Eğitim Toplumsal Tabakalaşma ve Hareketlilik

Giriş

Toplumsal tabakalaşma evrensel bir sosyolojik olgudur. Tabakalaşmayı, az ya da çok her toplumda gözlemlemek mümkündür. Öz olarak toplumsal tabakalaşma, toplumdaki bireylerin eşit olmayan ödüllendirme ve hayat şansları bakımından hiyerarşik olarak derecelendirmeye tabi tutulması durumudur. Dört tür tabakalaşma sistemi mevcuttur. Bu tabakalaşma türleri arasında kölelik, kast sistemi, feodal sistemler ve sınıf sistemleri sayılabilir.

Bu tabakalaşma sistemleri içinde günümüz toplumlarında en yaygın olanı sosyal sınıf temelli tabakalaşmadır. Eğitimin sınıf temelli tabakalaşmadaki yeri ve önemi her geçen gün artmaktadır.

Evrensel Bir Olgu Olarak Eğitim

Günümüz toplumlarında her bireyin devletine karşı ödev ve sorumlulukları olduğu gibi, devletin de bireylere karşı görevleri vardır. Bu temel görevlerin ilk akla gelenleri eğitim, güvenlik, adalet ve sağlıktır. Hiç kuşku yok ki eğitim, gelişmiş toplumlarda devletin vatandaşlarına yönelik görev ve sorumluluklarının en başta gelenidir. Ücretsiz ve devlet eliyle yürütülen eğitim anlayışı, özellikle 19. yüzyılda yaygınlık kazanmaya başlayan bir görüştür. Zorunlu eğitim yaşı 1947’de 15’e, takip eden yıllarda ise 16 yaşa çıkarılmıştır.

Bireylerin eğitim durumu ile sınıfsal konumu arasında karşılıklı bir sebep-sonuç ilişkisi vardır.

Toplumsal Tabakalaşma ve Toplumsal (Sosyal) Hareketlilik

Toplumsal tabakalaşma sistemlerinin bazıları daha dinamik yapılıdır ve toplumsal hareketlilik imkânları daha fazladır. Bazı tabakalaşma sistemleri ise daha katı ve değişime kapalı bir yapıdadır. Toplumsal hareket imkânlarının sınırlı ve tabakalar arasındaki geçişin çok az olduğu tabakalaşma sistemleri, kast sistemi olarak da adlandırılır.

Günümüzde kast sisteminin, görüldüğü ülkeler arasında Hindistan, Pakistan, Nepal, Sri Lanka ve Yemen gibi ülkeler sayılabilir.

Günümüzde, dünyada 260 milyondan fazla insanın kast ayrımcılığına maruz kaldığı bilinmektedir.

Toplumsal tabakalaşma ile yakından ilişkili bir diğer sosyolojik olgu ise toplumsal hareketliliktir. Öz olarak toplumsal hareketlilik, insanların veya grupların bir toplumsal sınıftan diğerine hareket etmesi ya da bir toplumsal katmandan ötekine yer değiştirmesi demektir. Bu kavram yön ve doğrultu bakımından nötr bir kavramdır. Bir başka tabirle, toplumsal hareketlilik yatay ya da dikey yönlü olabilir. Yatay hareketlilikte toplumsal yapının hiyerarşik düzeni içinde, aynı derecedeki kategoriler içinde yer değiştirme olayı akla gelmelidir.

Dikey hareketlilik aşağıdan yukarıya doğru olabileceği gibi, yukarıdan aşağıya doğru da olabilir. Çağdaş toplumlarda gözlemlenen yukarıdan aşağıya doğru dikey toplumsal hareketlilikte eğitim ve başarı büyük rol oynar.

Bireylerin sosyal hareketlilik imkânları üzerinde belirleyici rol oynayan öteki faktörler arasında eğitimin yanı sıra ırk, etnisite ve toplumsal cinsiyet gibi değişkenler sayılabilir.

Yatay hareketlilik de ise toplumsal yapının hiyerarşik düzeni içinde, aynı derecedeki kategoriler içinde yer değiştirme olayı akla gelmelidir.

Eğitim, Toplumsal Tabakalaşma, Hareketlilik ve Elit Dolaşımı Üzerine Bir Değerlendirme

Toplumsal hareketlilik imkânları açısından, tabakalaşma sistemlerinin bazıları daha dinamik yapılıdır ve toplumsal hareketlilik kanalları açıktır.

Toplumsal tabakalaşma olgusu ile yakından ilişkili bir diğer sosyolojik olgu ise toplumsal hareketliliktir. En öz tanımıyla toplumsal hareketlilik, insanların veya grupların bir toplumsal sınıftan diğerine hareket etmesi ya da bir toplumsal katmandan ötekine yer değiştirmesi demektir. Toplumsal hareketlilik yatay ya da dikey yönlü olabilir. Dikey hareketlilik de aşağıdan yukarıya doğru olabileceği gibi, yukarıdan aşağıya doğru da olabilir.

Öte yandan elit dolaşımı, Pareto’nun; tarih, aristokrasilerin mezarlığıdır tabirinde dile getirilen bir hakikati ifade eder. Bu kavram, toplumun alt katmanlarından üst katmanlarına, üst katmanlarından da alt katmanlarına doğru sürüp giden hareketliliği anlatır.

Eğitim yalnızca niceliksel açıdan değil, niteliksel bakımdan da büyük önem taşımaktadır. Yani alınan eğitim miktarının (eğitim düzeyinin) yanı sıra kalitesi de bu toplumsal hareketlilik olanakları ve elit dolaşım sürecinde etkilidir. Bunun yanında, alınan eğitimin türü de bireylerin toplum içinde etkin konumlara ulaşabilmelerinde etkili olabilmektedir.