Çocukla İletişimde Okulun Etkisi

Okul bir çocuk için önemlidir çünkü okul sayısız bilgiye sahiptir ve ayrıca gelecek için en iyi yüksek eğitim ve rehberliğe olanak tanımaktadır. Çocuklar ve anne babalar için önemli olan okul, bir çocuğun ev hayatı dışında ilk kez ailesinden farklı bir ortama girmesi ve en önemlisi de ilk kez kuralları olan sosyal bir gruba dahil olması demektir.

Okul kurumu içerisinde çocuğun kişisel gelişimini tamamlayabilmesi için iletişim etkili bir faktördür. Özellikle okul gibi yapılandırılmış bir çevrede çocuğun davranışlarını kontrol etmesi ve olumlu davranışlar geliştirmesi açısından iletişimin etkin bir rol oynamaktadır.

İletişim, insanların birbirleriyle düşünce veya fikir alışverişinde bulundukları süreç olarak tanımlanabilir. Bu tür ilişkileri geliştirmenin yararları, çocukların düşüncelerini ve fikirlerini özgürce tartışmalarına ve yargılanma veya aşağılanma riski olmaksızın soruların sorulabileceği açık bir ortam yaratmalarına olanak tanımaktadır.

Çocuklar okulda kendilerine ait güvenli ve özel bir alan buldukları için farklı rol ve kimlikler edinebilmektedirler. Sosyalleşmek adı altında toplayabileceğimiz bu deneyimler; kişiler arası iletişime geçiş, arkadaş olmak, bir lidere uyum sağlamak, bir grup içerisinde yer alabilmek olarak ifade edilebilir.

Çocukların kendilerine has özellikleri ve yetenekleri mevcuttur. Bunların keşfedilmesindeki adımlar hem ailenin hem de okulun sorumluluğundadır. Çünkü çocuklara ait bu becerilerin farkına varılıp geliştirilmesi için yetişkinlerin rehberliğine ihtiyaç duyulmaktadır

Zayıf iletişim, çocukların motivasyon eksikliğinin, kötü performans göstermelerinin ve sonuç olarak okulu bırakmalarının veya okuldan soğumalarının ana nedeni olmaktadır.

Anne baba ve öğretmen arasında kurulacak istikrarlı iletişimin de katkısı büyüktür. Bir öğretmen olarak yalnız çocukla değil, ebeveynlerle de etkili bir şekilde iletişim kurulması gerekmektedir. Bu iletişim; telefon görüşmeleri, epostalar ve yüz yüze toplantılar, ev ziyaretleri dahil olmak üzere çeşitli ortamlarda gerçekleşebilmektedir. Bu nedenle öğretmen hem sözlü hem de yazılı dil konusunda yetenekli olmalıdır.

Aile kurumu dışında farklı bir kurum olan okul, çeşitli kişiler arası ilişkiler ve iş birlikleri ile birtakım kurallar içerdiğinden çocuğun ruh sağlığını etkileyen bir dönemeçtir. .

Eğitim ve öğretim hayatının temel taşı öğretmendir. Okul hayatının sevilmesinde, benimsenmesinde, çalışma alışkanlığının kazanılmasında, değer yargılarının ve tutumların edinilmesinde öğretmenin rolü çok fazladır.

Öğretmenler aynı zamanda sınıf içerisinde motivasyonu sağlamak için sınıfta çocukla etkili iletişim stratejilerini kullanmalıdır.

Eğitim ortamı, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin uygulandığı alan, kurumdaki personel, kullanılan araç-gereç, tesis ve yapılan etkinlikler gibi ögelerden oluşan eğitsel iletişim ve etkileşimin sağlandığı ortamdır.

Okul yöneticilerin davranışları ve yaklaşımları öğrenci, öğretmen kurum personeli ve aileler üzerinde etkili olmaktadır.

Rehberlik servisi, çocuğa sorunlar karşısında kendi adına nasıl karar alması gerektiğinin yolunu göstermektedir.

Eğitim ve öğretim hayatının iki önemli paydaşı olan okul ve aile arasındaki iletişimin çocuğun tanınması, başarısı, yeteneklerinin keşfedilmesi, geleceğine yön verilmesi ve sorunları hakkında çözümler üretilmesi açısından önemlidir.

Velileri okul etkinliklerine dahil ve teşvik eden okullar, anne babalar ve öğretmenler arasında bir bağ kurulmasına, dolayısıyla toplumda daha güçlü bir birliktelik duygusunun oluşumuna katkıda bulunmaktadırlar. Bu birliktelik duygusu güçlü olan toplumlar çocukları daha iyi gözeterek izlemektedir.