Dünyada ve Türkiye’de Afet Yönetim Sistemleri
Bu ünitede afet yönetiminin önemi, dünyada ve Türkiye’deki afet yönetim sistemlerinden bahsedilmiştir.
Afetlerin büyüklük ve etkilerinde belirleyici olan faktörlerin çoğu insan kaynaklıdır. İyi bir afet yönetimi ile afet zararlarının büyük ölçüde azaltılması mümkündür.
Afet Yönetimi
Afet yönetimi; afetlerin zararlarının azaltılmasında ve önüne geçilmesinde, afetten önce, afet sırası ve afet sonrasında yapılması gereken yöntem ve hukuksal faaliyetleri tanımlayan ve hayata geçiren bir kavramdır.
Afetlerde afet öncesi dönem (risk yönetimi ) ve afet anı ve sonrası dönem (kriz yönetimi) olmak üzere iki dönem söz konusudur. Afet gerçekleşmeden önce ihtiyaç duyulan yasal, teknik, idari önlemler ve tedbirler risk yönetimi kapsamında afet anı ve sonrasındaki yapılan çalışmalar kriz yönetimi kapsamındadır.
Birbiri ile çevrim hâlinde olması gereken afet yönetimi aşamaları (zarar azaltma, hazırlık, müdahale, iyileştirme, yeniden yapım) afet yönetim sisteminde çok etkililerdir. Zarar azaltma ve hazırlık aşamaları afet öncesi dönemde, müdahale, iyileştirme ve yeniden inşa aşamaları ise afet sonrası dönemde bulunmaktadır.
Afet Yönetim Sistemleri
Afet yönetim sistemleri entegre (bütünleşik), topluma dayalı ve modern yönetim sistemleri olmak üzere üç sınıfa ayrılır.
Dünyada bazı ülkelerde ( Amerika, Arjantin, Brezilya, Japonya vb. ) ve Türkiye'deki afet yönetim sistemleri farklılıklar göstermekle beraber ABD ve Japonya'nın diğer ülkelere göre afet yönetim sistemleri daha başarılıdır.
Türkiye'de Afet Yönetim Sistemi
Türk afet yönetimi çalışmaları 1944 yılından önceki dönem, 1944-1958 dönemi, 1958 yılından sonraki dönem ve 17 Ağustos 1999 Marmara depremi sonrası dönem olarak dört dönem hâlinde incelenmelidir. Her dönemde çıkarılan kanunlar ve yapılan iyileştirmeler afet yönetiminin günümüzdeki halini almasında etkin rol oynamıştır.
Bütünleşik afet sistemi amaçlanarak Türkiye'de kriz yönetiminden risk yönetimine geçilmiştir.
Türkiye'de Afet Yönetim Teşkilatları
Türkiye’de afet yönetim teşkilatlanması; Cumhurbaşkanlık, Başbakanlık, Bakanlar Kurulu ve ilgili bakanlıklardan oluşan merkez teşkilatlanması ve bölge yönetimi ve mülki yönetim olarak iki kısma ayırabileceğimiz taşra teşkilatlanmasından oluşmaktadır.
Merkez teşkilatlanması; Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), İçişleri Bakanlığına bağlı Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi ile diğer bakanlık ve ilgili kuruluşların afet ve acil durum yönetim merkezlerinden oluşmaktadır.
Taşra teşkilatlanmasında bütün illerde idaresinden valinin sorumlu olduğu İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri bulunmaktadır. Ayrıca il ve ilçelerdeki afet yönetim merkezleri, Acil Yardım Teşkilatı, il ve ilçelerde kaymakamın başkanlığında ilçe kurtarma ve yardım komitesi kurulduktan sonra bu komiteler kriz merkezine dönüşmektedir.
5902 sayılı kanun esasınca Afet Yönetimi’ne ilişkin temel hukuki kaynak olan Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) bu konuda en temel stratejik belgedir.
Afet yönetiminde dinamik, hızlı ve etkin afet hizmetlerinin gerçekleştirilebilmesi yönündeki çalışmalar bütün toplum kesimlerinin katılımı ile gerçekleşeceğinden Kızılay ve diğer STK’ler ve meslek odaları ortak hareket etme durumundadırlar.