Ruh Sağlığı Epidemiyolojisi
Ruh sağlığı, erken çocukluktan ölüme kadar devam eden; düşünce, iletişim becerileri, öğrenme, duygusal gelişim ve kendine güven ile güçlenen süreci ifade eden bir kavramdır.Kişinin beden sağlığı ve ruh salığı genel sağlığın belirleyicisidir.Toplumdaki ruhsal sorunları önlenmek, mevcut hastaları erken tanı ile tedavi etmek ve ruhsal sorunlara yönelik hizmetleri yerine getirebilmek için epidemiyolojik çalışmalara ihtiyaç vardır.
Ruh Sağlığı Epidemiyolojisi ile İlgili Bazı Temel Kavramlar
.Ruh Sağlığı: bireyin kendisiyle ve çevresiyle dinamik bir denge ve uyum içinde olmasıdır.
Ruhsal Bozukluk: Bireyin duygu, düşünce ve davranışlarında çeşitli düzeylerde tutarsızlık, aşırılık, uygunsuzluk ve yetersizlik özellikleri taşımasıdır.
Psikiyatri: Ruh hastalıklarının nedenleri, belirtileri, çeşitleri ve tedavisiyle uğraşan bilim dalına olarak adlandırılır
Epidemiyoloji: Toplumdaki hastalıkların ya da sağlığı olumsuz yönde etkileyen her türlü olayın toplum içindeki dağılımını, dağılımı etkileyen risk faktörlerini, risk faktörlerinden korunma yollarının ve hasta olanlara uygulanan tedavilerin etkinliğini inceleyen bilim dalıdır.
Ruhsal Bozukluk ya da Hastalıkların Epidemiyolojisi
Dünyadaki en büyük epidemiyolojik çalışmalardan biri ABD’de “Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü” tarafından yapılan “Epidemiyolojik Alan Çalışması”dır.Aynı çalışmada kadınlarda anksiyete bozukluklarının, erkeklerde ise alkol ve madde kullanımının en yaygın tanılar olduğu saptanmıştır.Türkiye’de ruhsal sorunlara yönelik ilk veriler ülke genelini temsil eden “Türkiye Ruh Sağlığı Profili” araştırmasından elde edilmiştir.En sık karşılaşılan ruhsal bozuklukların depresyon, anksiyete ve somatoform bozukluklar olduğu saptanmıştır.
Ruhsal Bozukluklara Neden Olan Faktörler
1 Ruh Sağlığını Etkileyen Kişisel Faktörler
Genetik: Kalıtım araştırmalarında duygulanım bozukluğu olanların 1.derece akrabalarında hastalanma riskinin genel nüfustaki riske göre 2-3 kat yüksek olduğunu göstermektedir.
Yaş: 40 yaş üzerinde depresyon ve uyku bozuklukları; 45 yaş üzerinde nevrozlar; 65 yaş üzerinde organik kökenli ruhsal bozukluklar daha yaygın olarak görülmektedir
Cinsiyet: Ruhsal sorunlar genellikle kadınlarda erkeklere göre daha yaygındır. Kadınlarda özellikle nevrozlar, psikosomatik hastalıklar, depresif bozukluklar, uyku bozuklukları ve depresyonda kronikleşme görülür. Erkeklerde ise alkolizm, ilaç alışkanlıkları ve kişilik bozuklukları daha yaygındır.
Sosyo-ekonomik durum: Genel olarak ruhsal bozukluklar alt sosyoekonomik kesimlerde daha yaygın iken alkolizm ve ilaç alışkanlıkları üst gelir gruplarında daha yüksek oranlarda görülmektedir.
Mesleği: Kişinin severek ve isteyerek mesleğini yapması ruh sağlığını olumlu etkilemektedir.
Medeni durum: Kişilerin ruh sağlığını medeni durum da etkiler. Sevgi, saygı ve hoşgörü ilkesine dayalı olan evliliklerde kişilerin ruhsal durumları daha dengelidir.
Kişilik tipi ve Özellikleri: Depresyona eğilimli kişilerin öz güvenlerinin düşük, üst benlikleri güçlü, kişilerarası ilişkilerinde bağımlıdırlar.
Alışkanlıklar: Olumlu alışkanlıklara spor yapma, düzenli çalışma, dengeli beslenme, düzenli uykuyu örnek verebilir. Bu alışkanlıklar kişinin ruh sağlığını olumlu yönde etkilemektedir.
