Serbest Bölge Teşvikleri
Ülkemizde ilk serbest bölge kurma girişimine 1927 yılında 1132 sayılı “Serbest Mıntıka Kanunu” çıkartılarak başlanılmıştır. 1946 yılında ise 4893 sayılı Kanun ile “Serbest Yer” kurulması amaçlanmıştır. 1953 yılında 6209 sayılı “Serbest Bölge Kanunu” ile tekrar dış ticaret bu yolla teşvik edilmeye, desteklenmeye çalışılmıştır. Günümüzde ülkemizde serbest bölge uygulamaları 1985 tarihli 3218 sayılı “Serbest Bölge Kanunu” na dayanmaktadır.
Serbest bölgeler; bir ülkenin siyasi sınırları içinde yer almakla birlikte ithalat ve ihracat açısından Gümrük Bölgesi dışında olduğu kabul edilen, ülkede geçerli olan ticari, mali ve iktisadi alanlara yönelik hukuki ve idari düzenlemelerinin tamamen veya kısmen uygulanmadığı veya farklı uygulandığı, ekonomik açıdan teşvik edilen yerlerdir.
Serbest bölge, bir ülkenin siyasi sınırları içinde ancak gümrük ve vergi sınırları dışında kalan, ticari, sınai ve hizmet faaliyetlerin kolaylaştırılması amacı ile devlet müdahalesi en aza indirgenmiş, bir bakıma üçüncü ülke statüsündeki yer olarak tanımlanmaktadır.
Ülkemizde serbest bölge uygulamaları 1985 tarih 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’na dayanmaktadır. İkinci hukuksal belge ise 1993 tarihli Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği’dir.
3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun 1’inci maddesinde serbest bölgelerin kuruluş ve işletme amaçları şöyle açıklanmaktadır:
- İhracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek,
- Doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmak,
- İşletmeleri ihracata yönlendirmek,
- Uluslararası ticareti geliştirmek, amacıyla kurulmaktadır.
Serbest bölgelerin aşağıdaki işlevleri yerine getirmesi beklenmektedir:
Ülkeye yabancı sermaye ve teknolojilerin getirilmesine imkân sağlayacak uygun zemin oluşturulması,
Sanayicinin ihtiyaç duyduğu bazı ham madde ve ara malların kolaylıkla, istenilen miktarda ve zaman kaybı olmadan temin edilebilmesi,
Sağlanan teşvik ve avantajlarla düşük maliyetli mal üretimi ve ihracı,,
Türkiye dışından gelen malların transit olarak diğer ülkelere satımı
Yeni istihdam olanaklarının yaratılması,
Türk ihraç ürünlerinin ihracatını kolaylaştırmak ve hızlandırmak bakımından bir basamak olması,
Gelişmekte olan ve sanayileşmiş ülkelerin sanayi sektörlerinin bileşimini kolaylaştırmak ve ulusal sanayinin uluslararası rekabetini geliştirmek,
Serbest Bölgelerdeki üretim faaliyetlerinde kullanılmak üzere, iç pazardan ihraç edilen ham madde, yarı işlenmiş ve mamul mallarla ülke üretiminin artmasına katkıda bulunmak,
Sağladıkları avantajlarla ülke ihracatını ve döviz girdisini arttırmak,
İthal girdi kullanarak üretim yapan yerli firmalara gümrük vergisiz ve KDV’siz mal giriş imkânı sağlayarak, yurt dışındaki rakipleriyle aynı şartlarda üretim yapma olanağı yaratmak,
Ülkede kullanılması düşünülen yeni ticari ve ekonomik politikaların denenebilmesini temin etmek,
Büyük parçalar hâlinde serbest bölgeye getirilen malların gerektiğinde küçük parçalar hâlinde ülkeye ithal edilmesini sağlayarak üretim maliyetlerini düşürmek,
Dış göçü düşürerek, özellikle kalifiye ulusal iş gücünü dengelemek.
Serbest bölgelerde faaliyette bulunmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler Serbest Bölge Faaliyet Ruhsatı almak zorundadır. Serbest Bölge Faaliyet Ruhsatı için başvuru Ekonomi Bakanlığı Serbest Bölgeler Yurt Dışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğüne veya Serbest Bölge Müdürlüğüne yapılmaktadır. Faaliyet Ruhsatı Müracaat Formu başvuru yapılan Genel Müdürlük tarafından değerlendirilir. Değerlendirme sonucu olumlu ise 30 gün içinde Faaliyet Ruhsatı sahibi ile Serbest Bölge Kurucu/İşletici arasında kira sözleşmesi hazırlanır ve Genel Müdürlüğün onayına sunulur. Onay işleminden sonra Serbest Bölgeler Yurt Dışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü Faaliyet Ruhsatını düzenler ve ilgili kullanıcıya gönderir. Bu aşamadan sonra Faaliyet Ruhsatı sahibi Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği’nde belirtildiği şekilde faaliyetlerine başlamaktadır.
Serbest Bölgelerin sağladığı avantajlar ana başlıklar halinde şunlardır:
- Vergi muafiyeti ve istisnası sağlar.
- Orta ve uzun vadede geleceği planlayabilme imkânı sağlamaktadır.
- Döviz yurt dışına veya Türkiye'ye serbestçe transfer edilebilmektedir.
- Yerli yabancı firma ayrımı yapılmaz.
- Mallar serbest bölgede süre sınırlaması olmaksızın kalabilmektedir.
- Gerçekçi bir enflasyon muhasebesi imkânı tanımaktadır.
- Başvuru ve faaliyet süresince her türlü bürokrasi en aza indirilmiştir.