Estetik, Sanat ve Sanat Felsefesi
Sanat, insanoğlunun ilk var olduğu andan itibaren kendisini ifade etmekte için kullandığı en önemli argümanlardan biridir. Çünkü sanat hayata dair tüm olup bitenleri anlatmanın en yaratıcı en etkin yollarından biridir. Sanat, bilimlerde olduğu gibi var olan olguları anlama cabasında daha farklı bir şeydir. Bilim ve sanatta da teknikleri kullanabilmek önemlidir. Ancak sanatta sanatçının yaratıcılık ve hayal gücünün de olması gerekir.
Felsefede üç temel soruya karşılık üç temel disiplinden bahsedilebilir. Doğru nedir sorusu ile epistemolojik yani bilgi sorunu, iyi nedir sorusu ile etik sorunu, güzel nedir sorusu ile estetik sorunu ele alınmış olur. Bu üç disiplinin araştırma alanları, ilgilendikleri problemler ve bunlara yönelik çözüm önerileri birbirinden bağımsız düşünülemez. Ancak insanın kendisi (düşünen nesne) içinde bulunduğu toplumu ve o toplumun yönetsel tavrına yönelik eleştirilerde bulunabilir.
Estetik açısından önemli olan konulardan biri de estetik deneyim ve estetik nesnenin ele alınış biçimidir. Estetik deneyimi, kendisine konu olarak doğadaki nesneleri ya da sanat eserlerini alır. Estetik deneyimi anlayabilmek için teorik ve pratik deneyimi de ele almak gerekir.
Estetiğin yeni bir bilim olduğunu söyleyebiliriz. Ancak estetiğin problemleri onun bilim olmasından daha eskidir. Onun için estetik problemleri, geniş bir varlık alanına sahiptir.
Estetik biliminin kurulmasını sağlayan ve ona bu adı veren bilim adamı Alexander G. Baumgarten’dir (1714 -1762). Baumgarten yazmış olduğu “Aesthetica” adlı eserinde estetik biliminin açıklamasını yaparak estetik biliminin temellendirilmesini sağlamıştır. Ancak “Şiirler Üzerine Bazı Felsefi Düşünceler” adlı doktora tezinde ilk kez estetik kavramını kullanmıştır. Birçok düşünür estetiği sadece güzel kavramı içerisinde ele almamış güzelin dışındaki değerleri de incelemiştir.
Estetik hem doğadaki güzelliklerle hem de sanatçının ortaya koyduğu güzelliklerle ilgilenir. Sanat felsefesi sadece sanatçının ortaya koyduğu güzelliklerle ilgilenir. Estetik kavramı Gerekçe “Aisthesis” ya da “Aisthanesthai” kelimelerinden gelen bir anlama sahiptir. Aisthesis kavramı duyum, duyular, algı anlamına gelirken, Aisthanesthai duyu ile algılama anlamına gelmektedir.
Sanatı felsefi açıdan değerlendirmek, sanatla ilgili kavram ve ifadelerin analizini yapmak ve onlarla ilgili olguları açığa çıkartmaya çalışmak oldukça zor bir iştir. Çünkü bunu yapabilmek için içinde bulunan toplumda felsefe ve sanatla ilgili birtakım olgulara ve kavramlara yönelik ciddi birikimin olması gerekir.
Günümüze gelinceye kadar sanat birçok farklı ölçütlerle sınıflandırılmıştır. İlk sınıflama öznel olan sınıflamadır. Genelde farklı sistemler içerisinde yer alan düşünürlerin sınıflamasıdır. Bir diğer adıyla hiyerarşik düzene göre sınıflamada denilir. Bir başka düşünür gurubu ise nesnel ölçütlere göre sanatı sınıflandırmıştır. Örnek; sanatın kullandığı araçlara ve ortama göre sınıflandırma yapanlar; işitsel sanatlar (müzik), görsel sanatlar (resim, heykel) gibi.
Sanat felsefesi, felsefenin sadece sanat eserleri ile ilgili, bağlantılı problemlerini ve kavramlarını ele alan disiplinine denilir. Özelliklede form, anlam, dışavurum, soyutlama, sembol ve güzellik gibi kavramları analiz eden bir daldır. Ayrıca sanat felsefesi sanat eserinin ve bu eserlere yönelik beğenilerin nedenini araştırmaya çalışır. Bir takım düşünürler estetiğin sanat felsefesinden kapsamlı olduğunu söyleseler de genel görüş Kant’ın estetik alanını felsefeyle bir araya getirerek bir çeşit sanat felsefesi haline dönüştürdüğü yönündedir. Aslında Sanat felsefesi estetiğin bir parçasıdır. Sadece insan etkinliği sonucu ortaya çıkan sanat yapıtlarını dikkate alır ve onları değerlendirir.
Yapıtın ortaya çıkması için sanatçının varlığı gerekliyken yapıtın yaşam bulması, değerlendirilmesi ve yorumlanması için de izleyici ve eleştirmen gereklidir. Sanat toplumun özgür dili olmalıdır. Ayrıca sanatçı ve onun eseri olan sanat eseri etik açıdan da toplumun dili olabilir. Toplumun ve onu temsil eden bireylerin kendilerini tanımalarına katkı sağlar. Estetik ve sanat, onu yaratan özne açısından veya sanatçıyı etkileyen algılar ve onun yaratıcılığını etkileyen nesnel gerçeklik açısından değerlendirile bilir.
Sanatçı; tüm algılarını kullanarak oluşturacağı eserinde kullanacağı teknikleri seçerek tasarlayan ve bunlara hayal gücü ve yaratıcılığını da ekleyerek eserini oluşturan kişidir. Bir sanat eserinin güzelliğini daha ziyade ortaya koyan kişiler bu alımlayıcılardır. Ancak bu algılama biçimleri farklı sanat kuramlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur.