Fiyatlar Genel Düzeyindeki Değişmeler ve Mali Tabloların Düzeltilmesi
Geleneksel muhasebede tarihi maliyetler esası benimsenmiştir. Enflasyonda fiyatlar artış gösterir ve paranın da satın alma gücü düşer. Fiyatların devamlı yükselmesi sonucunda birbirinden farklı tarihlerde alınmış, aktife girmiş olan kalemlerin aynı bilançoda gösterilmesi doğru sonuca götürmez. Mali tablolarda yer alan kalemleri etkileyen enflasyon düzeltmesiyle, hazırlanan mali tablolar daha anlamlı hale gelmiş olur. Düzeltme işleminde, bilanço kalemleri hem aktif hem de pasif taraf şeklinde ikiye ayrılır: parasal varlıklar ve parasal olmayan varlıklar.
Parasal varlıkların aksine, parasal olmayan varlıkların para değerindeki değişmeler olmasına rağmen, nominal değerleri değişmemektedir. Yani parasal olmayan varlıklar tarihi maliyetleriyle değerlenmektedir. Enflasyonun sonucunda parasal değerlerin (nakit paralar, alacaklar vb) para değerindeki değişmeler karşısında nominal değerleri değişir. Örneğin borçlar muhasebe kayıtlarında gösterilen değeriyle değerlenir. Borçların bilançoda görünen değeri, borcun bilanço günündeki piyasa değerine yakın bir değerdir.
Enflasyonun mali tablolar üzerindeki etkisini elimine edebilmek amacıyla enflasyon muhasebesi yapılır.
Son üç yılın enflasyon oranı toplamı %100’ü aşarsa enflasyon muhasebesi düzeltmesi yapılabilir. Enflasyon düzeltmesi, verginin daha doğru belirlenmesini ve uzun dönemli planların yapılabilmesini sağlar. Özkaynaklarla yabancı kaynaklar arasında özkaynaklar lehine gelişmelere neden olur.
SPK, enflasyonun mali tablolara olan etkisini elimine etmek için genel fiyat düzeyi muhasebesi yönteminin uygulamasını önermektedir.
Genel fiyat düzeyi muhasebesi, alternatif bir muhasebe sistemi değil, normal muhasebe sonuçlarının dönem sonunda düzeltilme yöntemidir. Enflasyon muhasebesi, fiyat hareketlerindeki değişiklikleri göz önünde bulundurarak bu değişikliklerin mali tablolara aktarılmasını yani “düzeltilmesini” sağlar.
Enflasyon muhasebesini şöyle tanımlayabiliriz; tüm hareketlerin, yerel para biriminin raporun alındığı tarihteki satınalma gücüne göre değerlenmesidir.
Seçilecek endeks, paranın değerindeki düşüşü doğru gösterecek endeks olmalıdır. SPK, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Türkiye için hesaplanan Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksini (TEFE) önermektedir. Bununla birlikte kullanılabilecek başka endeksler de vardır.
Parasal olmayan kalemlerin hesap hareketleri, düzeltme katsayıları yardımıyla düzeltilir. Her bir hareket için düzeltme katsayısı, dönem sonu endeksinin hareket endeksine bölünmesi ile bulunur.
Genel Fiyat Düzeyi Muhasebesine göre yapılacak düzeltmeler, muhasebe dışı işlem olup, muhasebe dışı yazılacak ve yasal defter ve belgelere yansımamalıdır. Ancak SPK, işletmelerin bu düzeltmeleri yasal defterlere yansıtmasalar bile “enflasyona göre düzeltme defteri” ne kayıt yapmalarını zorunlu tutmuştur.
Bilançoda yer alan varlık ve kaynakların güncelleştirilerek yeniden değerlenmeleri sonucunda değerleme farkı pozitif ise, firmanın yeniden değerlemeden ötürü yani enflasyon nedeniyle öz sermayesinin arttırdığı kabul edilir. Negatif fark olması durumunda ise değerleme sonucunda öz sermayesinin azaldıığı sonucuna ulaşılır.
Enflasyon, firmaların fiktif (zahiri) kârlarında önemli oranlarda artışların olmasına neden olmaktadır. Çünkü, firmalar geçmiş tarihlerde daha düşük bir fiyat ödemek suretiyle satın aldıkları mal ve hizmetleri daha ileri bir tarihte sattıkları zaman, enflasyon nedeniyle yükselmiş bulunan nominal fiyatlardan satacaklardır.
Ancak enflasyonun kronikleştiği ve varlığını uzun yıllar sürdürdüğü ekonomilerde vergisel düzenlemeler ile enflasyonun olumsuz etkilerinin tamamını gidermek mümkün değildir. Bunların kısmen giderilmesi mümkün olabilmektedir.