Eğitimde Fırsat Eşitliği

Giriş

Eğitimde fırsat eşitliği konusu, ortaya çıktığı ve gelişim gösterdiği ilk dönemlerden beri üzerinde en çok tartışılan konulardan biridir. Bunun belki de en temel nedeni, kavramın doğrudan toplumsal, ekonomik ve politik yönleriyle tartışmaya açık bir başka kavram olan “eşitlik” kavramına dayanmasıdır.

Eğitim sosyologlarının her geçen gün üzerinde daha fazla durdukları bir konu olan eğitimde fırsat eşitliği konusu, günümüzde de özellikle eşitlik talepleri ve beklentileri açısından yeniden değerlendirilmektedir. Konu ayrıca değişen toplumsal ve ekonomik ilişki sistemleri ile eğitim sistemleri bağlamında farklı açılardan ele alınmakta, fırsat eşitliği sorununun eğitsel süreçlerle ilişkisi hakkında çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.

Eşitlik, Eşitsizlik ve Fırsat Eşitliği

Eşitlik kavramı insanların diğer insanlarla, vatandaşların diğer vatandaşlarla aynı hak ve özgürlüklere sahip olma istek ve düşüncesine dayanmaktadır. Eşitsizlik ise daha çok eşitliğin imkânı ya da olabilirliğine ilişkin sınırlara vurgu yapan bir kavramdır.

Genellikle dört eşitlik tipi belirlenir. Birincisi, varlıksal eşitlik ya da kişiler arasındaki özsel eşitliktir. İkinci olarak, istenen amaçlara ulaşmadaki fırsat eşitliği gelir. Üçüncüsü şartlarda eşitliktir, söz konusu toplumsal grupların yaşam koşullarının eşit kılınmasına çalışıldığı yerde ortaya çıkar. Dördüncüsü de sonuçlarda eşitliktir.

Fırsat Eşitliği

Modern demokrasilerde en yaygın eşitlik türü olan “fırsat eşitliği”, toplumsal, siyasal ve ekonomik kökenlerine, kısacası sınıfsal konumlarına bakılmaksızın, herkesin yetenek ve becerileri ölçüsünde yarışabileceklerini öngören liberal bir eşitlik ilkesidir. Eğitimde fırsat eşitliği ise, eşitlik ya da fırsat eşitliği düşüncesinin eğitimle ilişkilendirilmiş biçimidir ve eşitliğin eğitim aracılığıyla sağlanabileceği kabulüne dayanır.

Eğitimde Fırsat Eşitliği

Eğitimde fırsat eşitliğini; bireyler arasında dil, din, ırk, mezhep ve ekonomik seviye ayrımlarına bakılmaksızın tüm öğrencilerin potansiyellerini açığa çıkartacak ve kendilerini gerçekleştirebilecek eğitim imkânlarına kavuşturulmada eşit şansa sahip olmaları olarak tanımlanabilir.

Eğitimde fırsat eşitliği düşüncesi herkesin eğitim hakkı ve olanaklarından eşit düzeylerde yararlanması anlamında genel bir tanım ve içerik belirtir. Bu içerikte eğitimin bireylerin zekâ ve yeteneklerini en üst düzeyde gerçekleştirmelerine olanak tanıma düşüncesi öne çıkar. Bir eğitim sistemi program, içerik, felsefe donanım olarak örgün eğitim çağındaki bireylerin ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkarabilecek ve geliştirebilecek olanakları yarattığı oranda eğitimde fırsat eşitliği sağlanmış olacaktır. Eğitimde fırsat eşitliği gerçekleştiği oranda ise bireylerin toplumsal yaşamdaki başarıları büyük ölçüde yetenek ve zekâlarına bağlı olacaktır. Eğer bir toplumdaki bireylerin toplumsal yaşamdaki başarıları ailelerine, sosyal ve siyasal ilişkilerine, toplumsal sınıf ve statü gruplarındaki konumuna göre belirleniyorsa o toplumda eğitim fırsat eşitliği yok demektir.

Eğitimde fırsat eşitliğinden dört değişik anlam çıkarmak mümkündür: İlk görüş, herkes için eşit miktarda eğitim olarak ifade edilebilir. İkinci görüş, belirli bir standarda kavuşana kadar asgarî ölçüde yeterli olabilecek bir eğitimin sağlanmasıdır. Üçüncü görüş, eğitimde fırsat eşitliği sağlamanın bizzat kendisi ve fırsat eşitliğine giden yoldur. Dördüncü görüşe göre ise fırsat eşitliğinin gerçekleşebilmesi, öğretimdeki maliyet ile elde edilecek hasılaya göre sağlanabilecektir.

Eğitimde fırsat eşitliği konusundaki gelişmeler, modernliğin gelişimini koşullayan değişimlerle ilişkilidir.

Eğitimde fırsat eşitliği konusu pek çok unsurla ilişkilidir. Bu unsurlar öğrencinin yeteneklerinin geliştirilmesinde, gizil potansiyellerinin ortaya çıkarılmasında ve eğitsel şartların sağlanmasında somutlaşan unsurlardır. Diğer bir ifadeyle eğitimde fırsat eşitliği kavramı öğrenme gizilleri, olanaklar, sonuçlar ile başarı ve ödül gibi pek çok kavramla yakından ilişkilidir.

Eğitimde Fırsat Eşitsizliğinin Kaynakları

Eğitimde fırsat eşitsizliğinin ana değişkenlerini öğrencilerin cinsiyetleri, sosyoekonomik durumları, içinde yaşadıkları çevrenin coğrafi şartları ve okul yapıları oluşturmaktadır.

Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, eşitliğe engel oluşturan ya da eşitsizliği yaratan faktörlerin bilinip, bunların aşılmasını gerektirir. Bütün olarak bakıldığında eğitimde fırsat eşitsizliğinin kaynakları; Ekonomik, Sosyal, Coğrafi, Siyasal ve Bireysel faktörler olmak üzere beş ana kategoride değerlendirilebilir.