Akadlılar

Akadlılar, Sami menşeli bir toplumdur. Akadlılar, Mezopotamya’nın sınırları bakımından siyasi bir birlik sağlamayı başarmış ilk büyük devlet olmuştur.

Akadlılar hakkında bilgi veren en önemli kaynaklardan birisini Sümer kral listeleri oluşturmaktadır. Yazılı belgelerde katipler yıl adlarını bir araya getirerek sistemli bir tarihleme metodu oluşturmuşlar ve daha sonra bu coğrafyaya hakim olan medeniyetlerin de kullanacağı bir kronoloji sistemini tesis etmişlerdir. Kral listeleri dışındaki bilgiler, büyük bir bölümü sonraki döneme ait Eski Babilce çivi yazılı tabletlerden elde edilmektedir. Akadlılar, Mezopotamya’nın siyasal açıdan bilinen ilk merkez îdevletidir.

Akadlılar: Akad adı, MÖ 2350 yıllarına doğru hem Sami kökenli toplumları ifade etmek hem de Hit- Samarra hattı ile Nippur arasında kalan bölgeyi tanımlamak için kullanılmaktaydı. Sami topluluklar göçler neticesinde Fırat kıyılarına kadar gelmiş olsalar da yeterince güçlü olmayışları ve bölgeye yabancı olmalarından ötürü siyasi bir örgütlenme oluşturamamışlardır. Bölgede şehir devletleri arasında olan çatışmalar, Samilere siyasi örgütlenme meydana getirmek için fırsat oluşturmuş, ilk fırsatta da Sargon öncülüğünde bir araya gelerek Sumer hâkimiyetine son vermiş ve Akad Devletini kurmuşlardır

Sargon Dönemi: Akad kralı Sargon, tarihin bilinen ilk imparatorudur. Sargon’un hâkimiyetinden sonra tarihte ilk defa Kuzey ve Güney Sumer kentleri birleşmiş tek bir idari çatı altında toplanmıştır. Sargon tarihte ilk düzenli orduyu kurmuştur. Kendisini ilk defa ş ār-kişşati, yani “ Dünyanın Kralı ” ilan etmiştir. Yazılı belgelere göre Sargon, Kiş veya Babil yakınlarında Agade adlı bir başkent kurmuş, kendisi için bir saray ve tanrıları için de büyük tapınaklar inşa ettirmiştir. Sargon 56 yıllık saltanatı boyunca kayıtlara geçen en az 34 savaş yapmıştır. Sargon’un şöhretini arttıran unsurlardan bir tanesi de Batı’ya olan seferlerdir. Batı kelimesinin Anadolu’yu işaret ettiğini bilmekteyiz. O, Amanoslara ve Toroslara kadar olan bölgeyi zapt etmiştir. Orta Anadolu’da bulunan tüccarlara yardım etmek amacıyla Anadolu’ya sefer düzenlemiş ve Puruşhanda’nın öncülük ettiği yerli kralları bertaraf etmiştir. Sargon döneminin sonlarına gelindiğinde ise Sümer başta olmak üzere Mezopotamya’nın birçok bölgesinde çıkan isyanlar, Sargon’un yaptığı seferleri durma noktasına getirmiştir. Mevcut isyanlarla mücadele halindeyken MÖ 2279 yılında ölen Sargon’un krallığını oğulları devralmıştır.

Rimuş ve Maniştusu Dönemleri: Maniştusu, babası Sargon hayattayken üstlendiği görevlerden dolayı babasının ölümünden sonra kendisinin tahta geçeceğini düşünüyordu. Ancak tahta ilk olarak Rimuş geçmiştir. Rimuş, ülkenin batısı ve güneyindeki, Maniştusu ise doğu ve kuzeydeki isyanlarla uğraşmıştır. Rimuş, bölgedeki isyanlar neticesinde kontrol altına alınamayan Ur, Umma, Adab, Lagaş, Der ve Kazallu şehirlerinin yanında Elam ve Barahşi ülkelerini de yeniden zapt etmiştir.

Dokuz yıl saltanatta kalan Rimuş, kardeşi Maniştusu’nun da içinde bulunduğu bir saray entrikası sonucu öldürülmüştür. Maniştusu’nun tahta geçmesi bir takım problemleri de beraberinde getirmiştir. Saltanatı boyunca Maniştusu’nun isyanlarla mücadele içinde olmuştur. Sonuç itibarıyla, Rimuş ve Maniştusu babaları Sargon’un kurduğu krallığı başarılı bir şekilde devam ettirmişlerdir. Ülke içinde çıkan isyanların iki kardeşin döneminde de başarılı bir şekilde bastırılması, bu başarının göstergesi niteliğindedir.

Naram -Sin Dönemi: Maniştusu’dan sonra Rimuş’un oğlu Naram -Sin tahta geçmiştir. MÖ 2254- 2218 yılları arasındaki 36 senelik zaman diliminde Naram -Sin, dedesinin seferlerine devam ederek sınırları genişletmiş ve Akad’ın en parlak dönemini yaşatmıştır. Naram-Sin’in kendisini tanrılaştıracak kadar kibirli bir kral idi. Tello’da bulunan iki tablete basılmış mühürde onun açıkça kendisini “Akad Tanrısı” olarak tanımlamaktadır. Naram -Sin dönemindeki önemli bir olay, kuzeyde vuku bulan 17 kralın isyanıydı. Naram -Sin’in Akad Ülkesi’nin kuzeyinde Ebla, Anadolu ve Suriye bölgesindeki 17 şehrin kurduğu koalisyona karşı kazandığı zaferin kanıtı ise Anadolu’da büyük bir imparatorluk kuran Hititlere ait belgeler arasında bulunmuştur.

Şar-Kali-Şarri Dönemi ve Akad’ın Çöküşü: Naram -Sin'in’den sonra kral listesine göre, yerine oğlu Şar -Kali-Şarri geçmiştir. Naram-Sin zamanına Akad İmparatorluğu sarsılmaya başlamıştı. Bu şartlar altında Şar -Kali-Şarri’nin idaresinde karışıklık ve huzursuzluklar başlamıştı. Şar-Kali-Şarri döneminde Sami göçlerinin ikinci büyük dalgası kabul edilen Amurru göçleri Mezopotamya’nın yapısında değişikliklere neden olmuş ve Kuzey Suriye’de demografik hareketler hız kazanmıştır. Doğuda ise dağlık bir kavim olan Gutiler, Mezopotamya’da geniş çaplı göç hareketlerinde bulunmuşlardır. Bu dönemde Mezopotamya kentleri Gutiler tarafından ele geçirilip yağmalansa da Şar -Kali-Şarri, Gutileri geri püskürtmüş olmalıdır. Ancak, Şar -Kali-Şarri’nin 25 yıllık saltanatının sonucunda ölmesi neticesinde hanedan zincirinin bozulması ile birlikte Akad Devleti yıkılmıştır.