Çocuk ve Beslenme

Toplumların ekonomik ve sosyal yönden uygarlık seviyesine erişebilmesi fiziksel ve zihinsel bakımdan güçlü, yetenekli ve sağlıklı nesillerin var olmasıyla mümkün olmaktadır. Bu durum teknoloji ile birlikte insanın zihinsel ve fiziksel yapısının önemini ortaya koymaktadır. Toplumun uygarlık seviyesine erişmesinde insanın iş gücü temel unsur olarak bulunmaktadır. İnsanların iş performansının fiziksel ve mental fonksiyonlar bakımından en üst düzeyde tutulması, insanın beslenme durumu ile yakından ilgili olmaktadır. Bu kazanım için insanların ilk olarak aile durumundan başlayıp yeterli ve dengeli beslenmenin kazandırılması ve bireye doğru beslenme alışkanlığının kavratılması gerekmektedir (Hasipek ve Sürücüoğlu 1994).

Beslenme insanın yaşamını idame ettirebilmesi, sağlığın korunması büyümenin gerçekleşmesi için dışarıdan besin alınması sürecini içermektedir. Bilim olarak beslenme ise, bu besinlerin özelliklerini organizma içerisindeki işlevlerini, fiziksel ve kimyasal yapılarını besin öğesinin üretim ve tüketim aşamalarını ve besin kalitesi ile ilgili özellikleri konu edinmektedir. Bunun yanında farklı cinsiyet ve yaş özelliklerinin, iş ve çalışma prensipleri farklı olan insanların beslenme ile ilgili planlamalar yapılmasını da sağlamaktadır (Baysal, 2012).

Çocuk gelişiminde etkili olan çevresel etmenlerden olan beslenme, sağlığın korunması, yaşamın devamı ve büyüme gelişimi için besinlerin kullanılması olarak tanımlanmaktadır. (Mahan, 2008). Tüm yaş dönemleri içerisindeki bireyler için önemli olan beslenme özellikle çocuklar için gelişim özellikleri açısından oldukça önemli bir kavram olarak açıklanmaktadır. Bununla birlikte farklı gelişim alanlarının dönemsel sürecinde olan çocuk bu dönemde kazanacağı sağlıklı beslenme davranışlarını yaşam boyu sürdürebilecektir (Baysal, 1998).

Bireyin beslenme özellikleri hayatın tüm dönemlerinde genel sağlık yapısının temelini oluşturur. Hamileliğin son dört aylık dilimi ile doğumdan sonraki bir yıl içerisinde merkezi sinir sisteminin yapısal gelişimi büyük oranda (%95) tamamlanmaktadır. Bu sebepledir ki çocuklarda beslenme anne karnından itibaren önem kazanmaktadır. Ayrıca çocuğun okul öncesi dönemdeki yetersiz ve dengesiz beslenme yapısı ileriki yıllarda yüksek kan basıncı, kardiyovasküler rahatsızlıklar ve obezite gibi hastalıklar için risk durumu oluşturmaktadır (Mahan, 2008).

Çocuk sporcuların beslenmesinde çocuğun günlük enerji gereksinimi fazla olduğundan, midesi kütlesel olarak küçük boyutta olmaktadır. Bu nedenle ana öğünlerle birlikte ara öğünler mutlaka tüketilmelidir. Ara öğünlerde sandviç, süt, kek, börek, sütlaç, tost, muz, elma, kurutulmuş meyveler vb. alınabilinir. Gazlı içecek ve şeker gibi diş sağlığını olumsuz etkileyebilecek ara öğünlerden kaçınılması gerekir. Çocuklara sağlıklı büyüme ve gelişim için doğru beslenmenin yararı anlatılmalı ve çocuk doğru beslenme alışkanlığına sahip olmalıdır.

Çevresel faktörler sınıflaması içerisinde yer alan anne-babanın beslenme tutumu, çocuklar üzerinde çocukluk çağı obezitesinin ortaya çıkmasında önemli bir etkendir. Doğal olarak ailenin beslenme tutumu çocuğun tartı durumunu doğrudan etkilemektedir (Birch vd., 2001). Ayrıca anne-babanın çocuğun beslenme durumu üzerinde aşırı kontrol ve baskıcı tutumları çocuklarda beslenme sorumluluğun gelişmemesine neden olmaktadır. Çocuğun anne-babası tarafından önceden belirlenmiş yemek saatinin olması ve besin miktarının belirli olması çocuklar üzerinde açlık-tokluk hissini ortadan kaldırabilmektedir (Rolls vd., 2000; Birch ve Fisher, 1998). Annebabanın çocuğun beslenmesi üzerinde kurduğu baskı yiyecek kısıtlama ve belirli besinlerin alımını zorlama eylemleridir. Ebeveynin uyguladığı bu baskı sağlıklı besinin çocuk zihninde zorlayıcı olması dolayısıyla daha az tüketilmesine sağlıksız besinlerin ise daha çok tüketilmesine neden olmaktadır (Birch vd., 2001).