Çocukla İletişimde Psikolojik Faktörler

Bedensel, ruhsal ve sosyal açılardan henüz olgunluğa erişmemiş bireyler çocuk olarak kabul edilmektedir.

Çocukların birer birey olarak hakları 1989 yılında kabul edilen Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmıştır.

Bu sözleşmeye göre çocukların sahip olduğu en temel haklardan biri de iletişim hakkıdır.

Çocukların iletişim hakkı; işitilme ve ciddiye alınma; özgür konuşma ve bilgiye erişim; mahremiyetin korunması, kültürel kimlik geliştirme, kültürel değerleri ve inançlarıyla onur duyma haklarını içermektedir.

Bu haklar çerçevesinde, çocuklarla kurulacak her tür iletişim özel bir öneme sahiptir.

Çocukla iletişim; çocuğun kendi kendiyle kurduğu iç iletişim, çocuğun başkalarıyla kurduğu kişilerarası iletişim, çocuğun ebeveynleriyle ve diğer aile üyeleriyle olan aile içi iletişimi, arkadaşlarıyla kurduğu akran iletişimi, farklı gruplarla ve örgütlerle kurduğu grup ve örgüt iletişimi ile kitle iletişim araçları üzerinden kurulan iletişim şeklinde gruplara ayrılabilir.

Kişilerarası iletişim çocuğun çocukluk dönemleri boyunca dış dünyayı tanıması ve uyum sağlaması noktasına özellikle ön plana çıkan bir iletişim türüdür.

Çocuklarla iletişimi etkileyen farklı faktörler söz konusudur. Bu faktörleri; bedensel, bilişsel, sosyolojik ve psikolojik faktörler olarak sıralamak mümkündür.Bu ana faktörlerin yanı sıra; dil, kültür, aile, okul, akranlar, medya gibi faktörler de çocukla iletişimde önemli önmeli role sahiptir.

Psikolojik faktörler, çocuğun ruhsal durumu kaynaklı faktörlerdir.

Psikolojik faktörler, iletişim süreci içinde gürültü olarak adlandırılmaktadır.

Bu anlamda psikolojik faktörler, iletişimin sağlıklı ve etkili bir şekilde gerçekleşmesini engelleyebilmektedir.

Çocukla iletişimde etkili olan başlıca psikolojik faktörleri; duygusal gelişim, kişilik, benlik, motivasyon ve algı olarak sıralamak mümkündür.

Çocukla iletişimde öne çıkan duygusal gelişim kavramları sevgi, saygı, korku, kaygı ve güvendir.

Her çocuk farklı bir kişiliğe sahiptir. Çocukların sahip olduğu kişilik özellikleri onlarla kurulacak iletişimin de türünü ve şeklini belirlemektedir.

Kişilik özellikleri bakımından özellikle içedönük ve dışadönük çocukların iletişimi birbirinden oldukça farklılık göstermektedir. İçedönük çocuklarla yoğunluklu ve yavaş seyreden bir iletişim kurmak gerekirken; dışadönük çocuklarla yoğunluğu azaltılmış ve tekrara dayalı bir iletişim süreci tercih edilmelidir.

Benlik, iletişim temelli bir kavramdır. Çocuklar bir yandan iletişim yoluyla benlik algılarını oluştururken diğer yandan da iletişim yoluyla benlik sunumlarını gerçekleştirmektedir.

Çocuklarla iletişimde geri bildirimin şekli, yönü, süresi ve sıklığı çocuğun benlik algısını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, benlik algılarını zedelemeyecek ve geliştirecek nitelikte geri bildirimde bulunmak önem taşımaktadır.

İletişimin fonksiyonlarından biri de motivasyondur. Motivasyon fonksiyonu, hedef oluşturmak, kişisel tercihlerin teşviki, kişisel ve toplumsal etkinliklerin geliştirilmesi ve herkesçe kabul gören hedeflere ulaşma işlevi görür.

Algı, çocukların dış dünyayı tanıması, anlamlandırması ve bu yolla yorumlamasını sağlayan psikolojik bir faktördür. Algılar iletişim sürecinde olumlu ya da olumsuz işlevlere sahiptir. Algıda seçicilik çocuklarla iletişimde olumlu bir rol oynarken; algı zedelenmeleri ya da algılamama durumu süreci olumsuz etkilemektedir.