Beden sağlığı: Kronik hastalıklar, kanser, multiple sikleroz, kardiyo vasküler gibi kronik hastalıklar nedeniyle hastaneye yatırılanlarda ruh sağlığı bozukluğu daha yüksek olduğu görülmüştür.
Stresli yaşam olayları ve kayıplar: Ölüm, boşanma, erken çocukluk yıllarında anne ya da baba kaybı, sağlık ya da ekonomik krizler gibi etkenlerin ruh sağlığını olumsuz yönde etkilediği görülmüştür.
Doğum Mevsimi: Yapılan araştırmalarda kışın annenin gebeliğisırasında geçirdiği enfeksiyonlar ve viral enfeksiyonları geçirmesi sonucunda şizofrenik bozukluklara rastlanmıştır.
2.Ruh Sağlığını Etkileyen Çevresel Faktörler
Aile: Aile içindeki sevgi, saygı ve hoş görüye dayalı ilişkiler ruhsal gelişimi önemli ölçüde etkiler.
Sosyal Kültürel ve Ekonomik Faktörler: Bireyin sosyal çevresiyle uyumlu olması,kültürel ve ekonomik durumlarının iyi olması ruh sağlığını olumlu etkiler.
Evsizlk: Yapılan bir çalışmada evsiz bireylerin dörtte birinden fazlası da şizofreni ya da madde bağımlılığı gibi kronik ruhsal hastalık saptanmıştır.
Ruh Sağlığı Hizmetleri
1.Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri: Koruyucu ruh sağlığı; toplum sağlık çalışanları ve ailenin, işbirliği içinde toplumdaki bireylerin ruh sağlığını koruma eğitimi vermek, bireylerin yaşadıkları ortamı ruh sağlığına uygun hale getirmektir.Koruyucu ruh sağlığı hizmetleri bireylerde ruhsal hastalıkların önlenmesin den başka hastalık oranlarının azaltılması girişimlerini de kapsar.Bu hizmetler üç aşamada gruplandırılır.
Birincil Koruma: Sağlıklı bireyi, sağlıklı aileyi ve sağlıklı toplumu oluşturma çalışmalarını kapsar. Birincil korumanın hedefleri arasında belirli bir zaman sürecinde yeni olgu oranının azaltılması ve toplumun ruh sağlının yükseltilmesi vardır,ayrıca bu aşamada toplumun ruh sağlığını etkileyen faktörlerin belirlenmesi ve bunlara yönelik çalışmalar yapılmasını da içerir.
İkincil Koruma: Bu hizmetleri hasta bireye tanı koyma, tedavi ve takip yapılmasıdır. Ayrıca ikincil koruma eski ve yeni olgularda hastalık süresinin azaltılmasına yönelik çalışmaları da (erken tanı ve tedavi) kapsar.
Üçüncül Koruma: Bu hizmetler rehabilitasyon çalışmalarını kapsar, hastalığın yol açtığı bozukluk ve yeti kaybı oranının azaltılmasına yönelik çalışmaları içerir. Kişilerin tekrar topluma kazandırılmasını sağlanır.Tedavi edilmiş bireyleri topluma yeniden kazandırılmak için işverenler le çalışmalar yürütülür.
2 Tedavi Edici Ruh Sağlığı Hizmetleri: Tedavi edici ruh sağlığı hizmetleri ekip çalışmasını gerektirir.Bu hizmetler poliklinik ve klinik hizmetleri şeklinde uygulanır.Tedaviye başvuran hastanın poliklinikte karşılanması.,yatışı planlanan veya yatışa direnci olan hastanın kliniğe uyumunun sağlanması, tedavi olan hastanın kendi yaşantısına dönmesini içeren hizmetlerdir.
3.Rehabilite Edici Ruh Sağlığı Hizmetleri: Psikiyatrik rehabilitasyon genel olarak semptomatik(hastalığın sadece semptomlarına; belirtilerine yönelik tedavi şekli) iyileşmeyi destekleyici, yaşam kalitesini artırıcı ve hastanın toplumsal işlevlerini sürdürebilmesini sağlayan çalışmaları içerir. Rehabilitasyonhizmetleri hasta kişinin en üst düzeyde fonksiyon görebilmesini sağlayan birsüreçtir.