Mesleki Hastalıklarda Ergonomi
Meslek hastalığı, işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğranılan geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza hâlleri olarak tanımlanır.
İş kazaları gibi meslek hastalıkları da kişinin çalıştığı iş dolayısıyla karşılaştığı tehlikelerle ilgili bir durum, dolayısıyla İSG’nin önemli çalışma alanlarını oluşturmaktadır.
Doğal ve suni olarak kişiyi saran hava basıncının kısa bir süre içinde düşmesi “Dekompresyon Hastalığı” yapar.
Titreşimin (vibrasyon) zararları ise genellikle delici matkap, testere gibi çok titreşim yapan hava basınçlı alet ve makinelerle çalışanlarda görülür. Bu tip aletler vücutta kuvvetli gerilimler meydana getirir.
Titreşimin insan üzerindeki yükü, periyodik olup olmamalarına, etki süresine, titreşim yönüne ve vücuda giriş yönüne bağlıdır.
Radyasyon (ışınım), iyonizan ya da noniyonizan türde olabilir. Noniyonizan grupta mor ötesi (ultraviyole) ve kırmızı ötesi (infrared) ışınlar yer alır.
Gama Işınları, çok zararlıdır. Az bir miktarda bile bu ışınlara maruz kalınması halinde, kansere sebep olur.
Çevremizde doğal gama ışını kaynağı yoktur. Uzaydan gelen gama ışınlarını da atmosfer büyük oranda engellemektedir.
Morötesi Işınlar, insan sağlığına zararlıdır. İyonizan radyasyon ise alfa ve beta partikülleri veya gama ve röntgen ışınları şeklinde olabilir. Bu tür radyasyonda en önemli etki kanserojen olması özelliğidir. X (Röntgen) Işınları ise kansere sebep olur.
Çevremizde X-ışını yayan doğal kaynak yoktur. Ama bu ışınlar atmosferden geçemezler. Röntgen cihazları içimizi X-ışınlarını kullanarak görüntülerler. Bu ışınlar zararlı olduğu için gereksiz yere röntgen filmi çektirmek iyi değildir.
Alfa ışınları, helyum atomu çekirdekleridir. Yani bir proton ve bir nötron. Kansere neden olur. Beta Işınları ise, hareket eden serbest elektronlardır.
Kozmik Işınlar, içinde alfa, beta ışınları ve çeşitli atom altı zerreler bulunduran, evreninin çeşitli yerlerinden gelen radyasyondur. Bu radyasyonun pek azı dünya atmosferinden geçebilir. Uzayda ise uzun süre kalanlar için tehlikelidir.
Tozlar, partikül büyüklüğü 1 ile 100 mikron arasındadır. Tozlar ne kadar ince olursa, havada asılı kalma süreleri o kadar uzar ve solunum ile vücuda alınmaları o kadar kolay olur.
Lift yapısına sahip tozlar, daha ziyade pamuk ve pamuk ile ilgili iş kollarında çalışanlarda ve talkla, asbest (akciğer kanserine sebep olarak gösterilen asbest kimyasal ve ısıya dayanıklı bir maddedir) ile uğraşanlarda meslek hastalığı yapar.
Fibrojenik tozlar daha ziyade akciğerlerin yapısını bozarak etki eder. Asbestoz hastalığı amyant tozlarının solunmasıyla oluşur. Bu madde ile uğraşanlarda akciğer kanseri dahi oluşabilir.
Silisyum tozları kum ocaklarında, maden kuyularında, seramik, fayans, porselen, cam endüstrisinde çalışanlarda görülür. Talkos hastalığı, talkozla uğraşanlarda görülen bir hastalıktır, akciğerlerin yapısını bozar.
Bisinoz pamuk tozlarıyla meydana gelen bir meslek hastalığıdır. Pamuk, dokuma endüstrisinde pamuk işinde çalışanlarda sıkça görülür.
