Çocuk ve Spor i le İlgili Temel Kavramlar

Bireyin yaşam dönemleri açısından en önemli gelişim dönemi çocukluk dönemi olarak ifade edilmektedir. Çocukluk dönemi bireyin yaşamının ilk aşamalarını ve yaşama başlangıç dönemi olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemde birey gelişme ile birlikte öğrenme ve deneyimleme özelliklerini geliştirir ve şekillendirmektedir. Sonuç olarak bu dönemde birey oyunlar yoluyla keşfederek öğrenmenin hazzını yaşamaktadır. Bu dönemdeki bir çocuk hayal gücünü kullanarak duyuşsal yetilerini de geliştirebilmektedir (Onur, 2019).

Çocuk için oyun hayatın en önemli uğraşı ve meşguliyeti konumundadır. Çocuklardaki duygu, yaşantı ve düşünce yapısını ifade ettikleri oyun aynı zamanda iletişim aracı olarak açıklanabilmektedir. Bu sebepledir ki oyun çocuğun dili olup akranları ile iletişimini oyun yoluyla ortaya koymaktadırlar. Oyun ile kurulan iletişim vasıtasıyla çocuk kendini ifade eder ve öğrenme gerçekleşir. Bu bilgiler ışığında oyun, çocuklara kimsenin öğretemeyeceği olguları kazandırma yolu olarak ifade edilebilmektedir(Landreth, 2011).

Oyun vasıtasıyla çocuklar deneyim ile keşif yaparak öğrenirler. Oyun sırasında duygularını da katarak duyuşsal ve bilişsel alanı zenginleştirirler. Çocuk oyun tecrübesi sayesinde heyecan, öfke, mutluluk, kaygı, korku, üzüntü, sevgi gibi duygusal nitelikleri yaşamaktadır. Ayrıca çocuk bu duygusal durumları yaşadıkları zamanlarda yetişkin desteğine de ihtiyaç duyarlar.

Çocukta oyun sosyal, duygusal, bilişsel ve fiziksel gelişim alanlarının temeli sayılmaktadır. Oyun kurallı ya da kuralsız olsa da, belli bir hedefi olan çocuklar için ciddi bir olgu olmaktadır. Çocuklar oyun uygulamalarını görev olarak algılamakla birlikte dış dünyayı keşfetme ve ilgilerini geliştirebilmektedir (Güneş, 2015).

Çocuklar için oyun bir ihtiyaç niteliğinde olup, gelişim özelliklerinin temeli, dili ve iletişim biçimi olarak adlandırılmaktadır. Bu özellikleri ile oyunlar tüm gelişim alanlarındaki başarıları ile çocuğa birçok fırsat oluşturmaktadır. Eğlenmek, iyi vakit geçirmek, merak etmek, kendini, duygularını, yeteneklerini ve dünyayı keşfetmek, çocuğun ediniminden dolayı kazandığı hayatı, davranışları, bilgi, becerileri ve kişiliği deneyimlemek, doğası gereği çok daha fazlasını sunan oyunlar arasındadır. Bu nedenle oyun, çocukla iletişim kurmanın, yaşam boyu öğrenmenin temelini oluşturmanın en etkili yöntemi kabul edilmektedir (Jones 2001; Kırman ve Çetin 2016).

Oyun uygulamaları çocuklarda yaşamın gelişim dönemlerinde önemli etkiye sahiptir. Çocuklar hareketleri öğrenmeye çok heveslidir ve denediklerinde mutlu olurlar. Fiziksel kontrollerini sürdürdükçe kendilerini başarılı bulurlar ve kendilerini güvende hissederler. Becerilerini oynamak ve geliştirmek için dış nedenlere ihtiyaçları yoktur. Çünkü bunun motivasyonu çocukta kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle çocuklar için spor uygulamaları düzenlenirken fiziksel becerilerini öğrenebilecekleri uygun ortamlar oluşturulmalı ve üst düzey spor performansı için zorlanmamalıdır. Amaç bir başarısızlık hissi yaratmak değil, bir başarı hissi yaratmak olmalıdır. Aksi takdirde sosyal gelişimleri gecikebilmektedir (Öztürk, 1998).

Oyun sayesinde, beyinde oluşan kimyasal ve biyolojik değişimler, çocuklukta kazanılan bu edinimler, bireyin geleceğini de şekillendirir. Çocuğa gerekli ortam ve materyal sağlandığında kendi oyununu kurabilir, oyuncağını yapabilir. Yaratıcı potansiyelini kullanarak elde ettiği bu kazanımlar kişiliğini geliştirmesini sağlar (Poyraz, 2011).

Oyunun ortaya çıkışı kendiliğinden olup çocuğu mutlu eden ve hayatından önemli yeri olan bir araç olarak görülmektedir (Başal, 2007). Çocuğun yaşına, içeriğine, sosyo - ekonomik durumu ve toplumun yapısına göre çocuk oyunu farklı nitelikler taşımaktadır.