Stres ve Stresin Yönetimi

Stres kavramı genel olarak duygusal faktörlerin bireyde var olan dengeyi değiştirerek bedensel ve zihinsel gerilime sebep olması olarak tanımlanabilir. Stresi tanımlamada dört farklı bakış açısının mevcut olduğu söylenebilir. Bunlar; fizyolojik yaklaşım, bilişsel değerlendirme yaklaşımı, birey-çevre uyumu yaklaşımı ve psikoanalitik yaklaşımdır. Fizyolojik yaklaşım stresi, organizmanın reaksiyon sistemi, denge ve dayanıklılığını sağlayan fizyolojik mekanizmalar olarak değerlendirirken, bilişsel değerlendirme yaklaşımı daha çok stresin psikolojik yönüne ya da bireyin verdiği tepkinin bilişsel ve psikolojik yönlerine vurgu yapmıştır. Birey çevre uyumu yaklaşmına göre önemli olan, bireyin belirli bir sosyal rolde algıladığı beklentilerin ne ölçüde karmaşık ve çatışan mahiyette olduğudur. Ayrıca yaklaşım bireyin çevreye uyum sağlama özelliğine dikkat çekmektedir. Psikoanalitik kuram, bireydeki stresin sebepleri olarak bilinçdışı kişilik faktörlerini anlamamıza katkı sağlamaktadır. Psikoanalitik yaklaşıma göre ego ideali ile öz imaj arasındaki tutarsızlık arttıkça bireyin yaşadığı stres de artmaktadır.

Stresin farklı etkilerini göz önüne alarak strese ilişkin, olumlu ve olumsuz stres şeklinde bir sınıflama yapmak mümkündür. Olumlu stres, amaca ulaşırken bireyi kaygı yerine yaratıcılığını kullanmaya yönelten, kişiye tatmin ve yaşama sevinci veren strestir. Olumsuz stres bireyin kendisine olan güvenini kaybetmesine neden olan, bireye yetersizlik duygusu yaşatan, çaresizlik, umutsuzluk ve hayal kırıklığı yaratan strestir. Olumsuz stres hem birey hem de içinde bulunduğu sosyal çevre açısından önemli bir sorundur.

Bireyin yaşamındaki potansiyel stres kaynakları iki ana grupta toplanabilir: Bireysel ve çevresel nedenler. Bireysel özelliklere bağlı olarak bazı bireyler daha çabuk ve daha yoğun stres yaşarken diğerleri ise stresin yol açtığı sorunların üstesinden gelmede daha başarılıdır. Bu bireysel nedenleri dört temel başlık halinde özetleyebiliriz. Bunlar; A tipi kişilik, kontrol odağı, motivasyon etkileri ve duygusal sebepler. A tipi kişilik özelliklerine sahip olan bireyler; idealist, dinamik, hareketli, rekabetçi, mücadeleci ve mükemmeliyetçi, kaybetmeye tahammülsüz, öfkeli ve saldırgan, eleştirmekten kaçınmayan, başarıya ulaşmayı her şeyden fazla değer veren kişilerdir. Kontrol odağı açısından dışsal kontrol odağına sahip bireyler çevresel koşullar üzerinde anlamlı etkileri olmadığına inandıklarından daha pasif ve güvensiz kişilerdir. Çevresel koşullar içerisinde en etkili olan stres sebeplerini şu başlıklar halinde ifade edebiliriz: Ekonomik değişim, siyasal değişim, sosyal değişim, teknolojik değişim, örgütsel sebepler.

Organizmanın strese tepkisi üç aşamada gerçekleşir. Bu aşamalar; alarm dönemi, direnç dönemi ve tükenme dönemidir. Öncelikle organizma sınırlarının zorlandığını algıladığında kendini korumaya yönelik bir tepki zincirini harekete geçirir. Direnç döneminde ise devam eden strese rağmen var oluş sürdürülmeye çalışılmaktadır. Stres kaynağı tükenme aşamasına kadar varlığını ve etkisini devam ettirdiğinde vücut enerjisini kaybeder ve tükenme noktasına gelir. Direnç tamamen kaybolur ve stres organizmaya geri dönüşü olmayan zararlar verebilir.

Hayatın her safhasında başımıza gelen olaylar karşısında yaşadığımız stresi yönetmede başlıca üç farklı boyut ortaya konabilir. Bunlar; bireysel stres yönetimi, sosyo-kültürel stres yönetimi ve örgütsel stres yönetimidir. Dersin kapsamı açısından ilk ikisi önemlidir. Bireysel stres yönetimi birincil, ikincil ve üçüncül nitelikte ortaya çıkabilmektedir. Birincil stres yönetimi faaliyetleri öğrenilmiş iyimserlik, zaman yönetimi ve boş zaman etkinlikleridir. İkincil stres yönetimi faaliyetleri de fiziksel egzersiz, rahatlama ve gevşeme teknikleri ile beslenme alışkanlıklarıdır. Üçüncül stres yönetimi faaliyetleri ise birine açılmak ve profesyonel yardım almaktır. Sosyo-kültürel stres yönetimi aile hayatı, sosyal destek grupları ve dinî hayat olmak üzere üç farklı şekilde gerçekleştirilir.