Kalp ve Dolaşım Sistemi

Kardiyovasküler sistem kalp, atardamarlar, toplardamarlar ve kılcal damarlardan oluşur. Kalp ve damarlar, vücudun tüm bölgelerine yeterli kan akışını sağlamak için karmaşık bir şekilde birlikte çalışır.

Kalbin Yapısı

Göğüs boşluğunda iki akciğer arasında sola yatık şekilde bulunan kalp, içten dışa doğru; endokardiyum, miyokard, perikardiyum adı verilen üç farklı katmandan oluşur. Endokard bir sıra epitel hücrelerinden oluşur. Kasılma yetenekleri azdır ve impuls iletiminde özelleşmişlerdir. Perikard kalbi dıştan sarar ve bağ dokudan oluşur. Arası sıvı dolu iki tabakadan meydana gelmiştir ve sıvı sayesinde kalbin çalışması kolaylaştırılır. Miyokard olarak adlandırılan kalp kasları, iç odacıkları kaplayan tek hücreli endokard tabakası ile kalbi çevreleyen ve koruyan perikardın bir parçasını oluşturan dış epikard arasında yer alır. İskelet kasları gibi çizgili görünümlü ve z çizgilerine sahip olmalarına karşın istem dışı (unvoluntary) çalışmaktadırlar.

Kalbin Odacıkları

Kalbin dört odası vardır. İki üst alıcı oda atriumlar (kulakçık) ve iki alt pompalama odası ventriküllerdir (karıncık). Sol karıncık, O₂ ile zenginleşmiş kanı kalpten aort adı verilen atardamar vasıtasıyla kan damarlarına ve sağ karıncık arteriapulmonalis adı verilen atardamar aracılığıyla CO₂ ile doymuş kanı oksilenmesi için akciğerlere gönderir. Sağ kulakçık, kalbe dönen vena cava superior ve vena cava inferior toplardamarlarından gelen CO₂ konsantrasyonu artmış kanı sağ karıncığa boşaltırken, sol kulakçık, akciğerlerde oksijenle zenginleştirilmiş kanı vena pulmonalis vasıtasıyla sol karıncığa boşaltır.

Kalbin Beslenmesi ve Koroner Damarlar

Kalbin kendi yapısında kalp kasını besleyen (arterler) ve kalp kasında oluşan metabolizma artıklarını toplayan (ven) damarlar bulunur. Ayrıca kalp kası içinde lenf damarları vardır. Kalp, aort damarının başlangıcından ayrılan ve kalp duvarının içine uzanan ‘‘koroner arterlerden’’ gelen kanla beslenir.

Kalp Kasının Metabolizması

İskelet kasının aksine, kalp kası anaerobik hücresel solunum yoluyla ihtiyaç duyduğu ATP'nin çok azını üretir. Normalde kalp kası total enerjinin % 1 ‘ini anaerobik metabolizma ile sağlar. Hipoksia sırasında bu oran % 10 ‘a çıkabilir. Kalp kası, iskelet kası gibi, kasılma işini sağlamak için kimyasal enerji kullanır. Bu enerjinin yaklaşık %70 ila %90'ı normalde yağ asitlerinin oksidatif metabolizmasından elde edilir ve yaklaşık %10 ila %30'u diğer besinlerden (karbonhidrat, ketonlar, amino asitler), özellikle glikoz ve laktattan gelir.

Kalbin Uyarı ve İleti Sistemi

Kalbin ömür boyu atmasının nedeni, doğal ve ritmik bir elektriksel aktivitedir. Bu elektriksel aktivitenin kaynağı, otoritmik lifler olarak adlandırılan özel kalp kası liflerinden oluşan bir ağdır, çünkü bunlar kendiliğinden uyarılabilirler. Kardiyak aksiyon potansiyelleri, aşağıdaki sırayla iletim sistemi boyunca yayılır:

  • SA düğümünden çıkan sinyaller kulakçıklara yayılır.
  • Sinyaller AV düğümünde bekletilir.
  • HİS Demetleri sinyalleri kalbin uç noktalarına iletir.
  • Purkinje iplikçikleri vasıtasıyla sinyaller karıncıklara yayılır.
  • Kalp Kasının Kasılması
  • Kalp kası, kalp duvarlarında bulunan bir kas türüdür. İstemsiz çalışır.

