Eğitsel Oyunlar ve Gelişim Alanları

Oyunlar genel anlamda yaş grubu fark etmeksizin herkesin oynayabildiği ve gelişim özelliklerine doğrudan katkı sağlayan etkinlikler bütünü olarak ifade edilebilmektedir. Oyunların evrensel yapısından dolayı her toplumda ve kültürde bireylerin bilgi edinme kaynakları olarak sayılabilmektedir. Çocuk ve yetişkin bireyler oyunlar yardımıyla eğlenerek öğrenme gerçekleştirirler. Eğitsel nitelikli oyunlar yardımıyla bireyler oyun içeriğindeki kazanımı aktif olarak kazanmaktadırlar. Bunun sonucunda eğitimciler öğrencilere öğrenme gerçekleştirmek için oyunları planlayıp uygulamaktadırlar.

Eğitsel oyunlar nitelikleri açısından çocuğun gelişim özelliklerine göre planlanmaktadır. Bu noktada öğretmen çocuklara kazandırılacak davranışlar temelinde eğitsel oyunu programlamalıdır. Eğitsel oyunların merkezinde çocuk bulunmaktadır. Ayrıca eğitsel oyun uygulamaları çocuklardaki sosyal, psikomotor, duyuşsal, zihinsel ve dil gelişim özelliklerini olumlu yönde geliştiren bir eğitim aracı olarak görülmektedir (MEB, 2006).

Öğrenme aracı olarak kullanılan eğitsel oyun çocuklardaki gelişim alanlarını etkilemekle birlikte aktif öğrenme ortamının gerçekleştiği uygulamalar olarak açıklanabilmektedir. Çocuklar oyun yardımıyla çevre ile ilişki kurabilmekte ait olduğu toplumun niteliklerini kavrayabilmekte ve sosyalleşebilmektedir. Oyunlar başlı başına gelişim alanlarını etkilemekle kalmaz, ayrıca çocuğun çevresindekilere çocuğu tanıma niteliklerinin kazanmasında yardımcı olmaktadır. Çocukluk döneminde oyun yoluyla çocuk öfke, kaygı, sıkıntı gibi duyusal durumlarını oyun içerisinde davranışlara dönüştürebilmektedirler. Genellikle oyunlar vasıtasıyla çocuklar fiziksel ve zihinsel becerilerini davranışa dönüştürerek öğrenme ortamına aktarmaktadırlar (Koçyiğit vd., 2007). Bu bilgiler ışığında bu bölümde eğitsel oyunların bireyin gelişiminde oldukça etkili olan çeşitli gelişim alanlarıyla ilişkisi açıklayamaya çalışılacaktır.

Gelişim psikolojisi üzerine çalışan Piaget çocukların oyun uygulamalarında yetişkinlerden daha sorumlu ve sıkı çalıştıklarını, oyun ile işleri arasında ayrım yapamadıklarını daha sonraları ise yaşı büyüdükçe bu ayrımların belirginleştiğini ortaya koymaktadır (Charles, 1992). Çocuk oyun vasıtasıyla tahminlerde bulunma, merak etme, eğlenme, beklentide bulunma gibi duyuşsal özelliklerini geliştirip yorumlayabilmektedir. Etkileşim içeren oyunlar esnasında, akranları ve ailesiyle çocuklar etkili iletişim kurabilmektedir. Bundan dolayı oyunlar yardımıyla çocukların çeşitli gelişim alanları desteklenip geliştirilebilmektedir (Wellhousen ve Kieff 2001).

Gelişim terminoloji açısından bireydeki fonksiyonel değişimleri içermektedir. Bu noktada değişimin fonksiyonel olabilmesi için belirli bir yetenek ve beceri uygulamaları gerekmektedir. Gelişim açısından öğrenme ve olgunlaşma sürecin doğru kazanımlarla ilerlemesinde önemli görülmektedir (Özer ve Özer, 2000). Bundan dolayı yaşantının sonucu olarak ortaya çıkan öğrenme kavramı karşımıza çıkmaktadır. Yaşantı sırasında çocuklar akranları ile iletişim kurarak öğrenmelerini pekiştirmektedir (Aral vd., 2000). Tüm oyun türleri sınıflama bile birlikte çocukların ana öğelerinden olan zihinsel, sosyal ve fiziksel gelişimine doğrudan katkıda bulunmaktadır (Dirim, 2000). Çocuklarda ortaya çıkan sürekli oyun istekleri onların yetişkin dönemindeki davranışlarına da ayna olmaktadır (Ünver, 2003). Çocuklar ait oldukları toplumun kurallarını, nesneleri, kavramları, mücadeleyi ve haklarını oyunların içeriğinden öğrenmektedirler. Oyunlar, çocukları farklı yapılarda ve farklı oranlarda etkilemekte ve gelişimlerine de katkıda bulunmaktadır.

Eğitsel oyunlar, çocuğun sosyal toplum içerisindeki gelişimi ile bireysel gelişimi açısından önemli olduğu gibi psikolojisi ve kişisel eğitimi ile de doğrudan ilgili bir olgudur. Çocuk eğitim sürecinde etkili bir yöntem olan eğitsel oyun yoluyla çocuklarda istendik davranışların kazandırılması, becerilerin gelişmesi kendiliğinden gerçekleşmektedir. Ayrıca çocukların diğer kişilerle ilişki kurması, iletişime geçmesi, paylaşma, yardımlaşma, konuşma eylemlerini gerçekleştirmesi ve geliştirmesi çocukların oyunlar yardımıyla elde ettiği sosyal kazanımlar olarak sıralanabilmektedir. Çocuktaki kişilik oynadığı oyunun içerisinde belirgin olarak gözlemlenebilir (Seyrek ve Sun, 2003).

Çocukların okul ortamından farklı olarak ailesinden aldığı eğitim oyun içerisindeki davranışlarını etkilemektedir. Anne – baba tarafından çocukların tüm isteklerinin karşılanması çocuğun bencil bir kişilik kazanmasına neden olmaktadır. Bu noktada çocuk paylaşma ve yardımlaşma gibi sosyal nitelikleri kaybeder. Akranları ile sık sık oyun oynamayan çocuklarda bu durum görülmektedir. Paylaşma ve işbirliği yapma kazanımları, başkasının hakkını gözetebilme, kendi hakkını savunabilme davranışları sadece oyun yoluyla kazanılabilmektedir. Bu nedenlerle eğitsel içerikli oyunlar çocukların psikolojik ve sosyal gelişimlerinin desteklemektedir (Seyrek ve Sun, 2003).