Dış Ticaret İşletmelerinde Hesap Planı
Bir ülkede bulunan kurum ve işletmelerin hesaplarını, belirli bir anlamda, belirli bir sistem içinde bölümleyen, bu bölümleri kesin olarak sınırlayan ve açıklayan genel anlamdaki bir yönergeye hesap çerçevesi adı verilmektedir.
Hesap çerçevesi bir ülkenin bütün işletmelerini kapsamakta çeşidi ne olursa olsun, bütün işletmeler ondan yararlanmaktadır.
Hesap planı, kurumlarda tutulan hesapları, belirli anlamda, belirli bir sistem içinde, amaca, plana ve kontrole uygun bir şekilde bölümleyen; bu bölümleri kesin olarak sınırlayan ve açıklayan özel bir yönergedir.
Hesap planı kurum, isteğine ve yapısına uygun olarak kendisi düzenlemekte, düzenlettirmekte veya varsa o ülkenin hesap çerçevesinden, yine kendi yapısına uygun olarak geliştirip düzenlemektedir.
Hesap planında yer alan hesaplar belirli bir gruplandırmaya göre sıralanır. Bu gruplama hesap sınıfı, hesap grubu, ana hesap, yardımcı hesap ve alt hesaplardan oluşmaktadır. Hesaplar arasındaki söz konusu gruplamanın ve sıralamanın yapılabilmesi için belirli bir sisteme göre kodlanması gerekir.
Ülkemizde Tek Düzen Muhasebe Sistemi 26.12.1992 tarih ve 21447 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 1 Sıra No’lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nde yer bulmuştur. 01.01.1994 tarihinde bilanço usulüne göre defter tutan işletmelerde gerek denetim gerekse uygulamada birliktelik sağlanması amacı ile Tek Düzen Muhasebe Sistemi’ne geçilmiştir.
Yapılan düzenlemenin kapsamına bilanço esasına göre defter tutan gerçek veya tüzel kişiler girmektedir. Bilanço esasına göre defter tutmakla birlikte faaliyet konuları itibariyle farklı muhasebe tekniği kullanmak durumunda olan;
- Banka ve Sigorta Şirketleri,
- Özel Finans Kurumları,
- Finansal Kiralama Şirketleri,
- Menkul Kıymet Yatırım Fonları, Aracı Kurumlar ve Yatırım Ortaklıkları,
Muhasebenin Temel kavramları, Muhasebe Politikaları ve Mali Tablo İlkelerine uyma şartı ile bu Tebliğ’in diğer mecburiyetlerini yerine getirme yükümlülükleri bulunmamaktadır.
Muhasebenin temel kavramları 26.12.1992 tarih ve 21447 sayılı, 1 Sıra No’lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nde aşağıdaki gibi sıralanmakta ve açıklanmaktadır.
Sosyal sorumluluk kavramı; muhasebenin işlevini yerine getirme hususundaki sorumluluğunu belirtmekte ve muhasebenin kapsamını, anlamını, yerini ve amacını göstermektedir. Sosyal sorumluluk kavramı; muhasebenin organizasyonunda, muhasebe uygulamalarının yürütülmesinde ve mali tabloların düzenlenmesi ve sunulmasında; belli kişi veya grupların değil, tüm toplumun çıkarlarının gözetilmesi ve dolayısıyla bilgi üretiminde gerçeğe uygun, tarafsız ve dürüst davranılması gereğini ifade eder.
Kişilik kavramı; işletmenin sahip veya sahiplerinden, yöneticilerinden, personelinden ve diğer ilgililerden ayrı bir kişiliğe sahip olduğunu ve o işletmenin muhasebe işlemlerinin sadece bu kişilik adına yürütülmesi gerektiğini öngörür.
Süreklilik kavramı; işletmelerin faaliyetlerini bir süreye bağlı olmaksızın sürdüreceğini ifade eder. Bu nedenle işletme sahiplerinin ya da hissedarlarının yaşam süreleriyle bağlı değildir. İşletmenin sürekliliği kavramı maliyet esasının temelini oluşturur.
Dönemsellik kavramı; işletmenin sürekliliği kavramı uyarınca sınırsız kabul edilen ömrünün, belli dönemlere bölünmesi ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasıdır. Gelir ve giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi, hâsılat, gelir ve kârların aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırılması bu kavramın gereğidir.
Parayla ölçülme kavramı; parayla ölçülebilen iktisadi olay ve işlemlerin muhasebeye ortak bir ölçü olarak para birimiyle yansıtılmasını ifade eder. Muhasebe işlemleri ulusal para birimine göre yapılır.
Maliyet esası kavramı; para mevcudu, alacaklar ve maliyetinin belirlenmesi mümkün veya uygun olmayan diğer kalemler hariç, işletme tarafından edinilen varlık ve hizmetlerin muhasebeleştirilmesinde, bunların elde edilme maliyetlerinin esas alınması gereğini ifade eder.
Tarafsızlık ve belgelendirme kavramı; muhasebe kayıtlarının gerçek durumu yansıtan ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş objektif belgelere dayandırılması ve muhasebe kayıtlarına esas alınacak yöntemlerin seçilmesinde tarafsız ve ön yargısız davranılması gereğini ifade eder.
Tutarlılık kavramı; muhasebe uygulamaları için seçilen muhasebe politikalarının, birbirini izleyen dönemlerde değiştirilmeden uygulanması gereğini ifade eder. İşletmelerin mali durumunun, faaliyet sonuçlarının ve bunlara ilişkin yorumların karşılaştırılabilir olması bu kavramın amacını oluşturur.
Tam açıklama kavramı; mali tabloların bu tablolardan yararlanacak kişi ve kuruluşların doğru karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde yeterli, açık ve anlaşılır olmasını ifade eder.
İhtiyatlılık kavram; muhasebe olaylarında temkinli davranılması ve işletmenin karşılaşabileceği risklerin göz önüne alınması gereğini ifade eder.
Önemlilik kavramı; bir hesap kalemi veya mali bir olayın nispî ağırlık ve değerinin mali tablolara dayanılarak yapılacak değerlemeleri veya alınacak kararları etkileyebilecek düzeyde olmasını ifade eder.
Özün Önceliği kavramı; işlemlerin muhasebeye yansıtılmasında ve onlara ilişkin değerlendirmelerin yapılmasında biçimlerinden çok özlerinin esas alınması gereğini ifade eder.
Aşağıda yer alan örnek bir dış ticaret işletmesine ait Tek Düzen Hesap Planı’nda sadece dış ticarete dair ana hesap, yardımcı hesap ve alt hesaplara kitap içerisinde yer verilmiştir. Tek düzen hesap planında yer alan diğer hesap sınıfları ise aşağıdaki gibidir;
- Dönen Varlıklar
- Duran Varlıklar
- Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar
- Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar
- Özkaynaklar
- Gelir Tablosu Hesapları
- Maliyet (Gider) Hesapları
- Nazım Hesaplar