Siyasetin Dijitalleşmesi ve Sosyal Medya
Siyaset, internet ve uygulamalarıyla yeni bir boyuta taşınmıştır. İki yönlü iletişimin ağırlık kazandığı bu yeni süreçte, kitle iletişim araçlarına sahip olan güçler baskın konumlarını kaybetmeye başlamışlardır. Çünkü ortalama bir seçmen, içerik üretimi konusunda siyasal iletişimin önemli bir aktörü haline gelmiştir. Dolayısıyla siyasal bilgi ve haberin dijital alana taşınma zorunluluğu doğmuştur. Böylece dijital alanda başarılı bir yönetim sergilemek siyasal aktörlerin temel amaçları arasına girmiş ve sosyal medya siyasal iletişimin önemli bir pratiği haline gelmiştir.
Siyasal iletişimde başarı, geniş bir alanda seçmenlere ulaşabilmeye ve yeterli düzeyde mesaj tekrarı yapabilmeye bağlıdır. Dolayısıyla iletişim teknolojilerinin sunmuş olduğu bütün mecralardan yararlanmak gerekir. Son dönemin en önemli iletişim teknolojilerinden biri internettir. Gazete, telgraf, telefon, radyo, televizyon, uydu, mobil telefonlar gibi daha önceki iletişim teknolojilerinin sağladığı avantajlarla karşılaştırıldığında internet çok daha geniş bir alanda ve çeşitli uygulamalarla seçmenlere mesaj iletme imkânı vermektedir. Ayrıca iki yönlü iletişim yeteneği bakımından da oldukça etkin uygulamaları hayata geçirme fırsatı doğurmaktadır. Siyasal partiler internet teknolojisiyle Web sitelerinden mesajlarını iletebilmekte, videolarını YouTube gibi video paylaşım sitelerinde yayınlayabilmekte, Facebook ve Twitter gibi platformlar aracılığıyla seçmenleriyle sanal ortamda buluşabilmekte ve Google gibi diğer birçok çevrim içi platforma ucuz reklam verebilmektedir. Ayrıca siyasi partiler, internet veritabanında bulunan seçmenlerine ücretsiz, hızlı ve toplu mesaj gönderebilmekte, onlardan finansal destek sağlayabilmekte, kampanya gönüllüler ordusu oluşturabilmekte ve kampanya çalışmalarına ilişkin geri bildirimler alabilmektedir.
İnternet teknolojisiyle birlikte iletişim alanında yaşanan dijitalleşme olgusu siyasal iletişim alanını da doğrudan etkilemiştir. İnternet geleneksel iletişim teknolojileriyle üretilen siyasal içeriğin tamamının aynı anda bir ortamda sunulabilmesini sağlamıştır. Ayrıca internet seçime katılımı artırma, interaktif demokrasiyi teşvik etme ve daha düşük bütçelerle siyasal kampanyalar gerçekleştirebilme gibi siyasal iletişimde önemli değişimler yapmıştır. Dolayısıyla internet teknolojisiyle gelen dijitalleşme, siyasal iletişimde seçmeni ön plana çıkarmaktadır. Seçmen sahip olduğu ağlar sayesinde içerik üretebilmekte ve bunu yayabilmektedir. Bu bakımdan siyasal partiler ya da adaylar seçimlerde başarı gösterebilmek için bu teknolojiye göre hareket etmek ve bu teknolojiyi kullanmak zorunda kalmaktadır. Adayın ya da siyasal partinin dijital ortamda okunabilir, ulaşılabilir olması gerekmektedir.
İnternet teknolojisi, Web 1.0 sürecinde iletişim kaynağından hedef kitleye mesaj akışını temel alan bir işleyişe sahipti. Web 2.0’la birlikte ise iki yönlü bir iletişim altyapısı oluşmuş ve yalnızca gündelik hayattaki pratiklerle sınırlı kalmayıp, bilimden sanata, siyasetten ekonomiye kadar geniş bir alanda sosyal medya merkezli bir değişim yaşanmıştır. Siyasal iletişim açısından seçmenlere ulaşmak için meydanlara inmeyi, mitingler düzenlemeyi ve seçmenlerin isteklerini bizzat şehir şehir, köy köy gezerek öğrenmeyi gerektiren geleneksel yöntemleri tercih eden siyasetçi sayısı giderek azalmış; meydanlarla yetinmeyerek yeni seçmene ulaşmak için sosyal medyaya giden siyasetçi sayısı giderek artmıştır. Sosyal medyanın zaman ve mekân sınırlarını ortadan kaldırması siyasi aktörlerin seçmenler tarafından yakından takip edildiği bir mecrayı doğurmuştur. Seçmenlerin eleştirilerini siyasetçilerle paylaşması bugünün gündelik bir pratiği haline gelmiştir. Bu bakımdan siyasal aktörlerin iletişim kurma biçimleri önemli düzeyde değişmiştir. Adaylar ya da siyasal partiler seçim kampanyalarında sosyal medya uygulamalarına giderek ağırlık vermeye başlamışlardır. Çünkü sosyal medya siyasal aktörlerin kendilerini tanıtabilmesi, seçmenlerin haberdar edilmesi, seçmenlerin istek, şikâyet ve görüşlerinin alınabilmesi, kampanya için maddi destek sağlanması, etkinlik ve programlara katılımın artırılması, rakip siyasal aktörlerin eylemlerinin takip edilmesi, seçim sonrasında da seçmenlerle iletişim kurulabilmesi, beğeni, yorum gibi eylemlerle seçmenlerden hızlı geri dönüşler alınması, medyayı demokratikleştirmesi ve merkez ve çevre arasındaki iletişimin aksatılmaması gibi fonksiyonları üstlenmektedir.