Mülkiyet Hakkı

Mülkiyet Hakkının Tanımı ve İçeriği

Kişi özgürlükleri arasında bulunan “mülkiyet hakkı”, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 35. maddesinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde ele alınmıştır. Mülkiyet, malik ile eşya arasındaki ilişkidir. Türk Medeni Kanunu’na göre; bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.

Mülkiyet hakkının konusunu, maddî şeyler oluşturur. Mülkiyet hakkı, sadece sahip olunan eşya ile sınırlı bir hak değildir, Aynı zamanda sahip olunan eşyanın bütünleyici parçalarını ve o eşyanın eklentisini de kapsayan bir haktır.

Mülkiyet hakkı, malike eşya üzerinde en geniş yetki ve hâkimiyet hakkı veren ayni bir haktır. Mülkiyet hakkı, malike eşyayı elinde bulundurma yani zilyetlik hakkı, kullanma, eşyanın ürün ve gelirinden yararlanma, eşya üzerinde hukuki–fiili tasarrufta bulunma hakkı vermektedir.

Mülkiyet Hakkının Türleri

Mülkiyet hakkının paylaşıldığı malik sayısına ve maliklerin yetkilerine bağlı olarak mülkiyet hakkının üç türü bulunmaktadır. Bunlar tam mülkiyet, müşterek mülkiyet ve iştirak halinde mülkiyettir.

Tam mülkiyet: bir eşya üzerinde mülkiyetin tamamına sahip olan kimsenin o maldan dilediği gibi tasarruf hakkını kullanmasıdır.

Müşterek mülkiyet: Birden fazla sayıda kimse, bir şeye malik olur ve hisseleri bilfiil taksim edilmemiş olur ise bu kişileri o şeyin hissedarıdır. Müşterek mülkiyette, birden çok kişi bir şey üzerinde veya bir gayrimenkul üzerinde 1/3, 2/3 vb. belli paylara malik olurlar. Burada hissedarlar hisseleri oranında arazinin tümü üzerinde hak sahibi olmaktadır.

İştirak hâlinde mülkiyet; kanun gereğince veya sözleşme ile iştirak oluşturan kimseler bir şeye malik olursa her birinin hakkı o şeyin tamamını kapsar. İştirak hâlindeki mülkiyette ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.

Türk Medeni Kanunu’nun 704. maddesine göre taşınmaz mülkiyetinin konusu şunlardır: arazi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar, Kat Mülkiyet Kütüğü’ne bağlı bağımsız bölümler.

Taşınmaz Mülkiyetin Kazanılması ve Kaybedilmesi

Türk Medeni Kanunu’na göre bir taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasın farklı yolları bulunmaktadır. Bunlar şu şekildedir: Aslen kazanma, tescil ile kazanma, tescilsiz kazanma.

Aslen Kazanma: taşınmazın mülkiyeti, mülkiyet hakkının daha evvel üçüncü bir kişiye ait olup olmaması dikkate alınmaksızın doğrudan kazanılmış ise ortaya çıkan duruma aslen kazanma denilir. Bu duruma örnek olarak kamulaştırma, cebri icra, kazandırıcı zaman aşımı verilebilir.

Tescil ile Kazanma: Tescile dayanan kazanma durumunda taraflar arasında bu kazanmaya yol açan haklı ve geçerli bir kazanma nedeninin gerçekleşmesi şarttır. Bu durum, bir nedene bağlı olarak ortaya çıkan hukuksal işlemdir.

Tescilsiz Kazanma: Türk Medeni Kanunu’na göre taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasında asıl olan tescile dayanan kazanmadır. Fakat bu kural mutlak olmayıp tescilsiz kazanma hâlleri de vardır. Tescilsiz kazanma durumları şu şekildedir: mahkeme kararı, miras, cebri icra, işgal ve kamulaştırmadır.