Çocukla İletişimde Oyunun Önemi

Oyun, her toplumda ve kültürde farklı biçimlerde görünmektedir. Çocuk gelişimi için oyun, vazgeçilmez bir olgudur. Oyun, çocuğun kültürel değerleri ve davranış kalıplarını öğrendiği ve benimsediği bir sürece dönüşmektedir. Çocuk gelişimi ve öğrenmesinde merkezi bir rolü bulunan oyun olgusu, kültürden kültüre toplumdan topluma farklılık göstermektedir. Oyun çocukların bilişsel ve fiziksel gelişiminin oluşmasında çok çeşitli işlevleri yerine getirmektedir. Oyun, çocuğun eğlenceli zaman geçirmesini sağlamakla birlikte onu toplumsal hayata da hazırlamaktadır. Çocuk, sosyo-kültürel değerleri oyun oynayarak öğrenmekte ve benimsemektedir.

Oyun kuramlarından Psikanalitik kuramın kurucusu Sigmund Freud’a göre, çocuklar oyun oynarken aynı zamanda bilinçaltlarını da açığa vurmakta ve duygusal boşalım sağlamaktadır. Çocuk oyun oynarken sözel bakımdan ifade edemediği kaygı, korku ve endişe gibi duygularını dışa vurmaktadır. Çocuk bilinçaltına attığı korku, endişe, kaygı, panik gibi olumsuz duygularının üstesinden oyun oynayarak gelir. Oyun, çocuğun iç dünyasına açılan bir kapıdır ve bu yolla çocuğun duygusal ve psikolojik durumunu anlamak mümkündür. Psikanalitik kuramın diğer temsilcisi Anna Freud oyunun çocukların anlamada ve onlarla iletişime geçmede çok önemli işlevleri olduğunu savunmuştur. Çocuklar üzerinde psikanaliz tedavi uygularken oyun yöntemini kullanmıştır. Erik Homburger Erikson ise oyunu bir ego fonksiyonu olarak görmüştür. Çocuk, oyun esnasında gerçek yaşamda olmadığı veya hiçbir zaman olamayacağı birinin yerine geçmekte ve onun rolünü oynamaktadır. Lili E. Peller oyunu, gerçek hayatta yaşanan problemlerin üstesinden gelebilmek için sağaltıcı bir yöntem olarak kavramsallaştırmıştır.

Bilişsel gelişim kuramcılardan Jean Piaget’e göre çocuk merak duygusu ile insanlar ve nesnelerle iletişim kurar ve uyumsama ve özümleme yoluyla bilişsel gelişimini gerçekleştirir. Lev Vygotsky, sosyokültürel kuramı geliştirmiştir. Vygotsky’ göre oyun oynarken çocuk aynı zamanda toplumsal uyum sürecini de hızlandırır. Bilişsel gelişimin tüm yaşam boyu devam ettiğini söyleyen Amerikalı psikolog Bruner, oyun olgusunun uyarlanabilir ve kullanılabilir olduğunu ve bu nedenle çocuğun problemlerle başa çıkmasında önemli olduğunu belirtmiştir. Diğer oyun araştırmacılarından Brian SuttonSmith gelişimsel psikolog olarak oyunlarda yer alan kültürel etkileri incelemiş ve çalışmalarında oyunun insan hayatındaki kültürel önemini keşfetmeye çalışmıştır. Elizabeth B. Hurlock ise oyunu eğlenmek amacıyla yapılan tüm aktiviteler olarak tanımlamıştır. Sara Smilansky araştırmalarında oyun eğitimi ve bunun çocuklar üzerindeki etkilerini incelemiştir. Mildred Parten ise, çocuk oyunlarının altı aşaması teorisini geliştirmiştir.

Oyun, çocuğun hem bilişsel hem de psikolojik gelişimine olumlu katkı sağlayan bir eylemdir. Simgesel anlamları olan objelerle çocukların iç dünyasını anlamak kolaylaşmaktadır. Tedavinin yanı sıra oyun, bünyesinde çocuğun gelişimine etki eden fiziksel, psikolojik ve sosyokültürel değerleri de barındırmaktadır. Oyuncaklar ise kültürel bir nesne olarak toplumsal yapının kodlarını taşır. Oyunlar çocukların merak duygusunu ve keşfetme arzusunu artırmaktadır. Oyuncaklar çocuğun duyu organlarını uyararak fiziksel gelişimlerini desteklemektedir. Her yaş grubuna özgü oyunlar oluşturulması çocukların hem güvenlikleri hem de biyolojik ve psikolojik gelişimleri açısından önemlidir.

Oyun, çocukların hayal dünyasına, akranlarıyla olan iletişimine, isteklerine, ilgilerine uygun bir ortam hazırlamaktadır. Oyun oynarken özgür olma durumu çocuğun fiziksel ve psikolojik durumunun değerlendirilmesini kolaylaştırmaktadır. Çocuk, oyun yardımıyla çevresiyle uyumu, kendini ifade etmeyi, sosyalleşmeyi, gerçek ve hayal arasındaki ayrımı fark etmeyi, iç dünyasındaki çatışmaları açığa vurmayı, zihinsel gelişimini ve duygusal boşalımını gerçekleştirmektedir.

Oyun oynarken farklı beceriler kazanan çocuk, hayal gücünü de geliştirmektedir. Akran iletişimini de geliştiren oyun grupları, eğlendirirken hem fiziksel hem de bilişsel destek sağlamaktadır. Herhangi bir oyunun içerisinde yer alan çocuk sürekli olarak iletişimde bulunmaktadır. Oyun oynarken sürekli olarak soru sorup cevap veren çocuk, bu sayede yeni kavram ve kelimeler keşfederken dilini geliştirmektedir. Oyun, çocukların eğitimini sağlıklı hale getirmektedir. Oyun, keyif verici olduğu için çocukların ilgilerini çekerek doğal bir öğrenme aracı haline gelmektedir. Özelikle sembolik oyunlar, evcilik oyunları ve farklı dramatik oyunlar çocuğun iletişim kurma becerisine olumlu katkılar sağlamaktadır. Bu sayede çocuk, düzgün cümle kurmayı öğrenmektedir. Oyunlarla kurulan etkinliklerle dolu bir okul öncesi programı çocuğu merkeze almaktadır. Oyun sayesinde fikir üretmeyi, bu fikirleri paylaşmayı ve işbirliğini öğrenmektedir.