Yaratıcı Dramanın Tarihsel Gelişimi
18. yüzyılın sonlarına başlayan ve 19. yüzyılın ortasına kadar etkisi devam eden romantizm akımı sanatı olduğu kadar eğitim alanını da etkilemiştir.
Yaratıcı Dramanın Dünyadaki Gelişimi
Kavram olarak yaratıcı drama "eğitimde drama", İngiltere’de başlamış ve bu ülkeden Avrupa'nın diğer ülkelerine de yayılmıştır. İngiltere’de yaratıcı dramanın gelişiminde Harriet Finlay-Johnson, Caldwell Cook, Peter Slade, Brain Way, David Hornbrock, Dorothy Heathcote, Cecil O’Neill, Gavin Bolton gibi öncülerin çok önemli rolü bulunmaktadır. Diğer ülkelerde ise Winifred Ward, Viyola Spolin, Neli McCaslin, Hans Wolfgang Nickel gibi isimler ülkelerinde farklı isimlerle de olsa yaratıcı drama alanının gelişmesine önemli katkılar sağlamışlardır.
İngiltere’de “eğitimde drama” olarak bilinen kavram ABD, Avusturalya, Kanada ve Yeni Zelanda gibi ülkelerde yaratıcı drama olarak bilinmektedir. Kavram Türkiye’de eğitimde yaratıcı drama olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca drama, eğitimde drama ve yaratıcı drama kavramları da birbirinin yerine kullanılmaktadır.
Harriyet Finlay-Johnson: Harriet Finlay-Johnson’un yaratıcı drama çalışmalarını yapmaya başladığı tarih 1904’tür. Deneyimlerini ve gözlemlerini yazdığı kitabın adı “Dramatik Öğretim Yöntemi”dir. Bu kitapla yaratıcı drama alanında, sınıftaki drama etkinliklerini uygulayan ve bu uygulamaları kayıt altına alan ilk kişi olma özelliğini kazanmıştır.
Caldwell Cook: "Oyun Yolu" adlı kitabında oyun etkinliklerinin eğitimin temeli olduğunu vurgulamıştır. Cook, yaratıcı drama alanının varlığına ilişkin bir programın ipuçlarını veren kişidir. Bu nedenle oyunun eğitsel önemini ve etkisini değerlendirmiş ve çalışmalarında çocuğun asıl ilgisinin oyun olduğunu, bu nedenle de eğitimde oyundan mutlak bir biçimde bir yöntem olarak yararlanılması gerektiğini savunmuştur.
Peter Slade: Çocukların oynadıkları tüm oyunların dramatik özelliklere sahip olduğunu ve bu özelliklerin de aynı zamanda bir sanatsal ifade biçimi olduğu görüşünü vurgulamıştır. Ona göre sanatsal ifade olarak adlandırılabilecek bu form çocuklar tarafından doğal olarak yapılmaktadır. Çocukların kendilerine özgü olan bu form, tiyatrodan farklıdır.
Brian Way: “Drama Yoluyla Gelişim” kitabının yazarıdır. Bu kitapta yaratıcı dramanın işlevi, olduğun yerden başlamak, yaratıcılık, doğaçlama, bir insan üzerine düşünmek, hareket ve ses kullanımı, rahatlama, konuşma, kalabalık sahne oluşturma, dramatik durumlar, oyun oynama, oyun kurma, drama ortamı gibi konu başlıklarında kendi yaratıcı drama anlayışını aktarmıştır.
Winifred Ward: Çocuğu bir bütün olarak eğitmek gerektiğini savunmuştur. Ona göre her çocuk yaratıcı bir bireydir ve sahip olduğu potansiyelin geliştirilmesi gerekir. Bu nedenle okullarda çocukların doğal ilgilerinden doğrudan yararlanılması gerektiğini vurgulamış, öğrenmenin anlamlı olması için deneysel niteliğe sahip olması gerektiğini savunmuştur.
Dorothy Heathcote: Yaratıcı dramanın öğrenme için etkin bir yöntem olduğunu savunur. Ona göre yaratıcı drama yaşamın bir pratiğidir. Heathcote’un yaratıcı drama anlayışı, çeşitli dramatik durumları katılımcıların yaşantılarını işe koşarak bu durumları yeniden yaşamaları ve deneyimlemeleri esasına dayanır. Heathcote çocukların rol alma yoluyla drama etkinliklerine tam katılımını amaçlamış, tüm yaşantılarını toplumsal açıdan değerlendirmelerini istemiştir.
Bu yolla çocukların insanlık hakkında da daha derinlemesine bilgi sahibi olabileceklerini ve içinde yaşadıkları toplumu her açıdan daha iyi tanıyabileceklerini savunmuştur.
Gavin Bolton: Gavin Bolton için yaratıcı drama öğrenmede önemli bir araçtır. Bolton’a göre yaratıcı drama bir grupla gerçekleştirilir ve tüm bilgiler birlikte oluşturulur. Bu nedenle yaratıcı drama hem eğitsel hem de sanatsal bir etkinliktir. Bu nedenle Bolton yaratıcı drama çalışmalarının çok iyi planlanması gerektiğini savunur. Ona göre yaratıcı dramada birey ile yakın çevresi arasında etkili bir iletişim kurulur ve süreç bu iletişim üzerine geliştirilir.
Yaratıcı Dramanın Türkiye’deki Gelişimi
Cumhuriyet Dönemi ile başlayan temsil, dramatizasyon, rol oynama, rol yapma, doğaçlama, müsamere, okul tiyatrosu gibi kimi kavramların çoğunlukla yaratıcı drama ile karıştırılması ya da yaratıcı drama ile aynıymış gibi anılması bu dönemi daha farklı değerlendirmeyi gerektirir. Bu kavramların hemen hepsi yaratıcı drama ile ilişkili olan ancak farklı amaç ve işlevlere sahip kavramlardır.
1950’de Selahattin Çoruh’un yazdığı “Okullarda Dramatizasyon" adlı kitapçık, Türkçede dolaylı da olsa yaratıcı drama alanının ilk yayını olarak kabul edilmektedir. 1965 yılında da dramatizasyona yönelik başka bir kitapçık “Uygulamalı Dramatizasyon” adıyla Emin Özdemir tarafından yazılır. 1985 yılı yaratıcı dramanın Türkiye’deki çağdaş kullanımının kamuoyuna açılması yönünden başlangıç yılı sayılabilir.
Tamer Levent: Tamer Levent’e göre yaratıcı drama, sadece eğitimöğretimde kullanılmaz. Yaşamda her şey birbiriyle ilişkilidir. Yaratıcı drama da yaşamın tüm alanlarında ele alınmalıdır. Böylece bireyin kendini tanıması, kendini başkalarına ifade etmesi ve başkalarıyla kendisi arasındaki benzerlikleri ve farkları ayırt etmesi söz konusu olabilmektedir.
İnci San: Yaratıcı dramayı önceden yazılmış hazır bir metin olmaksızın katılımcıların kendi yaratıcı buluşları, özgün düşünceleri, öznel anıları ve bilgilerine dayanarak oluşturdukları eylem durumları, doğaçlama canlandırmalar olarak tanımlar. İnci San yaratıcı dramayı sanat yoluyla eğitim anlayışının önemli bir aracı olarak görmüştür.