Güzel ise, bilginin bir niteliği değil, var olan üzerine söylenen önermenin yüklemi ya da öznesidir.
Güzel ve iyi kavramı ilk zamanlar birbiriyle aynı anlama gelecek şekilde kullanılmıştır. Bu iki kavramın birbirinden farklı olduğunu ilk olarak ünlü Düşünür Kant ortaya koymuştur.
Güzelin yücelikten farklı olduğu düşüncesi ilk kez Aristoteles tarafından ortaya konulmuştur. Ona göre güzellik sınırlı bir objeyi gerektirir. Yüce ise sınırsızlıktan sonsuzluktan gelir.
Güzel sürekli güzeldir hoşluk ve hazın süresi duruma göre değişebilir ve daha kısa sürebilir.
Güzel değeri her zaman güzeldir. Ancak fayda ise gelip geçicidir ve kişiden kişiye farklılık gösterir.
Çirkin kavramı genellikle güzelin karşıtı olarak tanımlanır. Bu kavramı ilk defa ele alan kişi K. Rosenkranz ’dır.
Günümüzde estetik; bize hoş, haz veya heyecan veren duygu olarak adlandırılır.
Bir sanat eserini güzel ya da başarılı bir eser haline getiren özelliklere estetik değer denilir.
Sanat eserlerine ve doğal güzelliğe verilen estetik tepkide yer alan duygusal unsura estetik haz denilir.
Estetik nesne karşısında estetik tavır alınan estetik yaşamın konusu ya da objesi olan şeydir.
Nesnenin taşıyıcısı olduğu güzellik değerini algılayan ondan etkilenmeden geçemeyen belli bir güzellik duygusuna estetik beğeniye sahip olan bilinçli insan varlığına estetik özne denilir.
Öznenin sanat eserine yaklaşım biçimine, tarzına ve ondan haz duymasına estetik tavır denilir.
Bir nesneye estetik bir tavırla yaklaşan belli bir estetik beğeniye bir güzellik duygusuna sahip öznenin söz konusu nesneye biçtiği değerin ifadesi olan, bu nesnenin güzel ya da hoş olduğu yönündeki yargı. İnsana bilgi veren bilişsel ya da mantıksal yargıdan ayrı olarak bir nesneye estetik özellik veya değer yükleyen yargı türüdür.
Estetik yargının önemli problemlerinden birisi ortak estetik yargının olup olmadığı konusundadır. Özellikle bu konuda farklı görüşler ortaya konulmuştur. Estetik değerin sadece sanat eserine ait bir şey olduğunu kabul edenler aynı zamanda estetik yargını ortak olduğunu da kabule derler (Cevizci, 2012). Bu yaklaşıma değerin nesnede bulunduğunu ileri sürdüğü için estetik nesnelcilik (objektivizm) denilir.
Estetik yargı ile ilgili estetik yargının ortak olmayacağını iddia eden yaklaşımlardır. Onlar estetik değerin sanat eserine özne tarafından yüklendiğini söylerler. Bu görüşü savunanlara estetik öznelcilik (Sübjektivizm) denilir.