Hava içinde toz halinde bulunan radyoaktif maddelerin yaymış oldukları iyonize ışınlar, insan organizmasının hücre ve dokularında hasar yapar, tümör oluşumuna ve genetik bozukluklara neden olurlar.
Alerjik Tozlar, duyarlı kişilerde ateş, astma (astım), dermatitler gibi çeşitli alerjik reaksiyonlara yol açabilen tozlardır. Çeşitli bakteri, maya küf ve polenler de böyle etki gösterebilirler. Pamuk, keten, kenevirle çalışanlarda, dokuma fabrikası işçilerinde görülen bisinoz, fırıncılarda un nedeniyle görülen bronşial astma allerjik tepkilerdir.
Boğucu Gazlar, basit ve kimyasal boğucu gazlar olarak iki grupta incelenir. Basit boğucu gazların başında “karbondioksit” (CO2) gelir. Fermantasyon olaylarının geçtiği yerler, kuyu ve tüneller, yangın söndürme aygıtları imalat yerlerinde bu gaza rastlanır.
Kimyasal boğucuların başında karbonmonoksit (CO) ve hidrojensülfür (H2S) gelir. İritan (tahriş edici) Gazlar, amonyak, farmaldehit, azotdioksit başlıca iritan gazlarıdır.
Amonyak başlıca gübre üretiminde, boya üretiminde, soğutucu olarak kullanma işlerinde çalışanların gözlerinde ve solunum yollarında tahriş edici bir etki yapar. Azotdioksitler ve diğer azotoksitler, patlayıcı madde ve boya imalatında da kullanılır.
Sistemik zehirli gazlar, endüstride karşılaşılan bir çok maddelerin buhar ve gazları sistemik zehir etkisi göstermektedir. Bunların başlıcaları: Benzen, cıva buharı, fosfor bileşikleri, kurşun oksit buharı, kadmiyum bileşikleri, arsenikli hidrojen, karbon sülfür.
Suyun çözücü özelliği endüstride kullanılan maddeleri çözmek için yetersizdir. Bu sebeple organik sıvılar kullanılır. Bu sıvılara “Endüstriyel Çözücü veya Solventler” denir. Bunlar çözücülükleri ötesinde üretimde ilk madde veya ara madde olarak kullanıldıkları için tercih edilirler.
Bazı iş kollarında (mikrop taşıyan madde veya hayvanlarla çalışılan yerlerde) havada, suda ve toprakta vb biyolojik bazı hastalıklar ile karşılaşılır.
Meslekî enfeksiyon hastalıklarından (hastalık yapan mikroplardan) korunmada, başta vücuttaki açık yaralar iyi kontrol edilmeli, yaralanmalarda tetanos aşısı yaptırılmalıdır.
İşin durumuna göre işçiler belirli sürelerle tıbbi muayenelerden geçirilmeli ve bu süre altı ayı geçirilmemelidir.
Lokal Havalandırma: Belirli bir bölgenin havalandırılmasıdır.
Genel Havalandırmada: İşyerlerinde devamlı olarak ortam havasını değiştiren sistemler yapılır ve her iş bitiminden sonra iş yeri pencereler açılarak havalandırılır.
İşyeri ortamında biyolojik (kan ve idrar vb.) ve çevresel (gürültü, zararlı toz ve gaz) ölçümler yapılmalıdır.
Çalışırken ortaya çıkan atmosfer kirliliğinden kaynaklanan tehlikelerin gözlem ve kontrolü ve bunlardan kaynaklanan hastalık ve tehlikeler ile çevre kirliliği kontrolünün bir dalı olan “İşyeri Hijyeni” ilgilenir.
Meslek hastalıklarının önlenmesi ve çalışanların sağlığının korunması için KKD kullanımı büyük önem taşır.
Çalışanlara meslek hastalıkları konusunda eğitim vermek, İSG açısından önemli bir adımdır.
Çalışanlara meslek hastalıkları konusunda eğitim vermek hem çalışanların sağlığını korumak hem de işyerinde güvenli bir ortam sağlamak için kritik bir unsurdur.