Kardiyak Siklus ve Elektrokardiyografi (Ekg)

Bir kalp atımı sırasında kalpte meydana gelen elektiriksel ve mekanik değişikliklere (basınç ve volume değişiklikleri) kardiyak siklus adı verilir. Kalp atımı sırasında miyokardiyumun kasılmasına sistol, gevşemesine ise diastol adı verilir.

Elektrokardiyografi, kalbin çalışması sırasında oluşan elektriksel aktivitenin vücut yüzeyine yerleştirilen elektrotlar ile kaydedilmesidir.

Dolaşım Sistemi

Kan Damarları Ve Periferik Dolaşım

Sistematik (büyük) ve pulmoner (küçük) dolaşımın ikisine birden periferik dolaşım denilmektedir. Periferik vasküler sistem (PVS), kalbin dışında bulunan tüm kan damarlarını içerir. Periferik vasküler sistem şu şekilde sınıflandırılır:

  • Aort ve dalları
  • Arterioller
  • Kılcal damarlar
  • Kanı kalbe geri getiren venüller ve venler
  • Kan damarlarında sadece düz kas hücreleri bulunur.

Damarlar, kanda besin maddelerini organlara/dokulara taşır ve atıkları organlardan/dokulardan uzaklaştırır. Damar sisteminin birincil amacı ve rolü, vücudun oksijenlenmesine katılmasıdır. Periferik toplardamarlardan kalbe gelen oksijeni giderilmiş kan, sırasıyla kılcal damarlara, venüllere, toplardamarlara, kalbin sağ tarafına ve oradan da oksijenlenmesi için akciğerlere geri taşınır. Akciğerlerden gelen oksijenli kan, kalbin sol tarafına aorta, daha sonra arterlere, arteriollere ve son olarak da besin alışverişinin gerçekleştiği kılcal damarlara taşınır. Oksijen ve besinlerin yüklenmesi ve boşaltılması çoğunlukla kılcal damarlarda meydana gelir.

Kan Dolaşımı

Hayatta kalmak için iki dolaşım döngüsü çok önemlidir: pulmoner dolaşım ve sistemik dolaşım. Sistemik dolaşım döngüsü (büyük dolaşım), kanı sol ventrikülden aorta vücudun geri kalanına pompalayan dolaşımdır.

Pulmoner dolaşım (küçük dolaşım) adı verilen diğer dolaşım döngüsünde, oksijeni giderilmiş kanı, sistemik dolaşıma dağılmadan önce oksijenle yeniden doyurulması için kalpten akciğerlere taşıyan sistemdir.

Kalbin Otonom Kontrolü

Kalbin kasılması SA düğümü tarafından düzenlenmektedir. Ancak bazı şartlarda daha fazla veya daha az kana ihtiyaç duyulabilmektedir. Kalbin birçok düzenleme mekanizması (ısı, duygusal, kimyasal ve yaş gibi) olsa da asıl düzenleme mekanizması otonom sistemdir.

Kalp Debisi (Kardiyak Output-Kalp Dakika Hacmi)

Kalp debisi (CO), bir dakikada kalp tarafından pompalanan kan miktarıdır ve kanın vücutta dolaştığı, özellikle beyne ve diğer hayati organlara kan akışını sağlayan mekanizmadır. Kalp debisi; kalbin atım hızı ve atım hacminin çarpımına eşittir.

Frank Starling Yasası ve Kalp Debisi İlişkisi

Frank-Starling yasası, EDV ve SV arasındaki ilişkiyi tanımlar. Bu yasa, kalbin kalp debisini venöz dönüşle eşitlemeye çalıştığını belirtir.